Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

KLASİK ÖĞRETMEN VE GÜNÜMÜZ GENÇLERİ

 YAZARI TAKİP ET X
Nuran Çakmakçı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Eğitim Hürriyet'i Hürriyet Gazetesi yazarı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Bir arkadaşımın bizim ergen irisini huy olarak andıran iki yaş büyük oğlu var. Müthiş zeki, yaratıcı ve öz güvenli. Bütün bunları övgüyle yazdım yazmasına ama bu saydıklarım ona sınavlarda zarar verdi. Özellikle öz güveni sınavlarda ona oyun oynadı. Çok başarılı bir öğrenciyken ve Türkiye’nin en iyi liselerinden birini kazanacakken bu yüzden daha alt liselerden birini kazandı. Şimdi gittiği yeri seviyormuş gibi görünüyor, ama yine de pek mutlu olduğu söylenemez.

Her neyse bizim konumuz onunla değil, öğretmeni ile. Oğlumuzun en iyi dersi matematik ve fen. En sevdikleri dersler de onlardı. Onlardı diyorum çünkü geçmiş zaman. Liseye geçince özellikle o çok sevdiği, zevk aldığı matematik dersi kabus oldu. Çünkü, öğretmeni onun yazmasını istiyor. Her adımı kalemle kağıda aktarmasını bekliyor. Test usulü yetişen günümüz gençleri gibi oğlumuz da yazmaktan pek haz etmiyor. Bütün işlemleri kafadan yapıyor. Sonuç doğru. Ama öğretmen adım adım her kademeyi görmek, izlemekten yana. Sonuç beş üzerinden rakamla 1; yazıyla da bir.

Oğlumuzun annesi geçen günlerde öğretmeni ziyaret ediyor. Durumu aktarıyor: “Benim oğlum kinestetik, hareketli. Bugüne kadar böyle çalıştı. SBS’ye 3 yıl boyunca hazırlanırken de çocuk defter tutmadı, okul da tutturmadı. Çünkü bu çocuklar maalesef işlemi hızlı yapıp, sonucu bir an önce bulmaya odaklandılar. Şimdi lisede ona yazmak zor geliyor. Ne yapabiliriz?” diye yardım istiyor.

Ama klasik eğitim sisteminin iyi bir temsilcisi olan öğretmenimiz “Hayır, yazacak, defter tutacak” diyor. Belki halkı. Ama bu çocuğu böyle yetiştiren öğretmenlerin hiç mi suçu yok? 3 yıl üst üste çocukları yarıştıran, testlerle haşır neşir eden sistemin hiç mi günahı yok?

Hadi diyelim oğlumuzu öğretmen yola getirdi. Şimdi lise birinci sınıfta. Ama ikinci sınıftan sonra hazırlanması gereken büyük maraton YGS; LYS var. O da testle. Yani beş seçenekten birini doğru ve hızlı yapan kazanacak. Yine zamanla yarışan ve zihinden yapan başaracak.

Telefonlarında yazdıkları mesajlarda, bilgisayarda kullandıkları dilde sesli harfleri unutan, birbirine isimlerini söylerken bile kısaltarak tasarruf eden bu gençlere nasıl yazı yazdırıp, uzun uzun anlatmalarını bekleyeceğiz?

Yayın tarihi: 23.03.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (2)

Sn. Nuran ÇAKMAKÇI merhaba. Kinestetik çocuk sorunu önemli ve derin. Çağımız sorunları, uzun soluklu ve analitik düşünceyi gerektirmektedir. Robert KENEDY'NİN vurulması olayı, ayaküstü ahkâm kesmekle açıklanamaz. Büyük organizasyonlar da öyle. Deney ve gözlemlerimi yeterli gördüğüm için söylüyorum; çocuk çözüm aşamalarını belgelemeyi öğrenmelidir. Matematikten başka öykü, roman özeti yazdırarak da çocuğa bu sabrı, iradeyi kazandırmalıyız. *Nadir ŞENER HATUNOĞLU: matematikçi-bilim uzmanı*

23.03.2012 13:03:11 Nadir Şener Hatunoğlu: matematikçi-bilim uzmanı /

Nuran Hanım, peki suçlu kim, çocukmu, sistemmi, suçlu çocuk olmadığı kesin ama cezasını çocuk çekiyor, yazı yazmayı unuttular, test sistemi, akıllı tahtalar derken defter tutulmadı, görsel ve işitsel yollardan öğrenildi, oğlum aynı şekilde fen ve mat.en iyi dersi iken şimdi 5 üzerinden 2 sınavda işlem yapmadan sonucu buluyor, sonuç doğru ama okulda öğrt.kendi yöntemini istiyor. Çocukların hayatında tek öğretmen yokki dershane, özel ders vs.nota göre başarılı iken, başarısız, çözüm ve sonuç....