Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

#KADINOLMASA ANNE OLMAZDI

 YAZARI TAKİP ET X
Merve Mercan’ın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Çocuk Mühendisi Çocuk Gelişimi Bölümü Program Başkanı Öğretim Görevlisi
UZMANA SOR
 
 

  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

#KadınOlmasa anne olmazdı, çocuk olmazdı, aile olmazdı, denge olmazdı, zarafet olmazdı, şiir olmazdı, şair olmazdı… Kadın olmazsa olmazdı. Buna rağmen kadın öldürüldü, aşağılandı, anneliği ile sınandı, şiddete maruz kaldı, güçlü olmaya çalıştığı her an görünmez kanatları kırıldı, elinin hamuru hatırlatıldı.

Kadın ve erkek cinsiyetleri biyolojik kavramlar olmasına rağmen toplumsal rol faktörü tamamen toplumun bu cinsiyetler ile ilgili algıları ve beklentilerini ifade eder. Bu roller çocuğun ismini, odasının rengini, oyuncaklarının türünü, toplum içerisinde nasıl davranması gerektiğini belirleyen ve bir yetişkin olduğunda da bireyin yaşamını doğrudan etkileyen rollerdir. Toplumsal cinsiyet rolleri toplumun kültürel yapısından doğrudan etkilenir.

Erkek ağlamaz, kadın çalışmaz, kadın sokakta yüksek sesle kahkaha atmaz, erkek çalışır evine para getirir, erkek çocuk bebeklerle oynamaz (çünkü çocuk bakmak sadece kadının görevidir), kız çocuklar arabalarla oynamaz (çünkü sadece erkekler araba kullanabilir) gibi kalıp yargılar çok üzücü olmasına rağmen günümüzde hala oldukça yaygın. Kadını zayıf, erkeği güçlü kılan bu yargılar özünde iki cinsiyete de aynı zararı veriyor. Erkek duygularını dışa vuramıyor, kadın zayıf ve kırılgan rolünü benimsiyor. Toplumsal krizlerin çoğu da bu sebepten ortaya çıkıyor. Gün sonunda güçlü olduğuna inandırılan cinsiyet, güçsüz olduğuna inandırılan cinsiyet üzerinde yaşama hakkını elinden almaya kadar gidecek bir hakimiyet kuruyor. Oysa bu iki cinsiyetin birlikte yaşayabilmeye programlanmasına, tamamlayıcı özellikleri bulunmasına ve biri diğerinden üstün olmamasına rağmen kadının zayıf olduğu kabul etmek mantık çerçevesine ne yazık ki sığmıyor.

İnsanı, kadın veya erkek olarak ayırmadığımız, zaten insan haklarından olan hayatta kalma, kişi dokunulmazlığı, kişi özgürlüğü ve güvenliği, düşünce ve ifade özgürlüğü hakkı gibi haklardan kadınların yararlanması için ayrıca çaba göstermeye ihtiyacımız kalmadığı zaman iyileşeceğiz.

Kadını aşağılayıcı söylemlerle, fiziksel ve cinsel şiddetle yok etmeye çalışmayan bir dünya dileğiyle ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’müz kutlu olsun…
 

Yayın tarihi: 08.03.2019
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.