Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

BU OYUNLAR MODERN ZAMANIN KATİLLERİ Mİ?

 YAZARI TAKİP ET X
Merve Mercan’ın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Çocuk Gelişimi Bölümü Program Başkanı Öğretim Görevlisi
UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Henüz Mavi Balina kadar bilindik olmasa da son günlerde ülkemizde de adından söz ettiren bir oyun var gündemde; MOMO.

Momo ya da Mavi Balina ile ilgili genel bilgileri içeren birçok kaynak var, ben isimden bağımsız olarak bu oyunları farklı bir açıdan ele almak ve üzerinde düşünmeyi sağlamak istiyorum. Oyun, insanın vaktini hoş geçirmesine, oyalanmasına yarayan, genellikle belli kuralları olan eğlence olarak tanımlanıyor. Ancak yukarıda adı geçen oyunlar, bireyleri oyalamaya yaramasına rağmen hoş vakit geçirme ve eğlence noktalarında eksi puanlar alıyor.

momo

MOMO

Sosyal medya ve birçok uygulama aracılığıyla kolaylıkla yayılan bu oyunları incelediğimizde, temelinde insan psikolojisine hatta hayatına zarar verme amacı taşıdığını görüyoruz. Oyunların kurbanları genellikle ergenlik dönemindeki bireylerden oluşuyor, genel tema ise meydan okuma ve akran kabulü üzerine. Peki, bu oyunların kurucularının amacı ne? Mavi Balina’nın kurucusu Rusya vatandaşı Philipp Budeikin, çıkarıldığı duruşmada, toplumda temizlik yaptığını söyleyerek, kurbanlarını "biyolojik atıklar" olarak tanımlıyor. Biyolojik atık olarak tanımladığı kurbanlarını elli günlük süreç sonunda ölüme sürüklüyor. Bu süreçte kurbanlara verdiği yönergelerle direkt olarak psikolojik şiddet uygularken dolaylı olarak da fiziksel şiddet uyguluyor.

mavi balina

MAVİ BALİNA

Şimdi bu durumun asıl ilginç yönünden bahsetmek istiyorum. Oyun, kurucunun kendini ikna ettiği bir fikir doğrultusunda onlarca gencin ölümüne sebep oluyor. Oyunun kurucusu ve kurbanlar arasındaki ilişki, seri katillerle kurbanları arasındaki ilişkiyle oldukça benzer. Seri katil, birbirinden farklı zamanlarda üçten fazla insan öldürmüş kişi anlamına geliyor. Katilleri cinayetlere yönlendiren temel nedenler ise çoğunlukla; maddi kazanç, heyecan, güçlü hissetmek ve dünyayı günahtan, kötülüklerden temizlemek olarak karşımıza çıkıyor. Onlarca cinayetten sonra ifadesinde ‘Hep durmak istedim ama yapamadım. Başka bir heyecan veya mutluluk kaynağım yoktu.’ diyen bir seri katil de bu durumu açıklar nitelikte. Seri katillerin yaşantıları incelendiğinde ise en büyük ortak noktanın, çocukluk çağında ihmal ve istismara uğramış olmaları olduğu görülüyor. Başka bir deyişle istismar edilen istismar ediyor. Mavi Balina veya Momo, ismi her ne olursa olsun bu oyunlar adeta modern çağın seri katilleri. Bize de oldukça dikkatli olmak ve tüm ipuçlarını okuyup önlem almak düşüyor. Peki, kurbanlarını şantajla ve psikolojik baskıyla etkisi altına alan bu oyunlara karşı gençlerimizi nasıl koruyabiliriz?

• Öncelikle bu oyunlar önlem almak amacıyla da olsa ifadelerimizde sürekli yer almamalı. (‘Momo diye bir oyun çıkmış, Mavi Balina’ya benziyormuş. Gençler şiddete yönlendirilip tehdit ediliyormuş. Mavi Balina’da da intihar ediyorlarmış. Çok dikkat etmek lazım.’ ifadesini sürekli kullanmak bir zamandan sonra önlenemez bir merak oluşturacaktır.),

• İnternet ve sosyal medya kullanımı kontrol dahilinde olmalı ancak bu süreçte genç kendisini sürekli denetleniyor ve baskı altına alınıyor gibi hissetmemeli,

• Açık iletişime önem verilmeli ve genç her konuda ailesiyle konuşabileceğini bilmeli,

• Gençlerle konuşmak öğüt vermek şeklinde olmamalı, temel amaç diyalog olmalı,

• Genç ne ile tehdit ediliyorsa edilsin, bunu ailesine açmaktan çekinmemeli, ebeveynler sevgilerinin sürekli olacağını ve belirli durumlarda azalmayacağını, her zaman onun yanında olacaklarını hissettirmeli,

• Akran istismarı veya dışlanma korkusu olan gençler dikkatle gözlemlenmeli, mümkün olduğunca ebeveynler gencin tüm arkadaşlarını tanımalı,

• Gence değerli olduğu sürekli hatırlatılmalı, tatmin edilmeyen ihtiyaçların onları tehlikeye açık hale getirebileceği unutulmamalıdır.

Yayın tarihi: 01.08.2018
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.