Ana sayfa
Hürriyet Aile'yi Facebook'tan takip edinHürriyet Aile'yi Twitter'dan takip edin

Pembe Güç

Özlem Aysoy

Başlangıç noktası Gamze olsun!




Her şey bir yazı ile başladı….

Ben yazının sözden hep daha etkili olduğuna inananlardanım. Çünkü derler ya hani atalarımız “Söz uçar, yazı kalır.” Doğru gerçekten…

İzmir’de yaşayan bankacı Gamze Akbaş lösemiye yakalandıktan sonra kendi bloğundan 3 yaşındaki oğlu için hissettiği endişesini satırlara, yazıya dökünce tüm Türkiye ayağa kalktı.

İçimizden biri sevgili Gamze. Bir insan, bir kadın, bir anne her şeyden önce…

Gamze’yi öyle iyi anlıyorum ki…. İnsan bu teşhisle karşı karşıya kaldığı an, hele ki sorumlulukları varsa, daha farklı yaklaşıyor hastalığa. Kendinden önce, "çocuğum, çocuklarım" diyor…

Teşhis, hastalık, tedavi, sonuçları, ilaçlar hiçbiri önemli olmuyor hastanın gözünde ailesinden ve çocuklarından öte….

İşte bu yüzden herkeslerden farklı olarak, gerçekten ve yürekten anladım ben GAMZE’yi…..

Bakın size ne buldum dünyadan… (Kaynak: Bone Marrow Donors Worldwide)

18.721.70 kemik iligi bağısşçısının kayıtlı olduğu "Dünya Kemik İligi Bankası"na üye Türkiye kemik iligi merkezlerinden; Ankara Üniversitesi'nde toplam 5437, İstanbul Üniversitesi'nde ise 25436 kayıtlı kemik iligi donürü var. Toplam sayı: 30873.

Turkiye ile hemen hemen aynı nüfusa sahip İngiltere'de toplam donör sayısı; 800 binin üzerinde.

Almanya'da ise bu rakam, 4 milyonun uzerinde ve "Alman Kemik İliği Bankaları"na kayıtlı 50 bin civarında Türk bulunuyor.

Ülkemizdeki kemik iligi bağışlarının artışı, sizlerin vereceği 1 tüp kan ile olacaktir.

“Gamze için 1 Tüp Kan” bu çalışmaların başlangıç noktası hatta mottosu olsun bence….

“Peki nasıl donör olurum?” diyenlerdenseniz, buyrun bu konuda da ufak bir yardımım olsun siz sevgili bağışçılara….

18-50 yaşında sağlığı müsait olan herkes kemik iliği bankasına gidip başvuru formu doldurabilir. Bir tüp kan verenler bulaşıcı hastalık testinden geçiriliyor. Hastalık taşımıyorsa bankaya kaydediliyor. Gönüllü vericinin kayıtları bilgisayara işleniyor, hastalarla uyum sağlarsa daha ileri tetkik yapılmak için çağrılıyor. Uygunsa genel anestezi altında kemik iliği alınıyor. Vericinin leğen kemiğinden özel iğneler aracılığı ile alınan kemik iliği, bir torbaya aktarılıyor. Operasyon ve dikiş gerektirmiyor ve hiç acı duyulmuyor. Kemik iliği vericisi ertesi gün işine dönüyor.

Ankara'dan ilik donörü olmak isteyenler: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, İbni Sina Hastanesi, Akrabalık Dışı Kemik İliği ve Kordon Kanı Bankası Tel: (312) 508 24 44.

İstanbul'dan ilik donörü olmak isteyenler: Çapa Tıp Fakültesi İlik ve Doku Nakli Merkezi

İzmir'den ilik donörü olmak isteyenler: Ege Üniversitesi Kan Merkezi irtibat no: 390 40 29 Randevu alarak gidiliyor

Hadi! Eğer bugüne dek harekete geçmediyseniz, şimdi, bu yazıyı okuduktan hemen sonra, bulunduğunuz ilden size en yakın merkezi arayarak randevu alın ve kanınızı verin.

Kim bilir belki de Gamze’nin hayatını kurtaracak donör siz olursunuz!

Özlem Aysoy
17.02.2012
ÖZLEM AYSOY KİMDİR?
 

Yorumunuzu Yazın

Kalan Karakter :

www.hurriyetaile.com web sitesindeki yazarların ve yazar yazılarının, katkıda bulunanların, soru soranların, yorum yazanların, iletişim platformu ile bilgi ve düşünce paylaşanların veya herhangi bir kanaldan site veya ziyaretçileriyle iletişim kuranların görüş ve düşünceleri, site editörlerini, modaretörlerini ve site hazırlayıcılarını bağlamamaktadır. Bu görüş ve düşüncelerin sorumluluğu tamamen ilgili kişilere aittir.

3 Okuyucu Yorumu

  • figen

    21.02.2012

     
    bence gamze hanımı en iyi anlayabileceklerden birisiniz özlem hanım.inşallah Allah'ın izniyle şifasını bulur gamze hanım ve yavrusuyla, sevdikleriyle birlikte uzun bir hayat yaşar inşallah. bütün hastalarımıza acil şifalar diliyorum. ankaradan çokkk selamlar

    Kalan Karakter :

  • burcu yılmaz

    17.02.2012

     
    bende vermeyi cok ısterım unv öğrencısıyım ama ıstalbulda yasamıyorum gamze ablaya nasıl ulastırabılırım onun ıcın bende yardım etmek ıstıyorum....

    Kalan Karakter :

  • Nadir Şener Hatunoğlu: matematikçi-bilim uzmanı /

    17.02.2012

     
    Sn. Özlem AYSOY merhaba. Her yazınızdaki uyarılar için -kendi adıma- teşekkürlerimi sunuyorum. 'Üç yaşındaki çocuğun annesi' tanımı, beni çocukluk yıllarıma götürdü. On yaşımdaydım. Annem hastaneye götürüldüydü. Üç yaşındaki kız kardeşim bana emanet edildi. Hüznümle birlikte bir de kız kardeşimin ağlayışları, beni pek etkiliyordu. Annesiz kalmanın ne denli yıkıcı olduğunun bilincine O zaman vardım. Çocukların hepsine analı- babalı yıllar... *Nadir ŞENER HATUNOĞLU: matematikçi-bilim uzmanı*

    Kalan Karakter :

 

Yazarın son yazıları