Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

EV ADRESİ VE TELEFONU ASLA PAYLAŞMASINA İZİN VERMEYİN!

 YAZARI TAKİP ET X
Nuran Çakmakçı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Eğitim Hürriyet'i Hürriyet Gazetesi yazarı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

ODTÜ Eğitim Fakültesi’nden Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Kürşat Çağıltay sosyal medya ile ilgili çocuğa konulan yasakların onların daha fazla tepkisini çekmesine neden olacağın belirterek, onların bu durumda gizli kullanacağı ve daha fazla riske maruz kalacağı uyarısında bulunuyor.

Çağıltay, bakın ailelere neler söylüyor?

Sosyal ağdaki herkesle her şeyi paylaşmasına izin vermeyin. Paylaşmadan önce çocuğun “Bunu paylaşırsam ileride sorun olur mu?” sorusunu her zaman kendisine sorması öğretin. Ev adresi, telefon, nerde olduğu, gibi bilgilerin paylaşılmaması, hassas kişisel resimlerin (plaj vs) kesinlikle konulmaması, küfür hakaret içeren yazıların (3. kişiler hakkında olsa bile) yazılmaması konusu her zaman hatırlatılmalı. Aile düzenli olarak bu tür mesajların paylaşılıp paylaşılmadığını kontrol etmeli.

Sokağın tehlikeleri ile sosyal medyanın tehlikeleri aynı. Nasıl sokakta çocuğun şiddete/zorbalığa maruz kalması mümkünse sanal zorbalık tehlikesi sosyal medya da da var. Çocuğun başka çocuklara sanal zorbalık uygulama tehlikesi de bulunuyor. Sanal ortamda kötü davranışa maruz kalan çocukların benzer kötü davranışı diğer çocuklara gösterebiliyor. Kötü niyetli kişilerin sokakta çocuklara yönelik tacizi sosyal medya için de geçerli. Sokağa çıkan çocuğa “tanımadığın kişilerle konuşma” uyarısı verildiği gibi aynı tavsiye sosyal ağ için de geçerli. Hassas kişisel bilgilerin hızla yayılması tehlikesi sosyal ağın en önemli risklerden. Bilindiği gibi internet asla unutmaz. Bugün yazdığınız yazı, yolladığınız resim 10-20 yıl sonra karşınıza çıkabilir. Bunun için “Yolla/Yayınla tuşuna basmadan iki kere düşün” prensibi hep akılda tutulmalı.

Çocuk sokağa çıkarken nasıl risklerden haberdar oluyorsa ya da uyarılıyorsa aynı yöntem sosyal medya için de geçerlidir. Yüzde 100 güvenli sokak olmadığı gibi yüzde 100 güvenli internet de yoktur. Önemli olan risklerle yaşamayı ve onlarla nasıl başa çıkılacağını öğrenmektir.

Aileler de mutlaka sosyal medyayı öğrenmeli, bilmeli

Aile öncelikle en az çocuk kadar bu ortamları kullanmayı bilmeli. Bisiklete binmeyi bilmeyen anne baba bisiklete binmenin risklerini ve önlemlerini de iyi kavrayamaz. Bu prensip sosyal medya için de geçerlidir. Sosyal ağda yer alan çocuk ailesinin de takipçisi olduğunu bilmelidir. Sokakta çocuk güvenliği nasıl sağlanıyorsa sosyal medyada da benzer yaklaşımlar geçerli. İlgi, risklerden kaçınma ve risklerle başetme yetisinin kazandırılması temel çözümdür.

Sağlığı da bozuluyor

Sosyal medya bağımlılık düzeyine gelmişse sorunların ortaya çıkması doğaldır. Aşırı klavye kullanımı nedeniyle ellerde ve vucutta meydana gelebilecek sağlık sorunları, uzun süre ekrana bakma nedeni ile gözlerde yorulma ve uykusuzluk en temel sorunlar arasındadır. Sinirlerle ilgili bir sorun olan “Karpal Tünel Sendromu” sık yaşanır. Bilgisayarda uzun süreli yazı yazmak ve fare kullanmak sonucunda ellerde oluşan ağrılı bir problemdir. Özellikle bilekte ve parmaklarda uyuşma, ağrı, kramp, şişlik ve yanma gibi sorunlarla kendisini gösterir. Tedavisi için fizik tedavi ve ileri durumlarda cerrahi müdahale gerekir. Uzun süreli bilgisayar kullananların bu soruna karşın özellikle yazı yazarken ellerini rahat ettirecek, yastık benzeri destek ürünlerini kullanmak en iyisi.

Gözlerde kuruluk, yanma, kaşıntı, bulanık görme ve baş ağrısı gibi rahatsızlıklar ekrana uzun süreli bakmaktan kaynaklanır. Gözlerin ekranda belli bir noktaya yoğunlaşması sonucunda göz kırpma sayısı azalmakta ve göz kuruluğu oluşmaktadır. Dakikada ortalama 25 kere gözümüzü kırparken bu sayı bilgisayar kullanırken bu sayı 8-10’a düşmektedir. Bu nedenle belirli aralarla gözlerimizi ekrandan ayırıp uzaklara bakmalı ve göz kırpıp göz kuruluğu etkilerini azaltmalıyız. Ekranın ışığının fazla parlak olması, üzerine ışık gelip yansıma yapması, yazıların boyunun çok küçük olması ve ekran masaüstünün karmaşık olması gibi durumlar da gözlerde yorgunluğa ve rahatsızlığa yol açabilir.

Son zamanlarda gündeme gelen bir problem de uzun süreli bilgisayar kullanımı obezitenin nedenlerinden birisidir. Bilgisayar başında sağlıksız beslenme sonucunda aşırı kilo alınmaktadır

Aile içinde uygulanacak en uygun yöntem regulasyondur. Yani, internetle sosyal ağ evde ne kadar süre ile ne şartlarda kullanılacak konusunda kurallar konulmalı ve bu kurallara sadece çocukların değil tüm aile fertlerinin uyması sağlanmalı. Aşırı kullanım durumu ortaya çıktığında bu sorunun nasıl aşılacağı da beraberce tartışılmalı. Sosyal ağlarda uzun zaman geçirmemek için ailece zamanlar yaratmalı, bu sürelerde bilgisayar, TV, telefon gibi tüm cihazlar kapatılıp aile tamamen birbiri ile etkileşim içinde olmalıdır. 

Yayın tarihi: 11.12.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.