Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

GÖRME, DUYMA, OKU!

 YAZARI TAKİP ET X
Özlen Çopuroğlu’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

19 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

İşte o zaman gerçekten sağırlaşırsın, artık okumak için neyi seçiyorsan.

35 yaş delikanlılığın yavaş yavaş gittiğini hissettiğiniz yaştır, kadın erkek fark etmez gençliğin değil delikanlılığın diyorum çünkü delirme, çıldırma ve çıldırtma potansiyelinizde azalma olduğu kesin.

Yolun yarısıdır derler, kime göre neye göre bilinmez ama ben yeni zamanla birlikte yolun yarısı dediğimiz 35 mefhumunda artık biraz daha uzadığını bir 40’lara geldiğini düşünüyorum. Hatta kendine süper bakıp sinirleri çelik gibi olanlar için 50 bile olabilir yolun yarısı. Tartım başka yani biyolojik, fizyolojik ya da yağ oranına göre belirlemek istemiyorum yaş hesaplamasını : )

Ben bu yıl 40 olacağım inşallah, bu zamana kadar yediğim unutulmaz kazıkları bir kenara atarsak 40 yaşımın bana getirdiği her şeyi hevesle bekliyorum ve değiştiğimi ama gerçekten değiştiğimi hissediyorum. Yaş kemale erdi denilen hikaye 40 olduğu için midir? Peygambere bile 40 yaşında gelen bu lütuf, demek ki biz normal insanlarda bile bir şeylerin aymasının bence hediyesidir. Algılamak kadar güzel şey var mı bu dünyada diye yazarken iç sesim dedi ki ‘Özlen yapma algılamayanlar, algılayamayanlar ya da algılamıyormuş gibi yapıp artık algıları bile olmayanlar daha uzun yaşayacak.’

E sorun yok ki, sorun ne kadar uzun yaşadığında değil, ne kadar hissederek yaşadığında bence. Harbilik kavramı tam da onun gibi bir şey bence. -mış’lar, -muş’lar, falan’lar, filan’lar… Ağızda gevelenen kaçamak politik her türlü yan malzemeyi lugatından çıkardıysan ya da hiç koymamamışsan, 40’tan sonra da huzur bulamazsın doğruları söylediğin sürece. Ama velakin sakinlersin, elersin, temizlersin, çerçöp, boş, tın tın kutular kalmaz etrafında iyice bir hafiflersin.

Uzun yaşamak için gençlik yöntemleri peşinde koşmazsın belki ama spor yaparken, ağırlık kaldırırken daha dikkat edersin belki, kulaklığınla gezerken ruhuna iyi gelen müzikler seni mest eder. Bu dünyada nelerin neden olduğunu anlamak için geçmişte ne olmuş onu öğrenmek istersin, belki daha politik kitaplar okur bulursun kendini. Eğer sen kırışıklıkların ve yağ oranının peşinde koşmak istemiyorsan o zaman muhtemelen istemediğin hiçbir şeyi yapmamaktır belki de hayatının amacı. Öncelikleriniz vardır belki, keyifle, emekle, zevkle, araştıra, araya sora aldığınız bulduğunuz kitapları okumaktır mesela. Boş işler yapmaktansa yarım kalan kitabınızı okumak ve oradaki size öğrenme hissi veren heyecanlı karakterle buluşma hissi size daha çekici gelir belki.

Kitap okumanın gerçekten keyifli ve tutkunuysanız alışkanlığını bilmeyeniniz yoktur. Fakat yine de tempolu, çok trafikli, uzun ve yorucu bir günün ardından, televizyon kumandasına uzanmak bazen bir romana uzanmaktan daha kolay gelebilir. İşte gelmesin diyorum bende : ) Daha doğrusu ben demiyorum, Huffington Post güzelce sıralamış. Etrafınızda sizi hep aynı karşılayan hissiz insanlar varsa onlara takılmamak içinde kitaplar birebir çaredir mesela.

Evinde belli saatten sonra televizyon kumandasına iyi geceler demek isteyenler için bence bütün ışıklar çok iştahlı ve kışkırtıcı. Hele bir de bu alışkanlığı eşinizle yapıyorsanız değmeyin keyfinize, ‘paylaşmak güzeldir’in ve yaşlılığa ilişkin birbirini ihmal etmeyeceğinin göstergesidir. Peki ya bu alışkanlık çocuklara da geçtiyse işte o zaman kaymaklı kadayıf, ev kokusu gelir burnunuzun tam ucuna.
Hepinize iyi okumalar dilerim, keyifle.

İşte kitaplara karşı olan en beğendiklerim...

  1. Hiçbir zaman canınız sıkılmaz. Toplu taşıma aracında mısınız? Kitabınızı açın. Doktorun bekleme odasında mısınız? Kitabınızı açın. Arkadaşlarınız hep kitap okuduğunuz için artık sizi dışarıya davet etmiyor mu? Kitabınızı açın.
  2. İlk buluşmada karşınızdakini değerlendirebileceğiniz harika bir test var elinizde. "Kitap okumam" mı dedi? O ana kadar her şey yolundaydı belki ama bu itirafla ilişkinin ölüm fermanı imzalandı.
  3. Diğer herkes muhtemelen sıkıcı, tek bir hayat yaşarken, siz yüzlerce değişik yaşamı tecrübe edebilir, yüzlerce insanın zihninde dolaşabilirsiniz. Telepati gibi bir şeydir bu; hatta daha bile iyisi.
  4. Henüz vizyona girmemiş filmler hakkında ahkam kesebilirsiniz. Örneğin Açlık Oyunları'nın sıradaki filmi...
  5. Her durum için bir alıntınız vardır. Tıpkı şu an gibi: "Kitaplar her biri eşsiz, birer seyyar tılsımdır. (Stephen King)"
  6. Benzer şekilde her durumu anlatacak doğru kelimeyi biliyorsunuzdur. Kelime dağarcığınız muazzamdır.
  7. Tebrikler, size hediye almak çok kolay.
  8. Kitaplarda karşılaştığınız karakterler size öyle farklı perspektifler sunar ki bunlar aslında birer terapidir. Böylece hayata ilişkin harika tavsiyeler alırsınız.
  9. İnternetiniz mi kesik? Kimin umurunda! Zaten bu geceyi okuyarak geçirecektiniz.
  10. İyi okurlar, daha iyi yazarlar.
  11. Evinizi süslemenize gerek yoktur. Kitap koleksiyonunuz bu işin icabına bakar.
  12. Son araştırmalardan birine göre (bkz. Huffington Post), okumak beyin hücreleriniz arasındaki bağlantıyı güçlendirir. Haklısınız, bu da sizi daha zeki biri yapar.
  13. Dünyanın her noktasına, hatta geçmişe ya da geleceğe yolculuk yapabilirsiniz. Kendinizi Kolombiya'nın tarihine şahitlik ederken veya Elizabeth zamanının İngilteresi’ne bakarken bulabilirsiniz.

Lara ve Ali’nin annesi Özlen ben, başıma gelecekleri heyecanla ve hevesle bekleyen ve hep inadına #herseyasktan diyen…

6 ay sonra 40 : )

Yayın tarihi: 28.05.2015
19 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.