Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

KARNELER ALINDI MI?

 YAZARI TAKİP ET X
Özlen Çopuroğlu’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Sil baştan, unutmak gerek bazen...

Nasıl bir his, nasıl bir duygu durumu ile sarf edilmiş bir cümle ki, hepimiz bir ağızdan "aynen öyle, aynen öyle" diye sayıklıyoruz.

Hayatımı havalandırırken, kış temizliğinde şu son günlerde içimi yakan ya da mutlu eden her şeyi yerli yerine kirini pasıp alıp yerleştiriyorum.

Hepsini çok özenle sarıp sarmalayıp yerleştiriyorum, kırıp dökmüş olsa da, hepsi değerli... Öğreten olmuşlar bir şekilde, öğreten,eğiten, unutturan sonra yeniden hatırlatan, yaşatan, deneyimleten...

Yani...

Yani hepsi değerli, hepsi yaşanmış şeyler aslında hayatımızda, şöyle geriye dönüp sarıp sarmaladıklarımıza bakınca aslında insan tek bir şey görüyor, her çıkarttığının yerine, birini koymuşsun. Biri bir şeyleri götürdüğünü zannederken, hemen bir diğeri de tamamlamış gideni.

Bir denge yok mu hep hayatlarımızda?

Yıkan ve onaran...

Çok üzen, çok sevindiren...

Kıran, sarılan...

Ağlatan, güldüren...

Hayat böyle böyle öğreniliyor işte.

Biraz ondan, biraz bundan.

Tuzundan, biberinden

Her aralık ayında olduğu gibi yine ve yeniden, tekrar ve tekrar, bu güzel soğuk kış günlerini fırsat bilip, kendi içimizde, benliğimizde vedaşlaşmayı deneyelim bizi mutsuz eden bazı şeylerle.

Deniyorum ben de, her yıl olduğu gibi, kısmen de yol alıyorum, kararlarımla, o kararları uygulayışımla, bazı şeylere ayraç koyabilme irademle.

Ama en önemlisi de beni  bana iyi hissettiren sevdiğim şeylere olan tutkumla.

Bazı duygular var ki insana kendini iyi hissettiren işte onlardan hiç vazgeçmemek lazım, onlarsız kalmamak lazım.Herkesin kendine bir karne çıkartması lazım.İşte benim karnem.İçinde yaptığımdan emin olduğum tek şey,istemediğim hiçbirşeyi yapmıyor olmam,bu konudaki azmimden memnunum.

Herkes için iyilik düşünmeye gelince, kendime haksızlık edemem, kişi en iyi kendini bilir, kötülük düşünen biri olmadım hiç ama itiraf etmeliyim ki, sevgi böceği de değilimdir. "Ne iyi ne kötü, aman benden uzak olsun iyi olsun" anlayışında biri olmuşumdur hep, onu bu yıl biraz daha iyimserleştirme gayreti içinde olmayı planlıyorum, belki silgimi kullanmak yerine biraz daha hoşgörü diyelim.

Ama sınıfta kaldığım tek bir şey var ki o da kendime verdiğim sözler.

Başkalarına verdiğim sözlerdeki başarımı keşke kendim içinde tutmayı becerebilseydim.İşte kendimi en berbat hissettiren yüzleşme anı. ’Hani benim ,bana verdiğim sözler’

"Ahhh, ahhh!" diye iç çekmek yerine şimdi sıra 35 yaş sonrası için bunu başarabilme formulünde.

Bu motivasyonda kalma becerimde.

Yine de teşekkür ediyorum ben bu yıla, dünyadaki bütün olup biten ölümler, savaşlar, kayıplar, varolma ve nasıl bir dünyada yaşadığımızı sorguladığımız bir yaşam eğrisi içinde, tam 9 yıl sonra yeniden Anne olmanın beni yenilediği ve tüm duygu durumumu değiştirdiği bu yılın hayatımda özel bir anlamı var.

Kızımın yanına oğlumu da katıp, ona bir kardeş , bize de iki insan yetiştirme sorumluluğu daha yükleyip, rengiyle, kokusuyla, duygusuyla, içimi yumuşacık yapan oğlumla, artık dört kişi olarak hayata devam ettiğimiz.

Sonra ...

1 yaş daha büyüdüğüm bu yıl da mış,muş ...gibi yaşamları, ilişkileri, dostlukları gördüğüm için de mutluyum.

Gerçekte ‘Denge‘ dediğimiz duyguyu keşfettim, öğrendim, deneyimledim.

Ama hep söylüyorum ya, hayatın içindeki en güzel hal!

Sevdiklerinin yanında olma hali...

K E N D İ H A L İ N D E olma hali...

İşte benim karnem.


 

Kendimizi iyi hissettiren şeyler her ne ise, onlardan hiç vazgeçmeyeceğimiz bir yıl olsun bu yıl hepimiz için.

Çünkü onlardan vazgeçince, insan aslında kendinden vazgeçiyor ve başkalarının hayatını yaşıyor belki de.

Oysa ne çoluk, ne çocuk, ne de evlilik engel hayatlarımızda, hepsini sığdırıp, hepsinin tadını çıkartmayı öğrendiğimizde belki de en büyük başarı.

Tuzu da,biberi de kararında olan ‘Mutlu, umutlu, içi dolu dolu yıllara...

Annemin kızı Özlen ben, bir de Lara ile Ali’nin annesi...

Yayın tarihi: 06.12.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.