Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

SOSYAL MEDYADAKİ TEHLİKELER VE ÖNLEMLER-1

 YAZARI TAKİP ET X
Nuran Çakmakçı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Eğitim Hürriyet'i Hürriyet Gazetesi yazarı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Tüm dünyadaki kullanıcı sayısı toplamda yedi yüz milyona yaklaşan Facebook, ardından twitter gençleri olduğu kadar çocukları da etkisi altına alıyor. Birçok konuda geri olan Türkiye, facebook kullanımında ilk beş ülke arasında yerini alıyor. Amerika Birleşik Devletleri 155 milyon kullanıcı ile birinci sırada yer alıyor. Yaklaşık 35 milyon kullanıcı ile Endonezya ikinci, otuz milyon kullanıcı ile İngiltere üçüncü ve yirmi sekiz milyon kullanıcı ile Türkiye dördüncü sırada. 6 Mart 2011 - 6 Nisan 2011 tarihleri arasındaki bir aylık süre içerisinde Facebook’a Türkiye’den 1.101.400 yeni üye katıldı. Ekim 2010 – Nisan 2011 arasındaki altı aylık istatistiklere baktığımızda Facebook’un Türkiye’deki kullanıcılarının yüzde 37’sini 18-24 yaş aralığındaki gençler oluştururken, yüzde 30’unu 25-34 yaş aralığındaki kullanıcılar, yüzde 10’unu 35-44 yaş aralığındaki kullanıcılar, yüzde 10’unu 13-15 yaş aralığındaki çocuklar ve yüzde 9’unu 16-17 yaş aralığındaki çocuklar oluşturuyor. Türkiye’deki Facebook üyelerinin yüzde 36’sı kadın, yüzde 64’ü ise erkek.

Elleri telefonlarla bilgisayarla bütünleşen çocuklarımızı bütün bunlardan nasıl uzak tutacağız? Bu yeni medyayı nasıl verimli kullanacağız?
ABD Başkanı Barack Obama, seçim kampanyası sırasında müzik kanalı MTV’ye konuk olduğunda kızları hakkında kendisini en çok sosyal paylaşım sitesi Facebook’un endişelendirdiğini söyledi. Obama kızları, Saşa ve Malia hakkında kendisini en çok neyin endişelendirdiği sorusuna “Facebook” yanıtını verirken, “Şu an beni en çok endişelendiren şey Facebook. Bakın Facebook’un kurucuları internette bir devrim yaptı. Ama Malia herkesin tanıdığı bir genç ve ben onun özel hayatını korumak durumundayım. Yaşı geldiğinde kendi kararlarını verebilir ama şu an güvenlik gerekçeleriyle bir Facebook sayfası yok” dedi.

ABD Başkanı bile sosyal medya için endişelenirken, bizim de endişelenmemiz gerekiyor. Evet, sosyal medya yetişkinler için olduğu kadar, çocuklar için de risk. Ama, çözüm yasaklamak mı? Uzmanlar buna hayır diyor. Çocuklara bu riskleri aktarıp, kullanmasını öğretmek. Onlara gore sosyal medya sokak gibi. Nasıl sokakta tehlikeler varsa, sosyal medyada aynı tehlike ve şiddet var.

ODTÜ Eğitim Fakültesi’nden Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Kürşat Çağıltay bakın bu konuda aileleri nasıl uyarıyor?

Sosyal medya siteleri ağırlıklı olarak ABD kaynaklı olduğu için bu konudaki kuralları da genelde orası belirliyorlar. Örneğin Facebook sosyal ağ üyeliğinde 13 yaş sınırı olmasına rağmen Türkiye’de birçok çocuk yaşını farklı göstererek sosyal ağlara üye oluyor. Kasım ayında yayınlanan bir raporda İsveç’te 2 yaşındaki çocukların yüzde 40’ının internet kullanıcısı olduğu rapor edildi. Bu yaşta internet kullanmaya başlayan çocukların sosyal ağ kullanmak için 13 yaşını beklemeleri çok da gerçekçi gözükmüyor. 13 yaş öncesinde çocukların sosyal ağ kullanması durumunda ailenin çok yakın kontrolu altında olması öneriliyor. Bazı sosyal ağların sadece küçük yaştaki çocukları üyeliğe kabul etme çalışmaları olmasına rağmen yaygın sosyal ağ servisleri gibi başarılı olamıyorlar.

Aileler kontrolü bırakmasın

Nasıl çocuğumuzun normal yaşamdaki hayatını belli bir düzeyde kontrol ediyorsak sosyal medyada da aileler çocuklarını kontrol etmeli.

Çocuğumuzun kimlerle arkadaşlık ettiği, nereye gittiği, nasıl vakit geçirdiği gibi konuları ailelerin sorma/sorgulama hakkı olduğu gibi sosyal medya içinde benzer kurallar geçerlidir. Ancak, burada katı yasaklamalar ile değil karşılıklı anlaşarak koyulan kurallar oluşturulması daha anlamlı. Sosyal ağda isimlerden çok paylaştıkları hassas bilgiler esas sorunu yaratır. Ayrıca rumuz ile açılan hesaplar üzerinden nasılsa kimliğim belli değil diye daha kontrolsüz davranışlarda bulunma riski de var.

Paylaşılan resimlerin içeriklerinin ve kimlerle paylaşıldığının çok kritiktir. Uygunsuz resimlerin paylaşılması durumunda bu resimlerin bir daha internetten silinmemesi gibi bir riskin bulunduğu öğretilmeli. Bu riskin ortadan kaldırılması için çocukla yapılan anlaşmada sosyal ağ üzerinde paylaşılan tüm resimlere ailenin de bilgisi olmalı.

Çocuğun evden dışarı çıkması yasaklanmalı mı ki, sosyal medyayı da yasaklansın. Eğer “internet sokaktır” diyorsak sokağa çıkmayı yasaklamak değil, sokaktaki riskler ile başa çıkmayı öğretmek gerekli. Sosyal medya hayatın bir parçası olmuşsa, yasaklamak değil onunla ve riskleriyle yaşamayı öğrenmemiz gerekli

Devam edecek… 

Yayın tarihi: 07.12.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.