Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

OKUL ZİLLERİ ÇALMAYA BAŞLADI

 YAZARI TAKİP ET X
Mürüvvet Adalı Uygun’un YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

*Okul açıldığında her şeyin birden mükemmel gideceğini beklemek hem sizi hem de çocuğunuzu yıpratabilir. Özellikle de yeni okula başlayan bir çocuğunuz var ise buna daha çok dikkat etmek gerekir.

*Gece yatış ve sabah kalkışlarında zorlanmalar olabilir. Burada olumlu ama kararlı davranıp zaman tanımanız oldukça önemlidir.

*Aynı şekilde eve geldiğinde yaşı küçükse hemen oyuncaklarıyla oynamak istemesi ya da bilgisayarda ve/veya arkadaşlarıyla vakit geçirmek istemesi olağan bir istek olarak algılanmalı. Hemen sert yasaklar konulmamalıdır. Unutmayın tatil rehaveti!

*Bu süreç doğal atlatılmaya çalışılmalı, çocukla beraber program yapılmalıdır. İyi yapılan bir programlamayla bu öncelik yerini biraz oyun ve keyiften sonra ders çalışmaya bırakacaktır. Çocuk, o sorumluluğu alacaktır.

*Ders çalışma süreci başlı başına stratejik bir süreçtir ve iyi yönetilmesi gerekir. Anne babalar çocuğu okula yeniş başlasın veya devam ediyor olsun, çocuklarının bu sorumluluğu hemen üstelenecekleri yanılgısına düşerler. Bu gerçekten bir yanılgıdır.

*Burada sorulması gereken soru: “Kızım/oğlum ders çalışmayı biliyor mu? “ olmalıdır. Yoksa çalıştırılıyor mu? Ya da ders çalıştığını mı zannediyor.?

*Özellikle okula yeni başlayan öğrenciler için “Ders nasıl çalışılır?”cümlesi anne baba için hedef bir cümle olmalı ve yine doğal bir şekilde çocuğa model olarak/yardımcı olarak öğretilmelidir. Çocuğunuzun öğrendiğine emin olduktan sonra ona çok hissetirmeden süreç kontrol edilmeli gerekli yerlerde müdahale edilmelidir. (Hiçbir çocuk annesinden ders çalışmayı bilerek doğmadı!)

*Yeni sınıf, bir yaş daha büyümüş olma, beraberinde yeni bir arkadaş çevresini de getireceğinden çocuğa yeni arkadaşlıklarında, arkadaşlarıyla program yapmasında yardımcı olunmalıdır.

*Okul yaşamı başarı odaklı olmamalıdır. Başarının çok önemsendiği ailelerde başarısızlık daha fazla konuşulduğu için çocukları da başarısız olmaktadır.

*Okul yaşamı sürecinde çocuğun zihinsel süreçlerini de artıran sportif faaliyetlerde bulunmasının getireceği olumlu etkiler şüphesiz ki çok olacaktır.

*TV seyretme, bilgisayar başında ve telefonla geçirilen saatler ailenin de kontrol sürecinde olmalı. Cezalandırma yöntemiyle değil, çocuklara bunların kullanma şeklinin öğretilmesi ve yine model olunması bu süreci de olumlu geliştirecektir.

*Okul, bir misyondur. Okumak, yaşama dair bir eylemdir. Pek çok çocuk tarafından okumak sadece kitap okumak olarak anlamlanmakta ve maalesef sevilmemektedir. Bu konuda da iş yine anne babalara düşmemektedir. Çocuk bir manzaraya bakarak da okuyabilir, bir resmi de okuyabilir. Her ikisinde de neler gördüğünü ve neler hissettiğini anlatarak, çizgi roman da okuyabilir, tabela da okuyabilir.

*Pek çok yaşanmışlıkta sürekli “Kitap oku!”, uyarılarının yapılması ama bu konuda çocuğa model olunmaması okumadığı halde ona seçtirilmeden veya seçtirilerek yığınlar halinde kitap alınması hiçbir olumlu sonuç vermemektedir. Kitap okumak da başlı başına bir süreçtir.

*Son olarak yaşı ne olursa olsun, okulu hangisi okul olursa olsun her öğrenci kendi ana dilinde iyi bir okur ve yazar olmalıdır. Ana dilini iyi okuyup yazan bir çocuk, iyi bir matematik okur yazarıdır aynı zamanda. Bu nedenledir ki anne babaların çocuklarının okul yaşamına dair ilk ve en önemli hedefi: “Kendi ana dilinde iyi bir okur yazar olmak!”olmalıdır.

Yayın tarihi: 09.09.2013
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.