FARKLILIKLARA SAYGI

ADI ÖNEMLİ DEĞİL. İLKÖĞRETİM 6’INCI SINIFTA OKUYOR. DÖRT, BEŞ OKULDAN GÖNDERİLDİKTEN SONRA GİTTİĞİ SON OKULDA DA KAPILAR ONA KAPANSA BELKİ EĞİTİM HAYATI 12 YAŞINDA SONA ERECEKTİ.

 YAZARI TAKİP ET X
Nuran Çakmakçı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Eğitim Hürriyet'i Nuran Çakmakçı

Adı önemli değil. İlköğretim 6. sınıfta okuyor. Dört, beş okuldan gönderildikten sonra gittiği son okulda da kapılar ona kapansa belki eğitim hayatı 12 yaşında sona erecekti. Öğrenci okula uyum sağlamakta zorlanıyor, bazı rahatsızlıkları var. Psikolojik sorunlar yaşıyor. Sıkıldığı zaman kapıyı açıp, dışarı çıkabiliyor vs. 

Öğrenciyi kabul eden her okul, bir süre sonra kurallara uymakta zorlanan bu öğrenciyi kapı dışarı ediyor. Kimi nazikçe yapıyor, kimi aileyi çağırıp “Alın götürün çocuğu diyor”

Aile perişan. Sonunda umutsuzca bir okulun kapısını çalıyor. Bu kez durumu baştan anlatıyorlar. Okulun sahibi bir kadın. Duyarlı bir anne. “Merak etmeyin, biz elimizden geleni yaparız” diyor. Çocuk gittiği ilk sınıfta tuhaf karşılanıyor. Ancak, öğretmenleri sahip çıkıyor. Arkadaşlarının onu bir süre garipsemeleri üzerine bir gün kızımız öğretmeninden söz alıyor ve şunları söylüyor:

“Arkadaşlar, bana tuhaf tuhaf bakıyorsunuz. Benim bazı rahatsızlıklarım var. Garipsiyorsunuz biliyorum. Ama elimde değil. Ben sizin gibi değilim. Ama beni böyle kabul edin. Bazen çok sıkılıyorum, dersten çıkıyorum. Bazen canım yerde yatmak istiyor. Bunu yapıyorum. Bütün bunların nedeni de rahatsızlığım”

Bir süre önce garipsedikleri arkadaşlarının bütün bunları samimiyetle aktarması adeta bir milat oluyor. Sınıf arkadaşları o günden sonra onu sahipleniyor, kabulleniyor. Artık o da onlardan biri.

Bu kez bu kız arkadaşlarının iyi taraflarını görüyorlar. Yeteneklerini fark ediyorlar. Zaman zaman ondan destek bile istiyorlar. Yaptıkları çantaları, ördüklerini alıyorlar. Okulun tutumu, öğretmenin yaklaşımı bu öğrenciyi eğitime kazandırıyor.

Okulun sahibi ile konuştum. 

“Bugün olsa, ya da böyle öğrenci yine karşıma gelse yine alırım. Okulumdaki diğer çocuklar için de bu iyi oldu. Çünkü, onlar da farklılıklarla karşılaştı. Herkesin aynı olmadığını, başkalarına ne olursa olsun saygı duymayı öğrendiler. Üstelik bu kızımız çok yetenekli ve özel biri. Gelecekte sanatta çok ama çok önemli bir yere geleceğini düşünüyorum. Ailesi lise için onu sanata yönlendirecek. Öğretmenlerim ve öğrencilerimle gurur duyuyorum” diyor.

Bize de bu öğrenciye kapısını açan, ona saygı duyan ve en önemlisi öğrencilerine bu konuda da eğitim veren eğitimcilerin sayılarının artmasını dilemek düşüyor.

  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI

Okula da tüm eğitimcilerine de teşekkür etmek lazım. Bir çocuğu dışlamak yerine onu topluma kazandırmışlari o da tek başına değil teşvik etmişler. Aslında müdire hanımın en beğendiğim lafı şu oldu: bizim çocuklarımız da farklılıkları gördü ve onlara saygı duymayı öğredin. İşte bizim milletçe birbirimize daha saygılı yaşamamız ve güçlülerimizin farkında olmamız için bunu yapmamız şart. Ekinize sağlık.

03.11.2011 nihan yıldızkaya

Ne kadar güzel bir konuya değinmişsiniz Nuran hanım. Ama keşke okulun ve Müdüre hanımın da adını açıklasaydınız.Çok güzel bir iş yapmış çünkü.Bizlerin bile yapamadığı,farklılıkları çocuklara öğretmiş.Bravo hanfendiye.Yürekten kutluyorum....

02.11.2011 İLKNUR KARABAT
3 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER