Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

HAYDİ MUTFAĞA

 YAZARI TAKİP ET X
Özlen Çopuroğlu’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

İşte benim yemek yapmayı öğrendiğim, yemeği yapmayı bana yaptıkları mutfak sohbetleri ile sevdiren üç şahane insan.

Annem, annemin babaannesi Mehlika Babaannem ve biricik teyzem Naciş’im.

Kapı komşumuz Naciş’im nerdeyse büyükbabaannem ile büyük dedemizin elinde büyümüş, anneciğim de, Naciş’im’in elinde.... Ben de Naciş’imin kızı Şebo Abla'ma hayranlığımla büyüdüm desem yalan olmaz...

Üç kuşak derler ya, işte biz dörde geçtik çok şükür...

Benim kızım Lara, Şebom’un kızı en miniğimiz Elif Su...

Minicikken onları izlerken, çok kolaymış diye içimden geçirip, bana ‘ben de yapabilirim’ cesareti veren hiç değişmeyen formüller.

Malzemeleri belirlemek, hepimizin ağız tadına kalmış. Tariflerin,ölçülerin bir süre sonra pek de önemi yok, güzel canınız ne istiyorsa içine onu katın.
Ben geçmişte çocukluğumdan kalan, burnumda hep tüten geride bıraktığım o mutfak kokusu ile buradayım.

Geçmişle, geleceğin arasında beni tutan o köprü... İşte tam bu noktada başlıyor.

‘Sohbet kaynayan tencerelerde pişen yemeklerin olduğu mutfaklarda’

Onlar benim canlarım, beni ben yapan izlerim...

En güzel hatıralarım, yaşamımdan büyük keyif almamı sağlayan en büyük keyfim.

Mutfağımızda pişen bir kahveye, pişirilip yenen bir kase çorbaya hiçbir şeyi değişmem.

Zaten böyle hayat bulmadı mı annemden kalan tarifleri kızıma yazdığım yemek kitabım ‘ev kokusu’…

Şimdi de tamamlanmak üzere olan benden kızıma kalacak tarifleri hazırladığım ikinci ev kokusu kitabım geliyor…

Mutfakta olmak, hayatıma renk veriyor.

İşte mutfağımızı mutfak yapan başlangıçlarımızdan biri.

‘Etli yemeklerimiz’

Formül öyle basit ki, bu formüle elinizi zamanla alıştırıp pratiklik kazanırsanız sizin için istediğiniz sebzeyi pişirmek 10 dakika.

Gerçekten hepsi bu, yeter ki ne pişireceğinize karar verin.

Bunun dışında tuzu, baharatı, sarımsağı, maydonozu, dereotu ve soğanı gibi lezzeti istediğiniz ölçüde kendinize göre miktarını ayarlamanız yeterli.

Tabii her yemek mutlaka bol soğanla güzel olur. Özellikle de etli yemeklerde, eti bol soğanla pişirmek çok yakışır.

Soğanı piyazlık doğrayıp çok az yağda kavurun. Kuşbaşı kesilmiş kuzu etini ya da kıymayı veya tavuğu ilave edin. 4-5 dakika daha kavurun. Domatesli arzu edilen bir yemekte, domatesi de küçük parçalara ayırıp ilave edin. Suyunu çekene dek karıştırın.

İşte hepsi bu...

Şimdi istediğiniz kadar, tuz, karabiber, isterseniz pul biber, isterseniz bir iki diş sarımsak, her kim hangi baharatı seviyorsa artık, kimyon, kekik, yeni bahar vs.ekleyebilirsiniz.

Damak tadınız ve canınız nasıl istiyorsa öyle.

Hatta ben her zaman renk vermesi için birazcık da salça koymayı seviyorum.

Şimdi canınız ne çekiyor, ne pişirmek istiyorsunuz ona karar vermeniz yeterli.

Ispanak mı?

Koyun tencerenin içine ıspanağı, kavurun, kendi suyunda pişsin, semizotu da aynı şekilde, kimi etli sever kimi etsiz, artık kim nasıl severse, birazcık da pirinç ilave edin hepsi bu.Üstüne de yoğurt,yeme de yanında yat :)

Ayşe kadın fasulyeyi koyun, işte etli ayşe kadını oldu.Yanına da bir pirinç pilavı ile cacık, çocukluğumun en sevdiğim menüsü.

Pırasaları bölün atın tencereye, etli pırasa hazır,

Bezelye ekleyin, etli bezelye hazır,

Önceden haşlanmış ya da bir gece önceden ıslatılmış fasulye veya nohutu ekleyin kurufasulye, nohut hazır.

Patates koyun, etli patates oldu.

Yeşil mercimeği ıslatıp ekleyin kıymalı yeşil mercimek yemeği.

Lahanaları iri iri doğrayın, kıymalı lahana kabuska hazır,

Bamyalı yapın, etli bamya olsun,

Patates,arpacık soğan ya da normal doğranmış soğan, patlıcan, yeşil biber, kabak ,kekik ekleyin, etli türlümüz hazır;

İsterseniz güveçe koyup fırına verin ağır ağır pişsin alın size fırında güveç.

Kapağını kapatıp pişirirseniz güveç kapama olur, Patlıcan ve bol domates koyun,kıymalı patlıcan oturtma olsun;

Olsun işte…Ne isterseniz o olsun…

İşte Ev kokusu kitabımdan yaptığım karnıyarık, benden size.

Ben de bekliyorum sizin tarfilerinizi merakla, heyecanla, keyifle.

Hadi kızlar, mutfaklarımızı, evimizin kokusunu misssler gibi tüttürmeye.

Afiyet şeker olsun, ağzınızın tadı hep yerinde olsun.


 

Yayın tarihi: 25.05.2011
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (4)

Ne güzel anlatmışsınız, böyle okuyunca ne kolay geldi yemek pişirmek, aslında her işte olduğu gibi yemek yapmakta da en önemli kısım "insanın yapmaya gönlü olması" galiba... Teşekkürler Sevgiler...

çok güzel özetlemişsin Esen...'gönlü olmak'bayıldım...

Ozlen hanim, ne guzel tarifler boyle, aslinda ben yemek yapmayi sevmeyen biriyim, oyle sizin anlatiginiz zevki alamiyorum ama sizin bu yaziyi okudukdan sonra zevk almanin ne kadar guzel oldugunu yeniden fark ettim. ellerinize yureginize saglik

26.05.2011 02:03:26 mujde(zeynep rana'nin annesi)

Özlen Hanım selamlar hikayeniz tanıdık geldi Annem öğretmen olduğu için benimyemek yapmayı öğrenmem Rahmetli ananem ki selanik göçmeni ve arnavut geliniydi,Annem, komşu annelerimiz Antepli ve Artvinliydi .Ananemler Çanakkaleye mübadelede gelince babam da konyalı olunca heryerin yemeğini öğrendim .9 yaşından beri mutfaktayım yapmadığım hiçbir yöre yemeği yoktur .Meditasyon yöntemidir benim için mutfak birde kilo aldırmasa yediklerimiz.Yaşasın Mutfak kardeşliği sevgiyle kalın

20.01.2012 11:13:10 Deniz Gökdeniz Özdemir
4 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER