Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

GÖRME ENGELİNE RAĞMEN MİLYONLARCA ÖĞRENCİYİ GERİDE BIRAKTI

 YAZARI TAKİP ET X
Nuran Çakmakçı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Eğitim Hürriyet'i Hürriyet Gazetesi yazarı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Bugün sizlere iki süper kızdan söz edeceğim. Dolunay Kocabağ ve Nezihe Ezgi Menzi. Nezihe Ezgi Menzi’nin bugünlerde adını çok sık duyacaksınız. Menzi, milyonlarca öğrenci arasında şampiyonluk kürsüsüne oturan başarılı bir öğrenci. Ama, onu o kürsüye oturtan asıl şey satranç. Sadece ders çalışmak, test çözmek değil. Sosyal olmak, sporla uğraşmak ona ödül oldu. Çünkü, satrançta kazandığı uluslar arası başarılarla sınavda ek puan aldı. SBS’de 6.sınıfta 2 yanlışı varken, 7 ve 8’de bütün soruları yapmasına rağmen satranç yarışmalarında kazandığı başarıda aldığı 10 ve 15’er puan onu 3 yıl boyunca tüm soruları doğru yapan 21 öğrencinin en tepesine oturttu. Bu da benim her zaman söylediğim gibi sadece ders çalışmanın yeterli olmadığını gösterdi. Keşke Milli Eğitim Bakanlığı, bu özellikleri olan çocukları daha fazla desteklese. Resim yapanı, yurt dışında konser veren, sosyal alanda kendini gösteren, kısacası herhangi bir alanda öne çıkan ve başarısını belgeleyene de aynı imkan verilmeli.

SBS’nin diğer önemli ismi ise 1 milyon 98 285 öğrencinin başvurduğu SBS’de yüzde 8 görme engeline rağmen üç yıl boyunca tüm soruları doğru yanıtlayan ve milyonlarca akranını geride bırakan Bilfen Koşuyolu İlköğretim Okulu mezunu Dolunay Kocabağ oldu.

Doğuştan itibaren yüzde 92 görme kaybı olan Dolunay, SBS’de tüm soruları yanıtlayarak Türkiye 2’incisi 18 aday arasında yerini aldı. Ama bu sürede hobisi olan keman ve piyano çalmayı hiç bırakmadı. O da müzikten vazgeçmedi. Gerçi bu hobileri ona puan kazandırmadı ama onun azmi sınava giren tüm ve ikinci olan akranlarının önüne geçirdi.

Dolunay’ın ilköğretim müdürü Fatma Tuğcu, “Dolunay, çok çalışkan, azimli ve hayata pozitif bakan bir çocuk. O başarıya yürüdüğü bu yolda diğer arkadaşlarından farklı bir muamele görmek istemedi. Sadece, okulumuzda her öğrenci için uygulanan bireysel öğrenme modeli Dolunay için farklı bir boyut daha kazandı. Özel bir gözlükle görebiliyor. Dolunay’ın bu durumu, hem rehber hem de branş öğretmenleri tarafından yapılan daha detaylı çalışmalarla desteklendi. Ancak Dolunay okuldaki sınava hazırlık sürecinde, sınav formatından ayrı bir uygulamayı tercih etmediği gibi SBS’de de kendisi için verilen ek süresini kullanmak istemedi. Kısacası ayrıcalıklı olmak istemedi” diyor.

İki kız öğrenciye bakın. İkisi de disiplinli ve azimli. İkisi de sistemli ve disiplinli. Ama her ikisi de gerçek hayattan kopmadan, hobilerini bırakmadan sorumluluklarını da yerine getirmişler. Sınava hazırlanıyor diye çocuğuna sporu, müziği bıraktıranlara ders olsun.

Yayın tarihi: 17.07.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (1)

Sn. Nuran ÇAKMAKÇI merhaba. Bu anlamlı makalenizde tıkladığınız bir noktaya, rezonans oluşturmak istiyorum. Hayat tekdüze olmadığı için, çocuklarımızı da orkestrasyona alıştırmak durumundayız. 'Oğlum, kızım bırak şu müziği de ders çalış.' diyemeyiz. Benim resim- heykel yeteneğim yok; ama sergilerine bayılıyorum. *Nadir Şener Hatunoğlu: Matematikçi-bilim uzmanı*

17.07.2012 11:59:55 Nadir Şener Hatunoğlu