Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

ETİKETLENEN ÇOCUKLAR

 YAZARI TAKİP ET X
Nuran Çakmakçı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Eğitim Hürriyet'i Hürriyet Gazetesi yazarı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Uzun yıllar eğitim yazarlığı yapan biri olarak başta İstanbul olmak üzere, Türkiye’deki birçok eğitim kurumunu yakından tanıyorum. Hepsine bizzat gitmesem de, gelen okuyucu mektuplarındaki beğenilerden ve eleştirilerden birçoğu ile ilgili az çok fikrim var. Ayrıca eşim de eğitimci.

Oğlum 3 yaşına geldiğinde biz okul arayışına girdik. Başta oturduğumuz yer olmak üzere İstanbul’da birçok semtte okul aradık. Yaklaşık 20 okul gezdik. Tabii veli olarak ilginç tecrübeler yaşadık.

Daha 3 yaşındaki çocuğa yoga yaptırma, matematik dehası yetiştirme konusunda iddialı olanlarını da tanıdık, bilmem ne yöntemiyle yetiştireceğine kadar kendine güvenene de rastladık. Oysa bizim istediğimiz, bir okuldan beklediğimiz tek şey vardı. Hijyen, güvenlik ve de en önemlisi yaşına uygun bir eğitim.

Büyük ümitlerle kapısını çaldığımız okullardan pişmanlık içinde ayrıldık.

3 Yaşındaki Çocuk Sınava Alınır mı?

3 yaşındaki çocuğu mülakata alana da, sınava sokarak kabul etmek isteyenlere karşı çıktım. Daha küçücük çocuğun neye göre sınava, mülakata alındığını kabullenemediğimden geriye döndüm.

Kabul ediyorum. Her çocuğun gelişimi ve öğrenme hızı farklıdır. Ancak bunu sınavla ya da mülakatla yapmanın, çocuğu o strese sokmanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Çocuğun gelişimini gözlemleyerek okula alabilirler ama bu bir sınav havasında olmamalı.

Çocuğu Oyundan Koparıp, Kitaba Boğmayın

Akademik odaklı olduğunu iddia edip, küçücük çocukları bu yarışa sokanlara kıl oldum. 3 yaşındaki çocuğa 6 yaşındaki çocuğun sorularını sorup kendilerince değerlendirme yapanlar benim tecrübeme, birikimime ters geldi.

Böyle olan okulların daha çocuğu okula almadan etiketlediğini düşündüm. 20 dakikalık, 1 saatlik görüşme ile mi çocukları anlayacaklarını hep merak ettim. Bana göre gelişim problemi olmayan her çocuk kurumlara rahatlıkla alınmalı. Her çocuk her alanda muhteşem gelişmeler gösteremez.

Görüştüğüm bir anaokulu müdürü “Senin çocuğunu kabul etmiyoruz” diyerek gönderilen ailelerin kendilerini suçlu hissedip çocuklara baskı yaptığını anlattı. Bu çocukların en değerli öğrenme ortamı olan oyundan ayrılarak sözde eğitim kurumunun önerisi ile materyaller ve çeşitli gelişim kitapları ile çalıştırıldığına üzülerek tanıklık ettiğini söylerken, gözleri doldu.

Ciddi gelişim problemleri olanlar hariç hiçbir çocuğun hazır olmadan oyundan koparılarak “akademik gelişim” adı altında birtakım eğitimlere zoraki yönlendirmesine hep karşı çıktım. Böyle düşünen kurumları da, yöneticileri de hep eleştirdim.

Öncelikle çocuğu çocuk olarak kabul eden, ona saygı duyan, oyun ortamından koparmadan öğretim yapan kurumları ise hep destekledim.

Eğer çocuğunuza okul arıyorsanız, gelecekte vermeyi düşünüyorsanız tercihinizi bence çocuğunuzdan yana kullanın.

Birtakım havalı şeyleri öne alan, bunları öğretiyorum iddiasında olanlardan uzak durun.
 

Yayın tarihi: 19.11.2010
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (2)

özel okullara göndermemek lazım aslında çocukları, hepsi paranın peşinde gibi geliyor bana

19.11.2010 14:40:05 Özlem Kuşçu

Oğlum 2 yaşından 3.5 yaşına kadar İstanbulda özel bir yuvaya gitti, saymayı, renkleri, şekilleri, vs... oyunlarla öğrendi, öğretildi... 3.5 yaşından 5.5. yaşına kadar Avustralya'da yuvaya devam etti; ingilizceyi, özgürce oyun oynamayı, paylaşımı, güzel havalarda bahçede oynamayı ve yeni yeni alfabeyi öğrenmeye başladı... yurt dışına gittiğimizde oğlumun bilgisi bayağı ilerideydi...[bunu zekilikle çok alakası yok tabiki, önceden öğrenmişti çünkü ) şimdi ana okuluna başlayacak... Önümüzdeki 3 yıl içinde Türkiyeye geri dönme planımız olduğu için onu önce özel bir türk okuluna yazdırmak istedik... sınav yaptılar ve oğlum başarılı bulundu, kabul edildi. okulda haftanın 8 saati matematik, sanırım 6 saat kadar da Türkçe eğitimi, 1 er saat sanat dersleri ve diğer dersler vardı, tam Türkiyedeki sisteme uygun. ancak maddi nedenlerden dolayı o anaokuluna göndermeme kararı aldık, ayrıca okulla ilgili bir duyumda almıştık (başarısız olan öğrenciler okuldan çıkartılıyormuş, hemde o çocuğun psikilojisi hiçe sayılarak). Bizde devletin okuluna gittik, adresimize bakarak hemen okula kayıdımız yapıldı ve sınavsız ve de herhangi bir ücret talep edilmeden. Tabi orada matematik ağır değil daha çok çocukların el becerilerinin gelişimi ön planda...oyunlarla eğitim var, sanatla ve sporla içiçe bir gelişim var. Umarım çocuğum için iyi olacaktır ama yakın zamanda ülkeme dönersem bu sefer de buradaki sisteme göre okulda geri kalmasından korkuyorum. çünkü gerçekten Türkiyede eğitim sistemi matematik ağrlıklı ve çocuklar bir koşturmacanın içerisinde, sınavlarda cabası... Sizin yazdıklarınıza katılıyorum ve eğitim sisteminin de öyle olmasını umuyorum. Bizde oğlumuzdan yana kullanıyoruz tercihimizi. Ama bu konular yazmakla ve tartışmakla bitmez... Bende paylaşmak istedim. Teşekkürler - iyi günler...

19.11.2010 01:13:07 Nazlı Ç.