Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ÇOCUKLUKLA YETİŞKİNLİK ARASI

 YAZARI TAKİP ET X
Nuran Çakmakçı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Eğitim Hürriyet'i Hürriyet Gazetesi yazarı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Malum bizim ergen irisi 13 yaşında. Ama bizimki sulak yerde büyüdüğü için biraz 17 gösteriyor. Babası ve ben onun yüzünü görmek için ayak parmaklarımıza basıp yükseliyoruz dersem daha iyi anlarsınız artık. Eee tabii karşıdan karşıya geçerken eskiden ben onun elini tutmaya yelteniyordum şimdi o elini omzuma atıyor. Hafif hafif gururlanmıyor değilim. Ama bu hızlı boy atmanın getirdiği handikapları da yaşamıyor değiliz. Ufak bir şeyde bacak kasları yoruluyor, miyopu hızla artıyor, zaman zaman bacağına kramplar giriyor, sesi kalınlaşıyor, elleri büyüyor ve en önemlisi sık sık alışverişe çıkmamız gerekiyor. İşin cüzdan acıtıcı tarafı tabii pek kolay değil. İki ay önce aldığınız ayakkabı ve pantalonu yenilemeniz gerekiyorsa birazcık içiniz acıyor tabii.

Anlayacağınız o pek merakla beklediğimiz ergenlik hiç ama hiç kolay değilmiş. Kapıların kapanması, tepkiler, müzik dinlemeler, dalgın dalgın bakmalar, kıyafet beğenmemeler, anne babayı takmamalar, “ben büyüdüm” havaları artık başka yazı konusu.

Bu "genç mi, çocuk mu" arasında gidilip gelinen zaman diliminde bizimki de git-geller yaşamıyor değil tabii ki. Geçen hafta Buz Devri’nin galası için şahane bir teklif geldi. Ben oldum olası bu filmi pek sevdiğim için bu teklifi de geri çevirmedim. Ve heyecanla bizim ergen irisini aradım. Tabii unuttuğum bir şey vardı. O aslında bana göre küçük ama herkese göre büyük biriydi. “Anne, şaşırdın galiba benim çocuk filminde ne işim var?” beklemediğim ilk tepkiydi. Ama “ben gidiyorum, sen bilirsin” dediğimde zaten içten can attığı bir şeye “Seni yalnız bırakmayayım” cevabı yapıştırıldı.

Bu arada bu yaş grubu ellerindeki telefon mesajlarıyla birbirlerine nerede olduklarını belki hava olsun diye, belki meraktan bildiriyorlar. Bizimki baktım telefonu kapattı. Bir ara “Sen filme geldiğini yazdın mı?” dedim. Tabii yazmamıştı. Çünkü, çocuk filmi diye düşündüğü Buz Devri’ne geldiğini yazarsa akranları arasında “bebe” muamalesi görür endişesini taşıyordu. Ama orada birkaç arkadaşını görünce vazgeçti ve paylaşmaya başladı. Sonra zaten salona girdiğinde kendisinden pek de büyük abi ve ablaların keyifle ve hatta kahkahalarla filmi seyrettiğine tanıklık yapınca ertesi gün arkadaşlarına bu durumu ballandıra ballandıra anlatmaya başladı.

Anlayacağınız zor dönemler yaşıyoruz. Kafamız biraz karışık. Sonunda ne çocuk, ne de yetişkin olmadığımızı kabullenip, yetişkinliğe doğru adım attığımızı kabullenirsek her şey kolaylaşacak.

Yayın tarihi: 06.07.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (2)

Nuran Hanım, genelde aynı şeyleri bizde 14 yaşındaki oğlumla yaşıyoruz. Sürekli yanıma gelip ben senden uzunum seni geçtim diyor, elini tutmayı bırakın dışarda arkadaşı falan biri görür diye öptürmek istemiyor, kıyafet konusu benimde gerçekten çok canımı acıtıyor arkasında kardeşi de olmadığından dağıtıyorum sürekli. Biz ailece Buz Devri filmini çok seviyoruz ama hala vakit bulup gidemedik,benim izine çıkmamı bekliyor hatta dün yine hatırlattı anne hala filme gidemedik yine bu hafta sonu inş.

06.07.2012 11:07:30 Zeynep Çetiner

benim oglumda 13 yasinda fakat goren liseli saniyor...ayni durum bizdede var disarda opturmuyor beraber gorunmeyi cok istemiyor sebep ise arkadaslarinin ana kuzusu deme korkusu ve herseyi o biliyor ben bilmiyorum...

01.09.2012 15:56:15 zeynep avbilgin