Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

EYLÜL’ÜN RÜZGARINI HİSSETTİNİZ Mİ?

 YAZARI TAKİP ET X
Özlen Çopuroğlu’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Eylül'ün rüzgarını hissettiniz mi ?

Eğer bugün yaşasalardı,

Orhan Veli sahici ile illüzyon arasına sıkışanları izliyorum gözlerim açık der miydi?

Ya da Mevlana bizzat yazmış olduğu ilk 18 beyit yerine, Macbook olsa bir milyonu geçen beyiti Mesnevi'de kendisi tamamlar ve ne olursan ol tabiiki gel ama bazılarınız var ya hakkaten yola gelecek gibi değil, gelmeyin bence de der miydi?

Ya da Ataol Behramoğlu’nun ünlü eseri 'Öğrendim ki'ye bir ekte, bütün öğrendiklerime bir ek daha yapıyorum benden öğrendiklerinizi ancak birbirinize satıyorsunuz, azıcık cesur ol ve gerçekten öğrendiklerinizi paylaşacak kadar yürekli olabilseydiniz keşke der miydi?
Bir de madalyonun öteki yüzünün dönmesini bekleyenler var ve ne çoklar, her rüzgar kıpıdayışında madalyon her rüzgarla hareket ettiğinde, sakin olun diyesim geliyor onlara, bir heyecan yapıyorlar. Bir adrenalin, bir beklenti... Allah istemeden yaprak kımıldamıyor, ol derse oluyor, sen isteyince olmuyor, en iyisi mi sen aynadaki suretinle, yanlışlarınla ve kendi madalyonunun sürekli değişen birkaç yüzüyle ilgilen demek geliyor içimden, demiş oluyorum galiba şimdi, çokça birilerimiz adına yine.

Dün bir toplantıda bir protokol imzalanacakken eksik bunlar dedim, detaylar kalbimizde, biz birbirimizi biliyoruz demezler mi? Sözleşmeler hep yürekteymiş.

Güldüm... Ben Mevlana değilim. Çok severim, çok da severek okurum, çok anlamaya çalışırım ama kendime en güzel hediyeyi vermek üzereyim ben, 40 yaş hediyesi... Sözü yemin falan değil insanların, öyle olsa... diye anlatacağım öyle çok örnek bilirim ki... Bendeniz dahil anlatsam bitmez. Aksine sözü söyler sonra da unutur insan. İnsanız çünkü.

Onun için çürütürüm ben bunu ‘Söz uçar, yazı kalır, öyle de olacak.’

Hoş geldin Eylül!

Hoş geldin...

Hoş Geldin Eylül

Çok bekledim seni; sabırla, sükunetle, büyük sessizlikle... Aynı sükunetle tadını çıkartıp seni yine çok özlemeyi özleyeceğim.
Özlen ben, oğluma göre gözlerim karamel renkliymiş, çünkü en sevdiği dondurma karamel, bana böyle dediğinde dondurma gibi eridiğim doğrudur.

Kızıma göre daha yumuşakmış, kuralları artık ona bırakıyormuş, neden acaba diyemedim :) Kurallar dediği,o kadar oturmuş ki her şey, neyi neden yaptığını o benden değil, ben ondan öğreniyorum çoğu zaman.

Ve kocam...Paylaşmak güzeldir; sevabı da,günahı da... Severek, isteyerek aynı yolda yürüyenler bunu bilir. Bir de söz uçar yazı kalır... Bu da benden sonra kalsın diye...

Ve narlarım, dostlarım... İşte Eylül’ün habercisi. O da benim dilek ağacım kuru dallarıylada dinlerler beni, kocaman meyve verdiklerinde de, yani işim düştüğünde değildir benim dostluklarım. Sonsuza kadar kalır anılarım, geçirdiğiniz tüm güzel dilekleriniz bir narın içinde birbirine yapışıp hepsi olsun dilerim:

#40ımıuçurmayahazırım :)

#herseyasktan 

Yayın tarihi: 01.09.2015
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (1)

Kalbinizden opuyorummmm daha guzel anlatilamazdi .... Alicemal in yorumuna katiliyorum Laranin kinede .... Coook sevdim yaziyi ....NAR GIBI BEREKETLI DOSTLARLA COGALAN FEYZLI KIRKLI yaslar sevgili Özlen..

02.09.2015 17:18:05 hatice demirel