Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

BOŞANMA SÜRECİNDE ÇOCUKLARINIZI SİLAH OLARAK KULLANMAYIN

 YAZARI TAKİP ET X
Obengül Ejder’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Mutlu Aile Mutlu Çocuklar Aile ve Evlilik Terapisti, Psikoterapist Dr.
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

4 yaşındaki kızını 11 aydır göremediğini söylüyordu bir danışanım. "Boşanma sonrası hayatım cehenneme döndü, kızımın kokusuna hasret kaldım, onu bana karşı silah olarak kullanıyor annesi" diyordu.

Öykü almaya başladığımızda ise bu savaşın küçücük bir kız çocuğunun hayatını nasıl mahvettiğini fark edemeyen ebeveynle ordusunu ve onların bitmek bilmeyen savaşını görüyoruz.

7 yıl önce evlendik, daha nişanlılık aşamasında sorunlarımız vardı, aileler bir türlü anlaşamadılar. Evdi, eşyaydı, düğün hazırlığıydı derken her şey sorun oldu aramızda.

Hep bir umudumuz vardı, evlenince yaşadığımız bu kabus bitecekti. Ama sandığımız gibi olmadı. Evlenince başka sorunlarla boğuşmaya başladık, eşimin ailesi bizim evden hiç çıkmamaya başladı bu sefer. Ya eşim onlardaydı, ya da onlar bizim evde.

Evdeki her hareketim gözetim altındaydı, bir yandan sürekli eleştiriliyordum, bir yandan da benden talep edilenleri yerine getirmeye çalışıyordum. Evde tartışmalar hiç bitmiyordu.

İkinci yılımızda eşim çocuk istedi, ailelerimiz eğer bir çocuk yaparsak evlilik problemlerimizin kaybolacağını, her şeyin düzeleceğini söylüyordu. Sonunda bir kızımız oldu, dünyanın en mutlu erkeği, en şanslı babasıydım. Aramızda ilginç bir şekilde bağ oluştu. Onu göğsümde uyutuyor, sabaha kadar nefesini izliyordum.

Ancak kabus yeni başlamıştı, bu sefer anneler çocuk bakma yarışına girdiler. Eşimin anneliğini benim babalığımı beğenmemeye başladılar. Şimdi de anne babalığımız eleştiriliyor, çocuğa kim daha fazla hediye alacak, kim daha fazla bakacak, çocuk kimi daha fazla sevecek yarışı başlamıştı.

Artık ayrı odalarda yatıyor, birbirimize dokunmuyor, giderek uzaklaşıyorduk. Her tartışmamız küçücük bir şeyle başlıyor, “Senin annen, senin baban”la kocaman olup bitiyordu. Artık nefes alamaz hissettim kendimi, bu böyle olmayacak ayrılalım dedim. Eşim ve ailesi önce reddetti, 3 ay daha dayanmaya çalıştım ancak ev giderek daha yaşanmaz bir hal alıyor, çocuğumun yeme problemi giderek artıyor, huzursuzlaşıyordu. Bu sefer eşim boşanalım dedi, hemen kabul ettim, anlaşmalı bir şekilde boşandık.

Evliliğimiz bu kadar gürültülüyken, boşanmamızın bu kadar kolay ve sakin olması beni şaşırtmıştı. Aileler de büyük bir soğukkanlılıkla bu iş yürümüyor, gençler anlaşamıyor madem boşansınlar dedi.

Ama cehennem ondan sonra başladı. Meğerse hepsi planlıymış. Eşim ve ailesi “Bu yaptığının cezasız mı kalacağını sandın?”diyerek çocuğumu alıp gittiler. Başka bir şehre ve eve taşındılar. Babası karakola kızımı dövüyor diye şikayet etmiş, evden uzaklaştırma cezası verdiler. İtiraz dilekçeleri, mahkemeler, davalar, iftiralar, avukatlar derken tam 11 aydır kızımın kokusuna hasretim. “Onun babaya ihtiyacı yok, dedesi babalık yapıyor” diyorlar.

Ne telefonla konuşabiliyorum, ne yüzünü görebiliyorum. Olayı tam bir savaşa çevirdiler, beni sadece kızımla vuracaklarını anladıkları için onu silah olarak kullanıyorlar. Maalesef ne avukat, ne mahkeme kızımı görebilmemi sağlayamadı. Ben şimdi kızımsız ne yapacağım doktor hanım? 

Yayın tarihi: 24.11.2017
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.