Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

AŞKIN EV HALİ...

 YAZARI TAKİP ET X
Özlen Çopuroğlu’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Bambaşka hissetiğiniz günler vardır ya; nedeni bilinmez sevinç, nedeni bilinmez coşku, heyecan, umut, tutku ile dolu duygu durumu...

Bu sıralar içimde ağır basan tek şey bu duygu işte.

Herşey bir tarafa, ev halim bambaşka dediğim.

Her kapıyı kapatıp çıktığımda, bir an önce evime dönme hissi.

Oysa kavuşmayı hayal ettiğim öyle basit anlar ki, sevdiklerimin içinde olduğu evimde camdan dışarıyı izleme keyfi öylece... Bazen yağmur, bazen çamur, bazen sıcak, ama mevsimlerle birlikte değişen asıl değişim, SEN.

Anıları tazelemek, resimleri düzenlemek, bazen gülmek, bazen ağlamak, bazen özlemek... Bazı duyguları, kokusu burnunda yaşamak...

  


Sonra, ‘Dur bir ekmek yapayım’ demek. O anlarda tek dileğinin, ekmeğin güzel kabarması için ayırdığın vakit, duyduğun heyecan olması. Başka bir meşguliyete yer vermemek, dış iletişime fiş çekmek, mutfakta mutlu mesut geçen bir koca gün...

Evdeki malzemelere göre kardığın bir kek tarifi, ruh haline göre, bazen yarısı uydurmasyon, bazen havuçlu, bazen sade...

Bazen hiçbir şey yoksa, bir dilim ekmeği kızartıp, reçel sürmek ve yanında sütle kızını okuldan karşılayıp ‘kız kıza çay saati yapmak’.

Yutkunmak, yutkunmak... Ama sonunu hep umutla, özlemle, iyilikle hatırlamak, iyiliğe bağlamak.

Her an, ama en çokta geceleri kendinle kaldığında, şükretmek. Öyle böyle değil, doyasıya, yürekten, kucağına, koynuna, boynuna dolanıp büzülmek, öyle içten öyle derinden el açmak. Aşkın en güzel hali bence ev hali...

Dün bir aile dostumuzun ölüm haber ile tekrar gözden geçirdim içimi, kalbimi, beynimi. Gazetelerde kocaman ölüm ilanları ile anılan, uğurlanan sevilen, yanında çalışan binlerce insanın duasını alan bu faydalı iyi insanın, o kocaman yalısında neler yaşadığını bilen biri olarak; oğullarından, torunlarından, gelinlerinden ayrı... Hayat arkadaşı ile, içi kan ağlayarak koca evin yanlızlığında yaşadığını düşününce; onca mal, mülk, parmakla gösterilen şirketler, dev holding ve sonunda bir gece, hiç beklenmedik anda duran kalp...

Cızzz eden içime, bir kez daha dedim ki: Hayat sana, bana, ona güzel değil. Hayat hepimize güzel...

Değerini bilmeyip ipin ucunu kaçırsakta ara sıra, şu 35 yaş sonrası hikayesi var ya, çok inanmak lazım ona, milat tayin etmek lazım hayatlarda. Hakikaten bir kabuk değiştiriyorsunuz... Düşünceler öyle yer değiştiriyor ki, işte o sınıra gelince öyle bir yakalıyorsun ki ipi, sıkı sıkı, hiç bırakmazcasına...

Yanında sevdiklerin, burnunda ev kokun ve aşkın en güzel hali ile...

Güzel günler olsun sana, bana, hepinize, hepimize.

Özlen ben, azıcık heyecanlı, azıcık dalgalı, oldukça da kararlı...
 

Yayın tarihi: 11.01.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (10)

O kadar güzel yaziyrsunuzki ,her yazinizi en az 5 defa okuyorum, yzilarnizi Almancaya nasil cevire bilirim bu güzel yazilarinzi cocuklarminda okumasini cok istiyrum,Saygilar dilerim

12.01.2012 00:32:45 bayram babür

Begeniyorsanız ne mutlu bana,teşekkür ediyorum iyi dileklerimle...

HARİKA GERÇEKTEN DE..

11.01.2012 15:59:20 FATMA KILINÇ

Çok teşekkürler Fatma hanım.sevgilerimle

10 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER