Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

BEDENİNİN SINIRLARINI ZORLAYANLAR

 YAZARI TAKİP ET X
Nuran Çakmakçı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Eğitim Hürriyet'i Hürriyet Gazetesi yazarı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Olimpiyatları izlediniz mi bilmiyorum. Ben mümkün oldukça takip ettim. Tek kanallı televizyonun çocuğu olduğum için bilinçli ya da bilinçsiz saatlerce birçok spor dalını olimpiyatlarla tanıdım. Bütün aile TRT’nin başında adını sanını bilmediğimiz sporcuları, hatta ülkeleri saatlerce izleyip, hop oturup hop kalktığımız günleri anımsadım. Bu kez kendi çekirdek ailemle zaman zaman televizyon başına geçtik. Yanımda oğlum ve eşimle aynı heyecanı yaşadık. Hele son günlerde Türklerin madalya sevinci karşısında gözlerimiz doldu.

Bedeninin sınırlarını zorlayan ve başarıya koşan bu insanların çocuklarını, yaşamı boyunca harcadıkları eforu düşündüm. Bebeklikten itibaren çıkamadıkları koltuğa defalarca çıkmayı deneyen, tırmanamadığı merdiveni düşe kalka tırmanmayı başaran bir bebek çabasıyla büyüdükçe sırıkla atlayıp, saniyede bilmem kaç kilometreyi aşıyorlar.

Saatlerini ve günlerini spor merkezlerinde, çalışma yerlerinde geçiren, arkadaşlıklarından ve çocukluklarından vazgeçen bu sporcuların ödülü madalya oluyor. Bugüne kadar mesleğim gereği onlarca başarılı sporcu ile tanıştım. Hemen hepsinin tek şikayeti vardı. Sporla eğitimi bir arada götürememek ve akranlarından uzak kalmak.

Aynı eğitimi görüp, bir yandan yaptığı sporda başarıyı yakalamak için ekstra ekstra çalışan çocuk ya da gençler, aynı zamanda akranlarına ayak uyduramıyorlar. Sabah daha erken saatte kalkıp, antrenmanlara katılıp, okulu aradan çıkardıktan sonra akşamları evlerine koşmak yerine yine spor salonlarına koşuyorlar.

Sabırlı, dikkatli, disiplinli olmak zorundalar. En önemlisi eğitim hayatları için risk almak durumunda kalıyorlar. Çoğu böyle yaşamaya alışıyor. Söylediklerine göre zorluklara dayanma güçleri artıyor. Sınırı zorladıkça zorlayabiliyorlar. Ayakları üzerinde durabiliyorlar.
Çoktan seçmeli test çocuğu olmak yerine, bedeninin sınırlarını zorlayıp, ayakta kalabiliyorlar.

Bütün bunları düşünürken bu yıl SBS’ye girecek oğlumu düşündüm. Sınav hazırlığı sürecinde aldıkları kararı birlikte tekrar gözden geçirdik. Basketbol ve satrancı 5-6 yıldır yaşamının bir parçası haline getiren oğlum, sınava hazırlık sürecinde -pek desteklemesek de- bunlardan bir süreliğine uzaklaşma kararı almıştı. Ama olimpiyatları izleyince, o başarılara tanıklık edip, heyecan duyunca spora dönmek istedi. Bakalım sistem buna ne kadar izin verecek?

Yayın tarihi: 17.08.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (2)

Saygı ile.. Gencin spora dönmesi doğal; ancak sprun amaç değil, bir 'araç' olduğu bilincini işlemeli. Kesinkes yüzme birincisi olmayacaksa yıllarını suda boğmak...Torunum çim biçme keyfinden caydı; bateriye döndü. Takıldım; kızı başıboş bırakırsan ya davulcuya, ya zurnacıya. Davul-zurna, benim ulusal enstrümanımdır. *Nadir Şener Hatunoğlu: matematikçi-bilim uzmanı*

17.08.2012 13:34:59 Nadir Şener Hatunoğlu: matematikçi-bilim uzmanı

Nuran hn tabi birde en onemli konu sporcuyu desteklemek ve tesislerin yeterli olmasi.buz pateni Istanbul'da Anadolu yakasinda yok en yakin Izmit yada Zeytinburnuna gitmek zorundayiz. haftada 5 gun antreman diye dusunursek maddi manevi cok zahmetli oluyor. Spora ne kadar devam edebilir bu cocuklar hic bilmiyoruz.tabi birde vazgecemedigimiz sbs olayi soz konusu.