Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

“Z KUŞAĞI”

 YAZARI TAKİP ET X
Nuran Çakmakçı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Eğitim Hürriyet'i Hürriyet Gazetesi yazarı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Ben hep bizim ergen irisini böyle sanıyordum, meğerse değilmiş. Suç benimkinde değil, doğum tarihindeymiş. Yani benim zaman yönetimi zayıf olan, sürekli yerinde duramayan, dünyayı kendinin yönettiğini sanan yavrucuğum çok ama çok masummuş. Uzmanlara göre 2000 sorası doğanlar “Z kuşağı” diye isimlendirilen benimki gibi ergen irileri bir önceki X neslinden bile farklılar.

Uzman psikolog Selda Özen, “Yeni neslin değer sistemlerinde önemli farklılıklar olduğunu görmekteyiz. Örneğin ‘Doğru’ kavramına baktığımızda bizlere göre bir şeyin doğru olabilmesi için bilimsel açıdan ispatlanmış olması önemlidir. Araştırmalı ve kanıtlamalıyız. Oysa yeni nesil için bu geçerli değil. Onlar için doğru kavramı ‘görecelidir’, herkese göre farklı olabilir. ‘Mutlaka’ kelimesi onlar için oldukça uzak bir kavram. ‘Mutlaka’ dediğinizde karşılığında duyacağınız ilk kelime ‘Niçin’dir. Bir diğer örnek ise, biz anne-babaları ve eğitimcileri sanırım en çok endişelendiren kavramlardan biri olan ‘Saygı’ ile ilgili verilebilir. ‘Büyüklerine karşı saygılı olmalısın’ cümlesi yeni nesil tarafından pek anlaşılır bir cümle değil. Saygı, yeni nesil için de önemli hem de çok önemli ama onlara göre saygı ‘kazanılmalıdır.’ Yani bir kişiye sadece yaşı, pozisyonu veya bulunduğu makam nedeniyle saygı gösterilmesini anlamakta zorlanıyorlar. Saygının karşılıklı olduğunu düşünüyorlar, yani siz de onlara saygı göstermelisiniz ve sizin içtenliğinizi hissetmeliler. 2000 sonrasında doğan kuşak için ise bu konular daha da net ve geçerli. Bu örnekleri çoğaltabiliriz... Sabır, iletişim, sadakat vb. kavramların giderek farklılaştığını gözlemleyebiliyoruz” diyor.

Saygısız ve egoist değillermiş!

Hani biz onları “saygısız, egoist, dikkatsiz, teknoloji bağımlısı” olarak nitelendiriyoruz ya, yavrucukların hiç suçu yokmuş. Üstelik onlara bu yakıştırmaları yapmamız kendilerine yardımcı olmayı değil, onları anlamamızı sağlıyormuş. Kendilerinden önce doğanlardan daha kötü ve daha tuhaf değillermiş. Sevgili anne babalar, şunu iyice anlamalıymışız ki, onlar sadece farklılarmış.

Doğrusu uzmanlara göre bunları söylemek kolay ama onları çeken biz annelere göre bu iş o kadar kolay değil.

Şimdi gelelim bu kuşağın özelliklerine… Daha rahatlar, kendi haklarının farkındalar, kendilerini önemsiyor ve koruyorlar, hızlı öğreniyorlar, aynı anda birden çok konuyla ilgilenebiliyorlar, esnekler. Bunlara daha pek çok olumlu yön ekleyebiliriz. Ama dikkat sürelerinin giderek kısaldığını, sabır eşiklerinin düştüğünü, uyku sürelerinin azaldığını, duygularını doğru şekilde ifade etmekte zorlandıklarını da görüyoruz. Özellikle duyguların doğru ifade edilmesi konusunda yaşanan sıkıntının empati gelişimini olumsuz yönde etkilediği ve bu durumun da ileriye yönelik bir risk oluşturabileceği düşünülüyor.

Teknoloji hayatlarının en önemli parçası

2000 doğumlu, dünyayı kendileri yaratan afacanların hayatında teknoloji çok önemli bir yer tutuyor. Yapılan araştırmalarda bilgisayar başında geçen süre giderek artıyor ve çocuklar giderek daha erken yaşta teknolojiyle tanışıyorlar. Onları sürekli iletişim ağının içinde tutuyor teknoloji ve bu onlar için çok önemli. ‘Takip edilmek’ önemli, yazdıklarını kaç kişinin okuyor ya da beğeniyor olduğu önemli. Onlara bir yol tarif etmeniz gerekmiyor. Her türlü bilgiye çok rahat ve hızlı bir şekilde ulaşabiliyorlar tek tuşla. Bu durumun hem yararları hem de riskleri var tabi.

İnternet ortamında giderek ağır kelimeler kullanabiliyorlar, empatide zayıflar.

Gelelim işin bam teline, bu yeni nesil otorite ve sınırları algılama ve kabul etmekte zorlanıyor. İç denetimleri de gelişmediği için tepkilerini kontrol etmekte zorlanıyorlar. Hani birden parlayıp, odalarına kapanıyorlar ya bundan olsa gerek.

Sonuçta aile disiplinini bir kez daha gözden geçirip, hayal kırıklıkları da yaşamalarına fırsat verip, gereğinden fazla korumayacağız. Yani onlara sunduğumuz olanakların sınırlarını çizip, disiplin sistemi uygulamasına dikkat edeceğiz.

Yayın tarihi: 28.12.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (1)

Bilimsel çalışmalara saygı ile.. Konu irdelenirken,her veri devrede mi acaba? Doğum tarihiyle sınıflamak, burçları anımsatıyor gibi. Çocuk, yaşam ortamına göre biçimleniyor; yıldızına göre değil. Sn.Nuran Çakmakçı son paragrafta uyarıyı yapmış; tebrikler. *Nadir Şener Hatunoğlu: matematikçi-bilim uzmanı*

28.12.2012 15:24:23 Nadir Şener Hatunoğlu