Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

OKUL SEÇİMİ-2

 YAZARI TAKİP ET X
Nuran Çakmakçı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Eğitim Hürriyet'i Hürriyet Gazetesi yazarı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Okul seçerken en iyisi kendinizi fazla germeyin. Çocuğunuzun hayatı için en önemli kararı vermiyorsunuz. Sadece seçeneklerden birini tercih ediyorsunuz. Bu işi en doğru, en isabetli yapmanın da formülü yok. Sadece sizin kriterlerinizle, okulların kriterlerini karşılaştırın, geçmişine, tarihine, eğitim modeline bakın ve karar verin. Olmadı, değiştirirsiniz. Yüzlerce veli memnun olmadığı için çocuğunu başka bir okula alabiliyor. Hata yapma şansınız var. Ayrıca bütün bu kriterler somut değil ki, doğruya ulaşabilirsiniz. Okul iyi olabilir, ama o okuldaki çocuğunuzun sınıfındaki öğretmen pek tecrübeli, iyi olmayabilir. İmkanları süperdir, ama o imkanları kullanacak yönetim zafiyeti vardır. İyi niyetle kurulmuştur, ama işleyişte sorun vardır.

Anlayacağınız internette de baksanız, gidip bizzat inceleseniz fiziki imkanlar size cazip gelebilir, ama okulun içi, sınıfın içi konusunda tam bir fikre sahip olamayabilirsiniz, olmamanız da normal. İşte size burada en iyi ipuçlarını yine o okuldaki veliler verir. Ama onlara da kanmayın. Çünkü, her velinin ve çocuğunun beklentisi farklıdır. Biri memnunsa, diğeri beklentilerini bulamadığı için memnun değildir. En iyisi sosyo ekonomik olarak, pedagojik olarak benzerliğiniz olan bir aile ile varsa temas kurun onun beklentilerinin sizin beklentilerinizle örtüşüp örtüşmediğine bakın.

Daha önce de dediğim gibi bu işi ne kadar gözünüzde büyütürseniz o kadar işiniz zor.

Şimdi gelelim, sınav endeksli olmayan, aktivite ve biraz da çocuğa öncelik verdiğini iddia eden okullara. Bu tür okullar sınavları çok önemsemiyor gibi gözükebilir, ama ufak ufak da hazırlık yaparlar. Onlar için çocukların mutlu olması, yeteneklerinin ve kişiliklerinin öne çıkması yeterli. Eğitimlerini bunun üzerine kurarlar. Öğretmenlerin yaklaşımı da bu okullarda biraz farklıdır. İmkanları, sosyal etkinlikleri biraz fazladır. Aklınıza gelen her türlü aktiviteye çocukları yönlendirirler. Bu okullarda hareket esastır. Bir gün okulun koridorlarına gittiğinizde ordan oraya koşturan, sırayla giden çocuklar görebilirsiniz. Bu tarz kurumlarda öğrenciler sürekli hareket halindedir. Bir bakarsınız beden eğitimine, bir bakarsınız seramik atölyesine, bir bakarsınız aşçılık eğitimine giderler. Bir sınıfa kapalı kalmazlar. Okul içindeki bu aktiviteler dışında, okul dışına da bu okulların öğrencileri çok çıkar. Yerinde, yaşarak öğrenmeyi esas alırlar. Çocuklara ilginç projeler verirler, aileleri de zaman zaman işin içine katarlar. Daha doğa, çocuk odaklıdırlar.

Ama bu tarz okullarda da daha öncekiler gibi öğretmenler önemlidir. Okulun bu misyonunu iyi sindirmişse öğretmen, çocuğa çok faydalı olabiliyor. Ama, bazen bu misyona uymayın, kendi bildiğini okuyan, kendi öğretmenlik stilini çaktırmadan uygulayanlar da olabiliyor.

Bu tarz okulların bazılarında veliler, SBS yarışında geride kaldıkları şikayetlerinde bulunabiliyor, akademik başarının küçümsendiğinden yakınabiliyorlar. Okullar da bazen bu istekler doğrultusunda yön değiştirebiliyor.

Biliyorum veli olacakların işleri çok zor. Bütün bunlar arasında seçim yapmak, neyin, hangisinin çocuklarına uygun olduğunu bulmak kafalarını daha da karıştırıyor.

Ben böyle durumlarda çocuklarıyla okullara gitmelerini, annelik hislerinin onları yönlendirmelerini öneriyorum. Evet, çocuklar kadar, anne babalar için de bu bir dönüm noktası okula başlangıç.

Ama seçim yaparken de sadece fiziki ortamıyla da yetinmeyin. O okulun öğretmen seçim kriterlerini de gözden geçirin. Kaç yıllık öğretmenler çalışıyor? Nasıl seçiliyorlar? Rehberlik hizmetleri nedense herkesin pek önemsemediği bir konu. Özel bir okulda mutlaka her sınıf seviyesinde bir rehber öğretmen olmalı. O rehber öğretmen odasında kapalı değil, teneffüslerde, derslerde öğrenciler arasında gezmeli. Her çocuğu yakından tanımalı. Sadece yaramazlıklar zamanında ya da sınav stresinde çocuğun karşısında değil, ihtiyacı olduğu her anda yanında yer almalı. Teneffüse çıkmıyorsa, tek başına bahçede dolaşıyorsa, ya da sürekli arkadaşlarını vurup kaçıyorsa bunu ilk fark eden rehber öğretmen olmalı. Onun için rehber öğretmen görüşme saatlerini sorgulayın, çalışma sistemini iyi irdeleyin. Küçük yaş grubunda onun gözlemleri çok önemli. Size belki de duymak ya da görmek istemediğiniz tüm gerçekleri o fısıldayacaktır.

Okul seçimi yaparken hijyeni, mutfağı, güvenliğini de göz ardı etmeyin. Yemekler nereden geliyor, nerede pişiyor, kimler çalışıyor? Hijyen kontrolü nasıl yapılıyor? Listeler nasıl hazırlanıyor? Gıda uzmanı var mı? Yazılı listelere sadık kalınıyor mu?

Güvenlikte kimler çalışıyor? Nasıl işe alınıyor? Kantininde satılan yiyecekler nasıl?

Kütüphane öylesine dört duvar arasında olması gereken bir yer mi? Yoksa çocukların sık sık gittiği, girmekten zevk aldığı bir mekan mı?
Yaş gruplarına göre beden eğitimi, müzik salonları var mı?

En önemlisi okulun koridorlarını, girişini iyice inceleyin. Çocukların başarıları, el emekleri mi buraları süslüyor, yoksa otel lobisi kıvamında mı çocukları ağırlıyor? Sınıf duvarlarında çocukların izleri var mı? Onların çalışmaları yansıtılmış mı? Oturma düzeni arka arkaya mı, yüz yüze mi? Masalar, sandaliyeler ergonomik mi?

Sakın abarttığımı düşünmeyin. Çünkü, çocuğa önem veren, çocuğa göre fiziki yapısını, çalışanını ayarlayan okul bilin ki en uygun okuldur. Sadece pazarlamadan ibaret, caf caflı, beş yıldızlı otele özenen okullardan aman uzak durun. O kocaman binalar, çocukların kendini eğreti hissedecekleri, benimsemeyecekleri kurumlardır.

Okul bahçesinde şöyle bir oturun ve öğretmenlerle çocukların iletişimini izleyin. Öğretmenler çocuklara sürekli direktif veriyor, kural hatırlatıyor, hatta bağırıyorsa arkanıza bakmadan hemen uzaklaşın. Ama, onlarla göz teması kurup, birlikte oluyor, hatta eğleniyorsa sizin için doğru okul orasıdır.

Koridorlarında çocuk sesi olan, müziğin nağmeleri mırıldanan kurumları tercih edin. Çocukları tek bir kalıba sokmaya çalışmadan, onları öğrenmeye ve araştırmaya teşvik eden okulları gezdiğinizde hissedersiniz.

Sözlere değil, yapılanlara bakın. Kültürel, sportif, sanatsal, toplumsal neler yaptıklarını üşenmeden sorgulayın.

Bu arada kuşkusuz en önemli şeylerden biri de yabancı dil öğretimi. Bu dili nasıl öğretiyorlar? Tahta başında mı, yoksa şarkılarla, doğal ortamlarında mı? Yabancı öğretmenlerin nereli olduklarına, aldıkları sertifikalara, eğitimlerine bakın?

Bütün bunlardan sonra size çok irdelediğiniz için farklı bakan bir okul yönetimi ile karşılaşırsanız orada daha fazla durmayın. Tam tersine bütün bunları sorguladığınız için sizi destekleyen, hatta daha fazlasını göstermeye çalışan bir okuldaysanız uzaklaşmayın, kalın.

Bütün bunları yaparken de, samimi, sıcak ve güleryüzlü olanları tercih edin.  

Yayın tarihi: 07.05.2013
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (1)

Saygı ile.. Makinemdeki sürçme nedeniyle 2.kez konuk oluyorum. Yerinde söylem: Beğenmezseniz, okulu değiştirirsiniz. İzninizle tanık olduğum trajik olaylar nedeniyle parantez açmak istiyorum: Ameliyat, en son çaredir. Naklen gelen öğrencilerimin dışlandığını, dövüldüğünü, alay konusu yapıldığını gördüm. Bu travma, çocuğun temel yapısını ömür boyu etkileye-biliyor. Yavrularımıza, iyi geçimli şanslar diliyorum; yürekten. *Nadir Şener Hatunoğlu: matematikçi-bilim uzmanı*

07.05.2013 15:10:56 Nadir Şener Hatunoğlu