Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

SANA NE?

 YAZARI TAKİP ET X
Özlen Çopuroğlu’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Herkesin uzman kesildiği ve birilerini hep eleştirdiği konulara bir yenisi daha eklendi. Politika ve futbolken gündem, şimdi bunlara annelik tartışması eklendi.

“Kim daha iyi anne? Kim doğrusunu yapıyor?” Başkalarına göre olması gerekenler silsilesi herkesin etrafını sarıp duruyor malum.

Bana göre kimseyi ilgilendirmeyen, haddini aşan, kabus yorumlar. Hele de ünlüyseniz, vay halinize. Ne yaparsanız yapın yaranamazsınız çünkü zaten bir kesimin gözünde anneliğiniz, ebeveynliğiniz bir türlü onaylanmaz, reddedilir, ünlüyken anne olmaya hakkınız yokmuş gibi ya da ünlüyken asla iyi bir anne olamazsınız gibi...

Ne vicdan kalır bu eleştiriler yapılırken, ne ayıp bilinir, ne de günah.

Günlerdir bakıyorum annelikleri eleştirilen ünlüler bombardımanda, memlekette başka ulusal sorunlarımız yokmuş gibi, haddini aşan, rahatsız eden, yok artık denecek türden onlarca iddia, bilir kişi konuşmaları yapılıyor.

Eminim sizde bana katılacaksınız, annelik güdüsel değilmidir ne olur söyleyin?

Hangimiz kitaplardan öğrenerek anne olduk? Uzmanlara çok şey danışıyoruz ihtiyaç duyduğumuzda ama yine de içgüdüsel bir duygu değil mi annelik?

Önce Pınar Tezcan... Kızcağız zaten 2 çocuk annesi, tecrübeli ve eminim anneliği yaşamış biri olarak çocuğunu ondan daha fazla önemseyen, daha fazla düşünen hiçbir kimse olamaz bu dünyada. Canının parçası, daha da ötesi yok...

Sarıp sarmalamış puseti, mecburen kısacık olması gerektiği bir mekanda olması gereken herşeyi yapmış. Ayrıcada vakit kısa-uzun, AVM’de ya da başka bir yerde olma bulunma sebebi herneyse kime ne?

Anne sağlıklı,bebek sağlıklı çok şükürler olsun huzurları yerinde ne güzle demek yerine, kimseye laf söylemek emziren, lohusa bir anneyi bu kadar üzmek ve hırpalamaya çalışmak hangi uzmana doğru geliyor, buna da bakmak lazım?

Hemen arkasından aynı gazetede Pınar Altuğ... Ruhunu, içini, anneliğini yakından tanıdığım, benim bile 9 yaşında bir kız annesi olarak kendimce tecrübeme rağmen fedakarlıklarına pes artık dediğim, bütün organizasyonunu, saatlerini kızına göre organize etmiş bir anne Pınar. Yemesi, içmesi, uykusu, eğlencesi, oyunu, gezmesi, sağlığı, ateşi, öksürüğü, şurubu, meyvası, sebze çorbası derken bütün ağır temposuna rağmen kızının her anını, yediğini içtiğini, gezdiğini, güldüğünü, herşeyin takip eden ve yanında olan bir anne Pınar.

Neymiş efendim gazete manşetindeki haberde uzmanlar ‘tek çocuk‘ kararını uzmanca (!) bir görüşle eleştirmişler.

Öyle bir imaj ve yanılsama varki, sanki ’tek çocuklu hayatı savunduğu, iki çocuğu sağlıklı ve doğru bulmuyormuş’ gibi.

Oysa o kadar net ki söylediği,bu tempom içinde bir çocuğa yetebilirim,ikinciyi riske atamam, o sebeple ikinciyi düşünmüyorum diyor. Türkçesi zaman ayırıp, kendi birebir bakabileceği kadar çocuk yapma kararı vermiş olması.

Bundan doğal ne olabilir? Annelik anlayışı doğurup baktırmak değil, doğurup bakmak olan bir anne için.

Çalışan, çalışmayan bir çoğumuz bu zor hayat şartlarında istemesekte yardım almıyor muyuz? Şanslıysak çok yakınımız, annemiz, kayınvalidemiz ya da aileden canımız biri oluyor mu? Eğer onlarda olamıyorsa, yinede o zamanda güvenebileceğimiz başka birileri olmuyor mu? Ama yinede mecburiyet zamanları ile bu ilişkiyi sınırlandırdığımız, okula gider gibi iş hayatımızda da paydos zili çaldığında evimize çocuklarımıza koştuğumuz anlar öncelikli değil mi hayatlarımızda?

Uzmanlar neye göre karar veriyor bu doğrulara tartışılır! Çoğu çocuk sahibi bile değilken üstelik kitaptan alıntılarla cümle kurup standart açıklama yapmaya devam ediyorlar, gerçekliği ve sebepleri bilmeden.

Yine yetmedi, ünlü annelerle pirim yapmak, haber yapmak, gündem yaratmak moda olmuş madem aynı gün akşam televizyonda alt yazı geçiyor: Çağla Şıkel bir alışveriş merkezine girerken görüntüleniyor, muhabir kameraya kaydediyor “Bak bak çek hemen, X-ray cihazından geçti” diyor yanındaki diğer muhabire. “Geçmemesi lazımdı, hata yaptı” diyor.

Manşet haberide şu şekilde... “İkinci çocuğuna hamile olan Çağla Şıkel X-ray cihazından geçerken yakalandı. Acaba bebeği zarar görürmü, sağlıklı olacak mı? Uzman görüşleri az sonra...”

Kamera şakası gibi değiller mi sizcede bu magazin haberleri?

Bırakın ünlü ya da ünsüz anneleri de, çocuklarını da kendi hallerine.

Her anne çocuğu için en iyisini ister, en iyisini düşünür, elalemin onun çocuğu için en iyisini bilme şansı olabilir mi?

Annelik içgüdüseldir, her annelikte, her çocukta farklıdır.

Uzman görüşlerininde sömürüldüğünü düşünüyorum, kim bilir görüş alınırken uzmanlara ne tür tuzak sorular soruluyor, durum ve hal izah edilmeden.

Başka konularla ilgilenin sevgili magazinciler, varolma nedeninizi hatırlayın ve bu ışıltılı dünyada parlamak üzere potansiyeli olan yıldızları parlatın mesela...

Mesela, ulusal bir başarıyı köpürtmeye vesile olun, güzel enerjilerinizle, güzel desteklerle, birbirinizle bunun için yarışın...

Eurovisyon’da ülkemizi temsil edecek Can Bonomo’yu parlatmaya harcayın enerjinizi mesela, gücünüzü buna kullanın, kim bilir ne büyük fayda yaratırsınız düşünsenize.

Hem kırmaz, hem üzmez,hem de bildiğiniz bilebildiğiniz konulara dil uzatmış gerçek haberler ve saptamalar yapmış olursunuz.
Nasıl fikir?

Özlen ben, önyargı toplumu içinde olmaktan son derece sıkkın ve bıkkın...
 

Yayın tarihi: 28.02.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (1)

Saygı ile.. Hoşluk, güzellik ve esenlikler diliyorum.

28.02.2012 12:08:29 Nadir Şener Hatunoğlu: matematikçi-bilim uzmanı /