Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

EĞİTİM SİSTEMİNİ KİM BU HALE GETİRDİ?

 YAZARI TAKİP ET X
Nuran Çakmakçı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Eğitim Hürriyet'i Hürriyet Gazetesi yazarı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

İki konuda çok güzel ahkam kesiyoruz.

Birisi eğitim, diğeri spor. Herkes, her an, her yerde bu ikiliyi konuşuyor. Ekonomi mi bozuldu, birileri yanlış davranış mı yaptı, suçlu belli: Eğitim sistemi.

Velisi de, öğretmeni de, öğrencisi de birbirini suçluyor. Öğretmen veliden, veli öğretmenden, öğrenci hem aile, hem de öğretmenden yakınıyor.

Kendimize bakmadan, hep başkasında hata arıyoruz. Şimdi şöyle bir başımızı elimizin arasına alalım ve ne olur adil olalım.

Ya da bir ayna alıp ona iyice bakalım. Sonra o aynanın arkasındakileri inceleyelim.

Hiç mi bizde suç yok?

Her şeyden önce veli olarak, anne baba olarak biz ne yapıyoruz?

Eğitimin bu hale gelmesinde hiç mi payımız yok?

Baştan başlayalım.

Çocuğumuzu gözümüzü kestirdiğimiz konu komşudan “iyi”diye duyduğumuz okula kayıt etmek için gönüllü bağış adı altında rüşvetleri biz birilerinin cebine sıkıştırmadık mı?

Okul seçerken kalitesine, öğrencisini nasıl yetiştirdiğine değil, havalı diye, konu komşu gönderiyor diye seçim yapmıyor muyuz?

Öğretmenleri, yöneticileri özel günleri bahane ederek hediyeye boğmadık mı?

Çook eskilerde mezuniyet törenleri okul bahçelerinde sade bir törenle yapılırken gösteriş merakımızla o törenleri beş yıldızlı otellere, yatlara taşımadık mı, cebimizden binlerce lirayı severek vermedik mi?

Çocuğumuz bir dersi anlamadığında okulla işbirliği yapıp, kendimiz destek verecek yerde, soluğu özel öğretmenlerin kapısında alıp, o sektörü canlandırmadık mı?

Sırf filancanın çocuğu oraya gidiyor diye, binasına, adına bakıp okul seçip, hava atmak için 1-2 saatlik mesafedeki okullara çocuğumuzu yarı uykulu şekilde servislere bindirip göndermedik mi?

Servisleri trilyonluk sektör haline getiren yine biz değil miyiz?

Hep yakındığımız dershanelere çocuğumuz sokmak için yarıştırıp, sonra da onları reklam aracı haline getirmelerine seyirci kalmadık mı?

Eğitimi A, B, C, D, E şıklarına sıkıştıran biz değil miyiz?

Çocuğumuz okulda şiddet gördüğünde ya da aşağılandığında “Aman öğretmen takar” diye sesimizi çıkarmayan yine biz değil miyiz?

Yıllarca çocuklarımızı yarış atı haline getiren ve onların üzerinde kendi okullarının ya da isimlerinin reklamını yapan öğretmenlere gıkımızı çıkarmayan, onların kapısında kuyruk olan yine bizler değil miyiz?

Düşünmeyen, sorgulamayan, ezberleten, robotlaştıran, test manyağı haline getiren okulları bağrımıza basmadık mı?

Eğitimi “A, B, C, D, E” şıklarına sıkıştıran yine bizler değil miyiz?

Öyleyse yakınmayalım.

İşe önce kendimizden başlayalım. Yanlışın neresinden dönersek dönelim, kardır. Hele eğitimde büyük kardır.

Çocuklarımızı papağanlaştıran, robotlaştıran öğretmenlerden de, okullardan da uzak durun.

Sizin gözünüzü boyamaya çalışan dershanelere, özel öğretmenlere kapınızı kapatın.

Sınav başarısına değil, kalitesine göre okul seçin.

Kaliteyi çok uzakta değil, yanıbaşınızda arayın.

Okul ararken isme, binaya, havuza değil, içindeki öğretmene, içeriğe bakın.

Yayın tarihi: 04.03.2011
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (15)

çok güzel bir yazı.

09.03.2011 18:11:46 neslihan daylan

Nuran hanım özel olmazsa size bir soru sormak istiyorum. Siz okul seçerken neleri baz aldınız acaba? Çünkü biliyorum ki her anne gibi sizde yakın takiptesiniz. Bazen söylenenlerle yapılanlar aynı olmayabiliyor. Sürekli okul değiştirmekte,çocukları yarıştırmakta hoş değil. 5-6 yaşındaki çocukların bile ailenin seçtiği okula göre belli bir gruba dahil etmeye çalışanlarla, düşünce yapılarını sorgulayanlarla karşılaştım. Beyaz yaka, siyah önlüklü günlerimizi özler olduk.

Eğitimin içinde biri olarak okul seçeceğimi konusunda doğrusu bu kadar zorlanacağımı tahmin edememiştim. Anaokulu için yaklaşık 20 okul gezdim. Tek istediğim şey hijyen ve güvenli bir kurum olmasıydı. Ama, karşımıza çıkan her okul yogadan dem vurdu, zeka oyunları oynattığını söyledi. Samimiyetlerine inanmadım. Sonrasında evime yakın ve ilköğretimi olan bir okulu tercih ettim. Daha güvenli ve temiz buldum. İlköğretimde de sınav kabusu yaşatmayacak, cendereye sokmayacak okulu buldum.

07.03.2011 09:22:28 Nuran Çakmakçı
15 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER