Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

DUYDUNUZ ZİLİN SESİNİ!

 YAZARI TAKİP ET X
Özlen Çopuroğlu’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Çocuklarımıza okulun zili, annelere babalara hayatın zili çaldı, onların koşturması ve hayata tutunma çabalarında tek elinden tutup duvar kenarda iki eli hiçbir yere değmeden yürümesini sağlamak, düşmemek için, düştüğünde nasıl kalkacağını bilmesi için, kalkamadığında eninde sonunda yine kalkmasını öğretebilmek için bütün bu yolculuğun özeti aslında.

Evde çocukları okula giden anneler bilir ki, okulun ders zili sadece çocuklara değil, gözü çocukların her daim üstünde olup
onların duygularını, en derinden hislerini anlamaya, dinlemeye çalışan ebeveynlere de çaldı. Ara sıra anne baba nöbetleşe tam zamanlı mesailerinin başladığı evde gürültünün de, çamaşırın da, ütünün de ikiye katlandığı her anne babanın, çocukları tarafından tek tek sınandığı ve yine onlar tarafından sürekli sınava tabii olduğumuz maraton başladı.

Çalışan annelerin hem iş ajandaları, hem çocuk hem de ev ihtiyaç listesi, her gün pişecek yemek, meyvenin tazesi, sebzenin yeşili derken sonsuz tempoda var olduğunu hissetmeyen kaç kişi... Peki, okul çocuğu olup da büyümeyen çocuk var mı Allah aşkına.
Yok çok şükür, döngünün bir ucundan girip onlar da büyüyecek elbet, en iyisi mi bu telaşlar ne zaman bitecek kaygısı yerine bu anların tadını çıkartmak doya doya, içine çeke çeke...

En çok da uyanışlarında yanında olmayı istersin, her yepyeni, hiç bilmediği duygulanışlarında. Daha geçen gün sohbetlerine kulak misafiri oldum 9-13 yaş arası kız erkek çocuk, ergen grubunun her şeyden çok emin olduklarını sandıkları bilirkişi muhabbetlerine.

Hatta kendilerine yettiğinden emin oldukları akıllarıyla birbirlerine verdikleri akla hayran olmamak mümkün değildi, ne güzellerdi, gayret içinde, öğrendiğini ya da deneyimlediğini paylaşma heyecanı içinde.

Bir tanesi dertli mi dertli, teknoloji çocukları işte iletişim dilleri çok farklı, arkadaşının sosyal medyada fotoğraflarını beğenmediğini görüp ve hiç yorumsuz kalması, onu hiçbir fotoğrafta etiketlememesi yeni nesil gençlik için anladığım kadarıyla bayağı bir etken. Sonra uzun uzun onları seyredip panik olmamak gerektiğini, çocukların eninde sonunda çocuk gibi davrandığını görünce içimden derin bir ohhh çekmedim desem yalan olur.

Çocuksun işte, sıkılırsın oturduğun yerden kalkar yürümeye başlarsın. Aynı renk kaldırım taşlarına basmaya çalışırsın. Çizgilere dokunmamaya dikkat edersin, ya da her birinin üstünden atlarsın. O arada kafanda ne vardır, ne düşünürsün bilinmez. O arada gözüne yerdeki şişe kapağı takılır. Her şeyi unutur, onu bir topmuşcasına ayağınla yol istikametinde tutmaya çalışırsın. Tuttuğun takımın marşı aklına gelir belki, sesli sesli söylemeye başlarsın ya da en sevdiğin şarkılardan biri. Sonra yanından hızlı bir spor araba geçer, kafanı çevirip gidişini izlersin. Motorun sesi hoşuna gider ondan istersin. Ertesi günü okul alışverişi için annenle gittiğinizde belki okuldan yan sınıfındaki Zeynep’i görürsün, ilk kez okul formasız sivil ve saçları açık olarak. Utanırsın, heyecanlanırsın, adını da koyamazsın ama ilk kez değişik hisler olduğunu anlarsın.

Ve o an belki de gerçekten aşık olursun, kalbin çıkacakmışcasına heyecanlanır, karnında anlam veremediğin hoş bir kasılma oluşur.

Sevmişsindir bu duyguyu ama sağa sola aksileşip kızarsın da.

Eve gidene kadar ne yapacağını bilemezsin. Okulda konuşsam mı diye düşünürsün, ta ki eve vardığında babanın aldığı yeni bilgisayar oyununu görene kadar.

Çocuksundur işte daha, yaşın da on bir...

Unutursun...

Okullu çocuğu olan bütün anne-babalara, aile büyüklerine ve öğretmenlerimize çocuklarımızın kendini keşfetme, tanıma ve en önemlisi ‘bilme’ sürecinde, aldıkları eğitim ve öğretim dışında en çok da duygusal gelişmelerinde yanlarında olan ve hayatın duvarı üstünde tek başına dengesini kaybetmeden yürümesini sağlayan sizlere destek, herkese sabır, kuvvet ve hoşgörü dileğiyle, iyi yıllar dilerim.

Çocuklarımızın her duygusal sürecinde yanında olmak dileğiyle...

Özlen ben, bir ergen, bir de çocuk

13 yaşında Lara , 5 yaşında Ali’nin annesi

Yayın tarihi: 19.09.2016
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.