Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

SINAVZEDE ANNE

 YAZARI TAKİP ET X
Nuran Çakmakçı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Eğitim Hürriyet'i Hürriyet Gazetesi yazarı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Tam 25 yıldır eğitim haberleri hazırlıyorum. 25 yıldır onlarca sınav haberi yaptım. Annelerle, çocuklarla konuştum. Sınav kaygısını milyonlarca kez yazdım. Kaygının zararlarını defalarca haberleştirdim. Sınavlara oldum olası karşı çıktım. Çocuk ve ailenin iletişimine verdiği zararları, derin izleri yakından takip ettim.

Şimdi tüm bu süreci yakından yaşıyorum. Oğlum 8. sınıfta. Bu yarışın içindeyim. Yanlış anlamayın kararlarımdan vazgeçmiş değilim. Bizde aile dayatması değil, akran dayatması var. Kaygı da, harala gürele sınava hazırlanma da sürüyor. Bizim ergen irisinin kendisine, bize ayırmak için zamanı yok. Yıllardır severek oynadığı basketboldan bu yıl uzaklaştı. Satranç onun için bir tutkuydu, turnuvalara gitmez oldu. Varsa yoksa test kitapları ve sınavlar var. Bu arada müthiş bir çalışma temposu mu var, sanıyorsunuz. Hayır. Ama bu tempoda oluyormuş gibi duygu hali sanki onu rahatlatıyor. Her gün bana, “Şu arkadaşım günde 300 soru çözmüş” gibi cümlelerle geliyor. Kendisini bu karşılaştırmalarda kötü hissediyor, bazen morali bozuluyor, her şeyi bırakıyor, bazen sıkı sıkıya sarılıp gece yarılarına kadar soru çözmeye çabalıyor.

Birlikte yapmak istediğimiz tüm etkinliklere ders çalışacağı gerekçesiyle karşı çıkıyor. Hafta sonu yürüyüşler, birlikte yemek yemek için geçirilen zamanları bile boşa harcanacak zaman olarak nitelendiriyor.

Benim ve babasının söylediklerinin hiç önemi kalmıyor. Çünkü tamamen akranlarının etkisi altında. Her ne kadar “Oğlum, bu hayatının en önemli şeyi değil. Kaybedeceğin bir şey yok. Elinden geleni yap, yeterli” şeklindeki sözlerimiz de kifayetsiz kalıyor. “Boş ver şu sınavları, okulun çok iyi bir okul” dediğimde ise, “Sen benden ümidi kestin, sınavı kazanmayacağımı düşünüyorsun” serzenişleriyle karşılaşıyorum.
Dediğim gibi bütün bunlar karşısında düzenli ders çalışıp, yüzlerce soru çözdüğünü sanmayın. Sadece çalışıyormuş gibi yaparak, biraz belki kendini rahatlatıyor. Ama bu yoğun baskı onu gergin, çatışmacı, agresif yapıyor. Dahası biz anne-baba olarak ona bu durumda pek fazla destek olamıyoruz. Zaman zaman konuşup, rahatlatmaya çalışıyor, stresini azaltılmasını sağlıyoruz. Ama dershane ya da okula gittiğinde bu girdabın içine tekrar giriyor.

Yıllardır “yarış atı” gibi çocukları bu sınavlara hazırlayan ya da hazırladığını sandığım anne-babaları şimdi anlıyorum. Ergenliğin tavan yaptığı bu dönemde sınavların ne kadar yanlış olduğunu, çocukların bir tarihe kilitlenmesinin, bunun da gelecek kaygısını yaratmasının yaralarını bizzat yaşıyorum.

Geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya oğlumun bu durumunu anlattım. O da işte bu nedenlerle sınavın kaldırılmasını istediklerini söylüyor. Ama yine de iyi okullar için eleme olması gerektiğini, bunun için de sınavın olabileceğinin altını çiziyor. Yani, sınavlar bitmiyor, bitemiyor.

Şimdiden çocukları sınava girecek ailelere söylüyorum. Her ne kadar bu sınavları takmasanız da, karşı çıksanız da sonunda çocuklarınız bu yola giriyor. Garip bir girdap bu. Siz siz olun onu bu girdabın içine atmak yerine, mümkün oldukça bizim gibi kenarında, köşesinde tutmaya çalışın. Çünkü o bir yıl ne olursa olsun ilişkinizden çok şey götürebilir.  

Yayın tarihi: 23.04.2013
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (2)

Sn. Nuran ÇAKMAKÇI merhaba. İkinci kez sayfanıza konuk olduğum için özür diliyorum. Dar alanda olabildiğince yoğun deyimler kullanıyorum. Matematikte 'Kazanılan bilgileri kullanmalı' söyleminin tercümesi şu: Çok sayıda soru çözmeli. Çocuklara başarı dileklerimle.. *Nadir Şener Hatunoğlu: matematikçi-bilim uzmanı*

23.04.2013 14:46:39 Nadir Şener Hatunoğlu

Saygı ile.. Çocuk bayramında mutlu yıllar. Yarış, yazgımız. Çocuklara, biinçli çalışma yönteminde yardımcı olalım. Matematikte bilgi tek başına yetmez; bilgiyi kullanarak sorunu çözme alışkanlığı kazanmalı çocuk. İkiz-kenar üçgenin tüm özelliklerini verelim çocuğa; sonra da soru yöneltelim. Bilgileri kullanma becerisi olan çocuk çözebilir. Bilgi hamalı olmayalım; kullana-bilelim. *Nadir Şener Hatunoğlu: matematikçi-bilim uzmanı*

23.04.2013 12:00:22 Nadir Şener Hatunoğlu