Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

ŞİKAYET

 YAZARI TAKİP ET X
Nuran Çakmakçı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Eğitim Hürriyet'i Hürriyet Gazetesi yazarı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Geçtiğimiz günlerde telefonda bir anne, çocuğunun okulunu şikayet ediyor. Öğretmeninin şiddete varan tacizinden söz ediyor. Özenerek seçtiği kolejde, çocuğunun nasıl da duygusal ve fiziksel şiddete maruz kaldığını gözyaşları içinde anlatıyor.

Bu durumu mutlaka okul yönetimine bildirmesi gerektiğini, öğretmenin bu durumundan haberdar etmesini söyledim. Karşımdaki ahizenin ucundaki ses, “Ama çocuğum orada okuyor, ya başına bir şey gelirse!” diyor. Başka bir gün yine başka bir veli yine öğretmeni şikayet ediyor. Öğretmenin sınıfta bazı çocuklara ayrımcılık yaptığını, yoksul çocukları nasıl azarlayıp, ayrı sıralara oturttuğunu anlatıyor. Her ikisine öğretmenin adını soruyor, izlemeleri gereken yol yöntem konusunda ipuçları veriyorum. Ama, o kendisinin hakkını benim aramamı istiyor. 

Bir psikolog arkadaşım aradı. Onu arayan bir anne başka bir terapistin çocuğuna nasıl zarar verdiğini, önerdiği cezanın çocukta nasıl travmalar yarattığını anlatıyor. Anneye bu terapistin ismini sorduğunda ısrarla saklıyor. Arkadaşımın amacı da böyle şarlatanları dernek aracılığıyla meslektaşlarına duyurmak ve yaptırımda bulunabilmek. Bütün ısrarlarına rağmen isim alamadı. Bu anne de psikolog arkadaşımın araştırma yapıp bu terapisti kendisinin bulmasını istiyor.

Şimdi şöyle bir etrafınıza bakın. Ne kadar çok şikayet eden insan var. Ama, bunun çok az bir kısmı bu konuda mücadele ediyor, bu tür insanları deşifre ediyor ya da adım atıyor. Birçoğu, “Aman benim çocuğuma dokunmasın da ne yaparsa yapsın” anlayışı içinde. Hatta bazıları “Eşim çok kızar” diyerek çekincesini dile getiriyor.

Bir anne olarak çocuğunun o öğretmen ya da psikologdan gördüğü zararı düşünmek yerine korkularının esiri oluyor. Aralarından bazılarını biliyorum, sırf çocuğunu o okulda okuttuğunu göstermek, eşe dosta hava atmak uğruna bütün bunlara sessiz kalıyor. Başka konularda pençelerini çıkaran, hakkını arayan bu kadınların sessizliğinden, olayları görmezlikten gelmesinden, kendi yerine başkasının hakkını aramasını istemesinden ben pek sıkıldım.

Ya şikayet etmeyin, ya da rahatsızsanız hakkınızı arayın ne olur. Çocuğunuza kim olursa olsun zarar veremez, vermesine de izin vermeyin. Bu kadar sessiz kalır, korkak, başka konforların esiri olursanız çocuğunuzda olabilecek travmalar da sizin de payınız olur.

Yayın tarihi: 09.04.2013
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (2)

Çocuklarımızla her kelimeyi tartarak konuşup,her davranışımızla örnek olmaya çalışırken,kimse onları yaralayacak,ileride travmalara yol açacak davranışlarda bulunamaz,ne devlet okullarında,ne özel okullarda,ne hastanede,ne de sokakta...Yapanlar kesinlikle uyarılmalı,gerekirse cezalandırılmalı... Sevgilerimle Elif Demirbaş

10.04.2013 17:34:10 elif demirbaş

Saygı ile.. Sınıfta çocuk zaptetmenin zorluğunu biliyorum. Hele bir de 50-60 ise.. Özel okullar sınıf mevcudu, araç-gereç ve öğrenci profili açısından şanslıdırlar. Yine de pürüzler olur; olacaktır. Öğretmen, sabır küpünü tıka-basa doldurmalı. Sınıf-içi etkinliği, çocuğu yoğurmalı. Sosyal sınıf ayrımcılığı, bence eğitsel cinayettir. *Nadirt Şener Hatunoğlu: matematikçi-bilim uzmanı*

09.04.2013 12:25:47 Nadir Şener Hatunoğlu