KURALLAR VE ÇOCUKLAR

OĞLUM 13 YAŞINDA. ONU BÜYÜTÜRKEN ÖYLE FORMÜLLER, SAATLER, CEZALAR, ÖDÜLLERE ESİR OLMADIM. AMA ZAMAN ZAMAN BAŞVURDUM. HELE ANNELİĞE İLK ADIM ATTIĞIM ZAMANLARDA ÇARESİZ DOKTORUN DEDİĞİ BENİM İÇİN KANUNDU.

 YAZARI TAKİP ET X
Nuran Çakmakçı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Eğitim Hürriyet'i Nuran Çakmakçı

Oğlum 13 yaşında. Onu büyütürken öyle formüller, saatler, cezalar, ödüllere esir olmadım. Ama zaman zaman başvurdum. Hele anneliğe ilk adım attığım zamanlarda çaresiz doktorun dediği benim için kanundu.

Şu saatte, şu kadar emzirilecek, şöyle yatırılacak, şunlar yedirilecek, uyutmadan önce yapılacaklar vs. Sonra baktım çocuk dediğin şey öyle zamana, kitaba göre yetiştirilmiyor. Hislerime kulak verdim. Sezilerim bana yol gösterdi. Her cezaya başvurduğumda oğlum gittikçe arsızlaştı. O zaman da ipin ucunu kaçırdığımı anladım. Ama her onunla oturup konuştuğumda, sabırla onu dinlediğimde yaptığı yanlış şeyleri yapmamayı öğrendi. Ödül verirken de mümkün oldukça rüşvet gibi değil motive edici olarak kullandım. Ama sonradan öğrendim ki, öyle çok ödüle boğmamak da gerekir.

Yani anlayacağınız sevgili anneler öyle ceza, ödül gibi şeylere pek rağbet etmeyin. Hislerinizi dinleyin ve onların gösterdiği yolda devam edin.

Şimdi bakıyorum bazı televizyon programlarında “Süper Dadı” lardan medet uman aileler var. Aman aman onlara dikkat! Aşırı yaptırımlar, kurallar silsilesi ile çocuk yetiştirilmiyor. Bu arada yanlış anlamayın ben çocukları salın, bildiklerini yapsınlar da demiyorum. Kuralları birlikte koyun ve çocuğunuzun ne olursa olsun ayakta kendi başına kalmasına izin verin. İzlediğim programda “ceza paspası” gibi garip bir şey vardı. Çocuk hata yaptıkça bilmem kaç dakika o paspasın üzerinde oturtuluyor, sonra da “Hadi şimdi benden özür dile” diye sufle veriliyor, yok sufle de değil, çocuktan söylenmesini istediğimiz şeyler tekrar ettiriliyor ve sonra da sorun çözümlenmiş gibi kucaklaşılıyordu.

İşte ben bunlara kıl oluyorum. “Hadi ablaya teşekkür et!”, “Hadi benden özür dile!” Yok, yapmayın lütfen. Sürekli özür diletmeyin çocuklara. Bırakın hata yaptıklarını kendileri gerçekten anlasın ve o zaman hata yaptıklarını size itiraf ettirsinler. Bu tür ezberlerle sorunu çözdüğünüzü sanmayın, bu tuzaklara düşmeyin. Sorunu sadece ertelersiniz, sonra daha da büyük bir şekilde karşınıza çıkar. Eğer çocuğunuz gerçekten hata yapmışsa bunun nedenlerini araştırın. Arkadaşını dövmüşse, sabah uyanmıyorsa, odasına kapanmışsa ona ceza vermek ya da bağırıp çağırmaktansa neden bu davranışa yöneldiğini düşünün. Birlikte araştırın, konuşun. Konuşmak istemezse de siz empati kurun. Onu zorlamayın, yaptırımlar uygulamayın.

Tabii ki evin kuralları olacak, çocukların da yapmaları gerekenler. Ama bunlar zoraki değil, birlikte hareket edilerek, isteyerek ve anlaşılarak uyulmalı.

  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI

Saygı ile.. Yazmıştım; tepe saçı dökülenler yan saçı uzatıp, tepeye seriyor. Bana da salık verdiler. Tersine saçımı tam ortadan ayırdım; tepem şimşir gibi parladı. Olsun; 'Doğal en güçlüdür' kavlince, umursamadım. Nuran hanım doğruda karar kılmışsınız: 'Analık sezgileri...' Komşu ineğini otlasın diye dağa bıraktıydı. Üç saat sonra bir baktık, inek eve geldi. Sordum; dedi ki 'Ahırda danası var; süt verecek.' Sezgiler, bilimsel süzgeçten geçmeli *Nadir ŞENER HATUNOĞLU: matematikçi-bilim uzmanı*

24.04.2012 Nadir Şener Hatunoğlu: matematikçi-bilim uzmanı /

Nuran Hanım, çocuğu ağlatma yöntemi diye bişey var. Yatağına alışması için mesela hiç almıycakmışız ilk gün 25 dakika ağlıyosa ikinci gün 15 dakikaya düşücekmiş sonra bir hafta sonra alışıcakmış. Bunlar bana çok zor geldi hiç yapamadım. Çocuk boğazı patlayana kadar ağlayarak bişey öğrenmemeli, bu çocukların büyüdüklerinde psikolojileri bozulmaz mı hep bundan endişeleniyorum. o çocuğu paspasa ya da sandalyeye inatla oturtmak şimdi işe yarıyor olabilir peki 18 yaşında ruh sağlığı nasıl olucak?

24.04.2012 çiğdem
3 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER