Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

SEN GİDİNCE...

 YAZARI TAKİP ET X
Özlen Çopuroğlu’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Ben de babası giden her kız çocuğu gibi yarım kaldım.

2007'den beri burada yazıyorum sizlere. Ev kokusu kitabını pişirip yaptığım mutfaktır burası benim için, kitabın içimde pişip canlandığı yegâne yerdir. Mutfak tezgâhım gibidir burası benim, kokusunu hep aldığım, bir küçük elbezidir aslında benim yüreğimi yumuşatan, hayat boyu sokak aralarında aradığımdır camı açık, kapısı aralık evlerin kenarından şöylece gıptayla içeri bir baktığım andır benim için çocukluğum.

Tam ordadır aslında... Giderken, her şeyi yanında götürdüğün ve bana yerinde sadece öfke bıraktığın. Hiç olmayanı değil, hiç yapamadığını değil, en güzelini yapıp olanı bozduğun andır...

Ve burası... Her duygumu, dalgalanışımı yansıttığım, paylaştığım ve yüreklerin birbirine çarptığı aslında dolu dolu kocaman olduğumuz kalplerdir. Kimine göre sessizlik bana göre her harfin daktilo gibi bastığı tuş sesleri, kalp atışları gibidir.

İçimden geldiği haller gibiyse her şey, şimdidir işte içimden gelen şey, vakit tam yedi sene sonra içimden gelen hali ile bu vakittir.

 bir gün baban gidince 

Sessizleşip susmuş bir kadının aslında yüreğinde gitmiş bir kadın olduğunu annem öldükten sonra anladım ben, böyle bir annenin kızı olduğumu annem öldükten sonra anladım ben. Sonra "Çocukluğumdan beri hep bize höt höt dik durun!" diyen bir babanın kızıyım ben, bak orası öyle baba, hatta öyle ki sana bile boyun eğmedim ben. Sen gittin o kız çocuğu boyunun eğilebildiğini bile unuttu, hatta öyle ki dozu kaçırıp daha da ileri gittim ben, benim kalbimi bir kıranı ben en derin yerinden kırdım ben, bir daha yapamasın diye...

Sana bir vasiyet bıraktı ya annem, torunların için anneanne masalları anlat, e onu bile yapamadın sen, onu da eline gözüne bulaştırdın ya, o ne dedi, sen ne yaptın kafasını karıştırdın. Çocuğun 4 yaşındaki çocuk, ne anlar anlattıklarından, bak o şansını bile kullanamadın sen…

Zaten şimdi 11 yaşında oldu, bir de Ali var 2,5 yaşında onu hiç bilmiyorsun sen.

Baba...

Kimseyi hatırlayamadığın gibi beni de hatırlaman mümkün değil biliyorum.

Bugün hayatındaki seçimlerini düşündüğümde 25 yıl önce niye gittiğini bilememiştim anlayamıyordum ama bugün anlıyorum. Sen gücü elde ettiklerinde sandın baba.

Ama ben senden şanslıyım senin gitmenle seni deneyimledim, gücü elde ettiklerimden değil, kendimden alıyorum. Bunu bana sen öğrettin baba, kendimden güç almayı öğrettin.

Ve içim nereye, ben oraya…

İşte o iç... Der ki kokuyu bil, leş kokusunu da al, gül kokusunu da al, iki kokuyu birbirine karıştırma sakın ha...

İç der ki, iki kokuyu ayırt etmezsen farkın ne?

...

Yaşattığın ilk ve en büyük ama son olmayan! Hayal kırıklığım için, bana mücadeleyi öğrenmeme fırsat verdiğin için, içimdeki aşka her gün daha da sarılmama sebep olduğun için, beni benden etmediğin için sebep olduğunu bilmesen de teşekkür ederim.

Aşk bu dünyadaki en büyük mucizelerden biridir, sevdalanmak öyle kolay iş değil, korumak da, değer bilmek de... "Derler ya biri gelir seni sen eder, biri gelir seni senden eder" diye... Allah her şeyin sahicisini yaşatsın.

Ben, "Her şey aşktan" dedim, en içimde hissettim.

Tam 59 yaşındasın baba, annem yaşasaydı 58 olacaktı... Seni senden mi etti, seni sen mi etti hiç bir zaman bilemeyeceğim ama tek bildiğim bir şey var ki ben tüm engelleri, itirazları aşmış, o yıllara ait sayfalar dolu mektupları elimde olan aşk çocuğuyum.

Ve şimdi...

Farz etki başımı göğsüne yasladım, dedim ki bütün ağrıların sızıların geçecek o kocaman ellerini avuçlarıma aldım çok eskiden ellerinin içinde ellerimi alıp içinde kaybolduğu gibi. Diyeceğim ki sana, "Baba geçecek..." Bir sabah uyanacaksın hiç acı yok, ağrı da yok, sen küçükken düştüğümüzde öptüğün dizimizden ben diyorum baba! Şimdi var say öptüm yüreğinden, varsay baba!

Sadece varsay!

Var öyle bir sabah baba, var!

Ben biliyorum.

 bir gün baban gidince 

Okyanuslar, kuşlar, kadar özgür bırakıyorum seni. İçimdeki hapsettiğim tüm küçük gizlediğim, bin parça ettiğim yerden çıkarıyorum ve sana söz veriyorum. Bütün cam kırıklarını da atıyorum.

Yağmurlar, karlar, seller, bütün gökyüzü, bütün mavilik, sonsuz, uçsuz bucaksız, çıktığım en tepe olsun. Hira’dan bugüne kadar baktığım en mavi, en sonsuz yerden... Baba, tam oradan bakıyorum.

 bir gün baban gidince

Gerisini sen biliyorsun.

Canın sağ olsun.

Her şey aşktan...

 bir gün baban gidince 

Yıllarca inkar eden ben,

bugün sadece babasının kızı Özlen...

(Ali ve Lara’ya)

Yayın tarihi: 22.08.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (3)

yazınız beni de duygulandırdı ben de 16 yaşın da baba mı kaybettim..arayan bulur demişsiniz ya bulunmayınca bulamıyosun o bulunmak istemiyorsa bulamıyosun...

08.09.2014 10:21:19 hacer yolcu

Ben seni özlemiştim Özlen aslında ezanla uyandım halbuki sabahın körü aklıma düştün işte bi bakayım dedim nerden bulurum dedim burası geldi aklıma seni bulacağım en güzel yerdesin hani demişsin ya isteyen arayan bulmak isteyen bulur öyle oldu göremezsem de okudum ve kavuştum... Sen beni niye bu kadar ağlattın ki sabah sabah tüm sevgimle

07.09.2014 07:44:44 Esra Ertekin
3 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER