Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

SİLİK ÇOCUK MU, GÜÇLÜ ÇOCUK MU? KARARI SİZ VERİN…

 YAZARI TAKİP ET X
Nuran Çakmakçı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Eğitim Hürriyet'i Hürriyet Gazetesi yazarı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Biz yetişkinler nasıl çabuk büyüyoruz değil mi? Çocukken kurduğumuz hayalleri, yaşadıklarımızı, bir büyük olsak bunları yapmaz diye kendimize verdiğimiz sözleri nasıl unutuyoruz?

Niye mi söylüyorum? Çünkü, ben yaşıyorum da ondan. Küçükken bir çocuğum olsa onun her istediğini yapardım diyordum, bakıyorum şimdi her istediğine “hayır!” diyorum.

Yetişkin olduğumda çocuğumu dinler, onunla asla çatışmazdım diyorum şimdi alasını yapıyorum.

Bakıyorum, sadece ben değil çevremdeki birçok kişi böyle. Hele “benim zamanımda…” diye başlayan büyüklerden nefret ediyordum. 40’lı yaşları devirirken kendimi bu sözlere başlarken görüyorum, üstelik bundan hafif hafif de gururlanıyorum.

Oğlumu sık sık “Ben senin yaşındayken…”diye uyarırken kendimi yakalıyorum, üstelik bir de haklı olduğuma inanıyorum.

Yok yok siz bunları sakın yapmayın.

Çocuğunuzun da sesi çıksın, kendini ifade etsin. Oğlum daha küçük yaşlarda iken hoş bunun dersini gayet iyi almış, onunla güç savaşına her girdiğimde kaybetmiştim ama. Sanırım zaman hızla geçiyor ve hafızamız hep bizi yanıltıyor. Bakıyorum ara ara yine onunla güç savaşına giriyor, hatta bazen galip gelmek adına yanlış da olsa bazı şeylerde diretiyorum.

Kendi Olmayan, Büyüklerinin Gözüne Girmek için Öyleymiş Gibi Davrananlara Dikkat!

Aslında büyüklerinin istediği gibi davranan, onların her talimatına, öğütüne uyan ya da uyuyormuş gibi davranan ama içinde fırtınalar esen çocukları ben pek sevmiyorum. Özellikle bazı kız çocukları bu role girmeyi çok seviyor. Uzmanlar onlara “uygulu” çocuk diyor. Yani kendi olmayan, büyüklerinin gözüne girmek için öyleymiş gibi davrananlara dikkat!

Oğlumun bir arkadaşı vardı. Her bize geldiğinde eline kitabı alır, “Nuran Teyze ben kitap okumayı çok seviyorum, kitap okumadan yatmıyorum!Televizyondan nefret ediyorum ” diyerek göz ucuyla da oğlumu süzüyordu. Oysa filmleri izlemek için can atıyor, bir yandan da bizde kaldığı zamanlar oğlumu o filmleri seyretmek için el altından baştan çıkarmaya çalışıyordu.

Sadece benim onu görmek istediğim gibi davranıyordu. Sevimli kız, cici kız rolünü üstleniyordu.

Aslında bir çocuk için bu çok tehlikeli bir şeymiş anladım. Yani kendi gibi davranmıyor, büyüklerinin isteğine göre rollerini seçiyor.

Aman anneler dikkat! Bu tuzaklara düşmeyin.

Çocuğunuzla çatışın, güç savaşına girin. Bırakın o gücünü göstersin, ama karakterini silmesin, sizin istediğiniz gibi davranmasın. Biliyorum öyle çocuk çok ideal, ama ya büyüdüğünde, yetişkin olduğunda ne oluyor diyorsunuz?

Silik, tepkisiz, karakteri oturmamış bir baba ya da anne…

Hoşunuza gitti mi?

Yok yok siz vazgeçin, empati kurun, bırakın özgürce çocuğunuz kendini ifade etsin.

Yayın tarihi: 10.05.2011
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (6)

Sn.Nuran ÇAKMAKÇI, konuya doğrudan giriyorum: Aşağılık Kompleksi. İki tip: 1)İçedönük 2) Saldırgan. İçedönük, eksiğini onarma telâşındadır. Bunun ilerisi,kendini kanıtlama evresidir ki çoğu kez 2. tip olarak belirir. Usame Bin Ladin, çok zengin bir ailenin, elli iki çocuğundan biri. Annesi Suriyeli olduğu için ailede hep dışlanmış, aşağılanmış. O da kendini değerlendirme, daha sonra da kanıtlama evresine bombayla başlamış:"Ne kendisi eyledi rahat, ne âleme verdi huzur; çekilip gitti dünyadan.

10.05.2011 12:38:28 Nadir Şener Hatunoğlu: matematikçi-bilim uzmanı /

Sayın Şener çok haklısınız. Değişik bir bakış açısı kazandırdınız bize...

10.05.2011 14:07:52 Nuran Çakmakçı

Nuran hanım; böyle bir çocuğa o kadar hasretimki anlatamam, 13 yıldır oğlumla savaşıyorum, 2 gün güzel gün geçirsek 3.gün savaş, ama çoğunlukla kaybetmişimdir, çünkü benden daha fazla ısrarlı ve zekice davrandığı için. sebebi benim ve onun istekleri arasında, ben sorumluluklarını bilip, programını aksatmadan uygulamasını istiyorum, oysa 2 gün yapsa 3.gün yapmıyor,İstemediği her şeye karşı, toplumdaki haksızlıklara, istemediği kurallara karşı her zaman tepkili ve öz fikrini söyleyen bir çocuk.

Ah Fatma hanım, Aslında çocuğunuzun tepkili ve haksızlıklara karşı olması çok güzel ve olması gereken bir şey.Ama Türkiye ortamında ileride de özellikle de üniversite yıllarında bu durumu devam ettirmemesi en büyük temennimdir.Korkarım ki tersi bir durumda çok acı çeker,çok çelişkiye düşer ve buna da en çok analar üzülür.Benim kızımda 8 yaşında ve o da oldukça özgüvenli ve hakkını da fikrini de çok fazla savunan bir çocuk.İleride bende bu tarz durumları yaşamasından korkuyorum her anne gibi.

10.05.2011 13:27:23 İLKNUR KARABAT

Fatma Hanım İlknur Hanım Ülkemizde bazı yerlerde evet sus pus çocuklar seviliyor ve beğeniliyor, hatta takdir ediliyor. Ama, bizler 20 yıl sonrasının yetişkinlerini yetiştirenler olarak onlara özgüven aşılamalıyız. Evet, çevreyle daha fazla mücadele etmemiz gerekiyor, ama pes etmeyelim bence.. Özgürce ama terbiyeyle, özgüvenli ama şımarık değil çocuklar yetiştirmeliyiz...

10.05.2011 14:07:11 Nuran Çakmakçı

çok haklısınız, bizler her zaman çocuğumuzu bir birey olarak kabul ettik, kendini, fikirlerini önemsedik, sosyal bir çocuk, şımarıklıktan yapmıyor sadece kendini fazlaca ifade ediyor, bizler bu durumunu tolere ediyoruz ama maalesef toplum, özellikle eğitimciler onun bu durumdan çok şikayetçi,nuran hn.bahsettiği sus pus çocuk karakteri istiyorlar, çünkü güçlü çocuklar maalesef onları zorluyor, eğitimcilerin çocuk psikolojisi ve davranışı konusunda eğitim almaları gerekiyor.

6 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER