Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

KARARLIYIM, DIRDIR ETMEYECEĞİM

 YAZARI TAKİP ET X
Nuran Çakmakçı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Eğitim Hürriyet'i Hürriyet Gazetesi yazarı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Oğlum eşimle tatilde, ben çalışıyorum. Malum eğitim için yoğun bir dönem. Bana çalışmak, onlara tatil yapmak düşüyor. Gönül rahatlığıyla onları tatile gönderdim. Ben de bir süre sonra onlara eşlik edeceğim.

Giderken de çantasına onlarca kitap tıkıştırdım. Seçmesi için ısrar ettim, bir iki tanesini tercih etti, geri kalanını ben buldum. Okuması için defalarca hatırlattım. Buraya kadar normal, ama her telefon açtığımda “Oğlum, kitap okudun mu?” sorusunu o kadar sormuş ve ona o hiç farkına varmadan o kadar söylenmişim ki, bir süre bizimki telefona çıkmamaya, daha sonra babasının zoruyla telefonun öbür ucuna geldiğinde “Anne, farkında mısın, bana günümü nasıl geçirdin?” diye sormuyorsun sözleriyle kendime geldim.

Evet, haklıydı. Yüzüme bir şamar gibi vurdu bu sözleri. Haklıydı aslında. Her konuşmamızda ona direktifler veriyor, onları yapıp yapmadığını teyit etmek için defalarca soruyordum.

Güneş yağını sürdün mü, güneş sonrasını baban iyice sürdü mü, şapkanı taktın mı, soğuk su içtin mi?

Kendime Ayna Tuttum

Arka arkaya benim ona sorduğum en fazla soruları sıralayınca gıkım çıkmadı. Yalnızım ya, zaman çok. Kendimi 10-20 yıl sonrasına ışınladım. Sonra da geriye baktım. Sürekli oğluna direktifler veren, kaygılı, güvenmeyen bir anne. Her işine karışan, dahası dırdır eden, düşünüyormuş gibi gözüken fedakar anne..Pek sevimli değil...

Hemen sıyrıldım, aynada gördüğüm o profilden rahatsız oldum. O aynadaki yüzü hiç sevmedim. Oğlumun yıllar sonra beni öyle hatırlamasını istemedim.

Oturdum ona bir mektup yazdım. Gelince vereceğim.

Ama onun öncesinde ertesi gün aradım ve bazı şeyleri abarttığımı kabul ettiğimi belirttim. Bizimkinde hınzırca bir gülümseme ve gayet olgun bir ses tonu ile “Sıkma canını anne, ben o kadar takmıyorum” sözleri ise içten içe kızdırmadı değil.

Ama ne dese haklıydı. Beni algıladığı şekilden en kısa zamanda kurtulacak, dırdır eden anne profilinden kurtulacağım.

Şimdi bunun atrenmanları yapıyorum: “Oğlum, günün güzel geçiyor mu? “sorusunu en sevimli halimle sormaya hazırlanıyorum.

Yayın tarihi: 05.08.2011
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (4)

Anneler,evlatlarına karşı hep sorumluluk duygusu taşıdığından dolayı hep kendini doğruyu bilen öğretici olarak görüyor.ama annelik duygusu ile bazen dediklerini kabullendiriyor aslında oda yanlışın farkında ama kendi zamanı görgüsü ve yetişme tarzı bazen ön plana çıkıyor..bu nedenle yanlışın farkına varsada geç oluyor.Ama ANNE olmak hep sorumluluk ister.kimse evladının kötü biri olsun istemez

08.08.2011 11:53:18 Hatice TÜRKYILMAZ

Her seferinde aynı şekilde karar veriyorum, oğlumun yapması gerekenler konusunda ona güvenip, onun kendi kararlarını kendi vermesi konusunda, ama maalesef uygulayamıyorum, yaptığımın yanlış olduğunu bile bile yapıyorum, kendimi tutamıyorum ve her şeye müdahele ediyorum ama benim dırdırlarım kendimi yıpratmakla kalıyor, sürekli oğlumu düşünmekle kalıyor çünkü o yinede kendi doğrularını ve bildiklerini yapıyor, kendi çocukluğundan, kendi dünyasından kimseye ödün vermiyor.

4 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER