Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

MEKTUP VE ÇİÇEK

 YAZARI TAKİP ET X
Nuran Çakmakçı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Eğitim Hürriyet'i Hürriyet Gazetesi yazarı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Pazar günü benim için muhteşemdi. Malum “Anneler Günü”. Oğlumun elleri kalem tutmaya başladığı andan itibaren ondan hep bugüne özel bana bir resim, okuma yazma öğrendikten sonra el yazısı ile mektup yazmasını istedim. Bu yıl da geleneğimiz bozulmadı.

Beyaz ve mor menekşeler arasında defterinden kopardığı bir kağıda el yazısı ile yazdığı “Annem” başlıklı şahane bir mektup aldım. Sabah baba oğul beni kahvaltı masasına beraber götürüp, sonrasında mektuplu çiçeği verdiler. Çiçekleri mi koklayayım, mektubu mu önce okayayım şaşkınlığı içinde birinden başladım.

"Çocuktur, nasılsa anlamaz" dediğim birçok şeyi öyle güzel ifade etmiş, duygularını öyle güzel kağıda dökmüştü ki, bir solukta mektubu bitirdim. Tahmin ettiğiniz üzere gözyaşları içinde oğluma sıkı sıkı sarıldım. O gün beni üzmemek için elinden geleni yaptı. Yatağını topladı, kahvaltı masasına zamanında geldi, inanmayacaksınız ama dişlerini bile sabah ikiletmeden fırçaladı. Güzel bir sohbetin ardından büyükannemize gittik, diğerini de İstanbul dışında olduğu için telefonla aradık.

Biz her yıl oğlumla bu özel günlerde mektuplaşırız, bazen ben ona, bazen o bana yazar. Sonra da bu mektupları saklarız. Ben oldum olası duygularımı yazıyla ifade etmeyi severim, ama oğlum da sanırım benim genlerimi taşıyor, o da kargacık burgacık çirkin yazısına rağmen kendini iyi anlatıyor, duygularını güzel ifade ediyor, ya da bana öyle geliyor.

Şimdi bu mektupları ve bana çizdiği resimleri biriktiriyorum. Kelimeleri kısaltarak mesajlaşmaya alışmış çocukları ve gençleri düşünüce yaptığımızın çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. Hatta laf aramızda belki bir gün sevdiği bir kıza da bir mektupla duygularını açıklar diye düşünmüyor değilim.

Size de öneririm, gelip geçici hediyelere tav olmayın. İnanın bana mektup da saksı çiçeği de çok kalıcı ve etkileyici...

Yayın tarihi: 15.05.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (2)

Sn.Nuran Çakmakçı merhaba. Bildiğiniz gibi, kişinin kendini en iyi ifade edebildiği alanların başında, 'mektup' gelir. 'Asker mektubu, gurbetçi mektubu, aşk mektubu...' Yoğun duygularla örülüyor. Çiçekler de bu duyguların katalizörü oluyor sanki. Mevcudu kalmayan kitabımdan : 'Pusudaki bir panter// Gül tomuruna bakışım.// Açmasın açmasın yeter// Alev alev yanışım. Bir şiirime de 'Mektup' adını vermişim.Taze gençlere en iyi dileklerimle.. *Nadir ŞENER HATUNOĞLU: matematikçi-bilim uzmanı

18.05.2012 23:45:32 Nadir Şener Hatunoğlu: matematikçi-bilim uzmanı

Merhaba, Ben de mektuplara bayılan bir anneyim ve kızım da bir mektupsever olarak büyüyüor.Mektuplar düşünülerek ve özenilerek yazıldığı için sıradan hediyelerden çok daha anlamlı benim için... 3 yaşındaki oğlum bile kağıtlara çiziktirip,mektup yazdım diye ellerimize tutuşturuyor şimdiden ... Okumayı,yazmayı seven annelerin çocukları da (mecburen) okumayı ve yazmayı seviyor ve dolayısıyla iş annelerde bitiyor... Sevgilerimle.. Elif Demirbaş

15.05.2012 17:40:03 Elif Demirbaş