Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

BODRUM’UN, ÇEŞME’NİN NE GÜNAHI VAR?

 YAZARI TAKİP ET X
Nilay Uzun İnan’ın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Günümüzde Bodrum’a, Çeşme’ye gitmek gösteriş meraklısı, dünyada olup biten hiçbir şeyi umursamayan, sadece “piyasa” amaçlı tatil yapan insan olarak adlandırılıyor? Sizce neden? Kıskançlıktan mı yoksa gerçekten öyle düşünüldüğünden mi?

Türkiye’nin tatil beldelerinin birçoğuna, en seslisinden en sessizine senelerdir giderim. Hepsinin tadının farklı olduğunu düşünüyorum. Ne Çeşme’ye gideni hor görürüm ne de Kaş’a gideni “halk tipi” olarak varsayarım! Kaş’ın, Fethiye’nin, Göcek’in koylarına, doğa harikasına hayran olurum; Çeşme’nin, Bodrum’un da gezilecek yerlerine, yemeklerine, evlerine ayrıca denizine de bayılırım!

İmkanım varsa canım bazen lüks tatil yapmak ister bazen de gündüz ve gece aynı kıyafetle dolaşacağım sadece manzarayı seyredeceğim temiz bir pansiyon… Ama hiçbir zaman buralara giden insanları etiketlemem!

Son zamanlarda görüyorum ki Çeşme ve Bodrum düşmanlığı başladı. Oralara gidenlere karşı negatif söylemler arttı. Neden her gideni aynı kefeye koyuyoruz? Hem güzelim Bodrum’un, Çeşme’nin ne günahı var?

Buralarda benim de karşı olduğum (plaj girişlerine alınan ücretler gibi) ya da gitmekten hoşlanmadığım, beğenmediğim yerler var tabii ama bunu Çeşme’nin veya Bodrum’un geneline vurmuyorum. Niye iyi taraflarına bakmak istemiyoruz da hep kötüye çekiyoruz, her şeye muhalefet oluyoruz? İlk paragrafa dönelim kıskançlıktan mı yoksa gerçekten öyle düşünüldüğünden mi?

Özellikle sosyal medyayla yaygınlaşan şöyle de bir durum var. “Vay efendim ülkemizde çok fakir varmış, nerelerde zor durumda olan insanlar varmış biz tatil fotoğrafları paylaşıyormuşuz” bu cümleme hemen kızmayın sakın, ben demiyorum ki “Gündemde sıcağı sıcağına üzücü bir olay varken sağda, solda çekilmiş eğlenceli fotoğraflarımızı paylaşmakta bir sakınca yok!” Tabii ki bunu söylemiyorum. Ya da Ramazan’da gün içinde yemek yerken ki fotoğraflarımızı koyacak kadar duyarsız olmayalım. Bunlara tabii ki dikkat edelim ama tüm hayatımızı sürekli böyle yaşayamayız, her gün onu düşün, bunu düşün ömür geçmez!

Sosyal sorumluluk projelerinden haberdar etmek başka bir şey sürekli “ben duyarlıyım” mesajı vermek başka bana göre! Ama yine de lütfen yardımlarımızı paylaşmıyorsak duyarsız olduğumuz, harekete geçmediğimiz anlamına gelmesin ya da bunları paylaşanlara da şov yapıyor demeyelim. Herkesin kendine göre tarzı ve tercihi var.

Biz işimize bakalım, kimseyi oturduğumuz yerden yargılamayalım.
Bu yazıyı da kişisel algılamayın lütfen, kimseye hitaben yazılmadı. Etiketleme durumuna oldum olası sinir olurum da bu tatil konusu gerçekten ciddi anlamda beni rahatsız etmeye başladı. Bilmeden konuşmayalım. Selamlar!
 

Yayın tarihi: 01.07.2015
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.