Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ÖZ GÜVEN KAZANMA YOLLARI

 YAZARI TAKİP ET X
Merih Keçe’nin YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Ağız ve Diş Sağlığı Diş Hekimi & EFT ve NLP Uzmanı
 
 

1145 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Sevilebilir ve becerebilir olma duygusu olan öz güven, kişinin kendi değeri hakkındaki öznel değerlendirmesi, kendisi ve yetenekleri ile ilgili olumlu ve gerçekçi bir anlayışa sahip olması, kendi özelliklerinin ne ölçüde olumlu ya da olumsuz olduğu konusundaki yorumudur. Başka bir deyişle kişi kendisi olmaktan memnundur ve bunun sonucu olarak kendisiyle ve çevresiyle barışıktır. Bu nedenle Freud öz güveni tanımlamak için; “güç ve güveni hep dışarıda aradım ama bunlar insanın içinden gelir ve her zaman oradadırlar” demiştir.

Öz güven, hem “zekiyim, sevilen bir insanım” gibi kişinin kendisiyle ilgili düşünceleri, hem bu düşüncelerin yol açtığı “mutsuzluk, utanç, gurur” gibi duyguları, hem de bu duygu ve düşüncelerin ifadesi olan “çekingenlik, iddiacılık, dikkat” gibi davranışları içeren geniş bir kavramdır. Kişinin fikirlerini kabul ettirmesi, eleştirilere açık olması, duygusal olgunluk göstermesi ve kapasitesini doğru değerlendirme becerisine sahip olması öz güveninin olduğunun göstergesidir. Bu göstergenin en önemli detayı, kişinin kendini iyi bilmesidir, bunun için de sonuç değil süreç önemlidir. Bu süreçte insanın yarım ve yalnız olduğunu kabul etmesi gerekir. Unutmayın Henry D. Thoreau’nun dediği gibi; “İçimizde yatana kıyasla, önümüzde uzananlar ve geride bıraktıklarımız küçük meselelerdir. Ve içimizde olanı ortaya çıkardığımızda mucizeler meydana gelir.”

Öz güven eksikliği kader mi?

Öz güven eksikliği olan kişi içinde eksiklik ve başarısız olma korkusunu sürekli olarak yaşar. Kendinden hep şüphe duyar, pasif olur, her şeye boyun eğer, aşırı uyum gösterir, eleştirilere karşı hassas olur, güvensizdir, aşağılık duygusu içindedir, rekabete giremez, gerçekçi olmayan hedefler belirler, topluluk içinde varlığını belli etmekten çekinir ve sevilmediğini hisseder, kendi açısından olduğu kadar başkaları açısından da olumsuz tavır ve davranışlar içindedir. Eleştirilmeye tahammül edemez ama herkesi ve her şeyi sürekli eleştirir, daima insanlarda kusur ve hata arar, hep başkalarını suçlar ve kendi güçsüzlüğünü başkalarına yüklemeye çalışır. Oysa Walter Benjamin’in dediği gibi; “Kimse başından sonuna dek acemi ve yetersiz hissetmediği bir şeyde ustalaşamaz.”

Öz güven kazanma ve arttırmak mümkün mü?

Öz güven eksikliği, değiştirilemeyen bir kişilik özelliği değildir. Öz güven kazanmak ya da artırmak istiyorsanız yapmanız gereken ilk şey başta kendiniz hakkında olmak üzere olumlu düşünmeye başlamaktır. Bundan sonrasında yapmanız gerekenler ise cesaretli olmak, değişikliklere açık olmak, duygular yerine mantıkla hareket etmektir. Kendinizde tüm bu değişiklikleri gerçekleştirmek zor gelebilir ya da nasıl yapacağınızı bilmeyebilirsiniz. Ama bunun için endişelenmenize gerek yok çünkü kısa sürede öğrenerek kendi başınıza kolayca uygulayabileceğiz NLP ve EFT tekniklerinden yararlanabilirsiniz. Kişilerin amaçlarına ulaşmaları için "nörolojik programlarını" keşfetmelerini ve en iyi şekilde kullanmalarını sağlamayı hedefleyen NLP ve duygusal özgürleşme tekniği olarak bilinen EFT sayesinde duygularınızı, düşüncelerinizi bilinçli bir şekilde değiştirerek öz güven kazanma ve artırma yolunda en doğru adımları atabilirsiniz. Cenap Şahabettin’in dediği gibi; “Mutluluk gibi, şan ve şerefi de dışarıdan bekleme. Etrafında el şakırtısı yokmuş, ne fark eder? İçinde bir ses, ‘Aferin’ desin, bu kâfidir. Hakiki nişan göğsün dışına değil, içine takılır.”

Öz güveni arttıracak öneriler...

Charles Bukowski’nin dediği gibi “Kalabalığa karışmak için hiçbir özellik gerekmez. Ama yalnız ve dik durmak için, gerçekten çok şey gerekir.” Bu gerekliliklerin ve öz güvenin farkına varılması için aşağıdaki tavsiyeleri akılda tutmak ve uygulamak gerekir.

  • Çaresizlik aslında öğrenilmiştir, keyifli ve sağlıklı bir yaşam da öğrenilebilir. Başkaları yapabildiyse siz de yapabilirsiniz. İçinizde sandığınızdan daha fazlası var. Her şey sizinle başlar. Doğru şeyi yapmak için yanlış zaman yoktur.
  • Kişi kendisini hiç aldatmadıkları için tanımadıklarına güven duyma eğilimi gösterir ama kendini aldatmaya devam eder. Bu nedenle önce kendinizi aldatmaktan vazgeçin ve kendinizi sevin. Başkalarına karşı beslediğimiz güvenin en büyük kısmını doğuran, kendinize olan güveninizdir, bu nedenle kendiniz hakkında olumlu düşünün. Kendinizi iyi tanıyın, kendinize açık hedefler koyun ve hep pozitif düşünün.
  • Bir şey başardığınızda kendinizle gurur duyun ve kendinizi ödüllendirin. Çünkü insanın kendisine yapabileceği en büyük fenalıklardan biri kendisinde hep var olan öz güvenini yok farz etmesidir.
  • Başarısızlıkların birer ders olduğunu ya da başarı yolunda küçük molalar olduğunu düşünün.
  • Fikirlerinizi savunun, başkalarının haklarını ihlal etmeden kendi duygularınızı, düşüncelerinizi, inançlarınızı, ihtiyaçlarınızı, dürüst ve net bir şekilde ifade etmeyi öğrenin.
  • Her zaman sizi üzecek birileri olacaktır, yapmanız gereken önce kendinize güvenmeye devam etmektir.
  • Haklarınıza sahip çıkmayı öğrenin ve sizin için makul olmayan isteklere gerektiğinde “hayır” deyin. Çünkü kişinin kendisine olan güveni bir kuş kadar çekingendir, kişi onu bir kez kovdu mu, tekrar bulması uzun zaman alır.
  • Yaşamınızda önemli olduğuna inandığınız sorunların bir listesini çıkarın ve daha sonra doğru bilimsel kaynaklardan elde ettiğiniz bilgilerle bunları iyileştirmenin veya değiştirmenin yollarını yazın.
  • Son olarak yaşamınızdaki başarılarınızı hatırlayın, sahip olduğunuz tüm yeteneklerinizi, iyi kullandığınız becerilerinizi aklınıza getirin ve güvenli davranarak kazançlı çıktığınız zamanları hatırlayın, işe yarayacaktır. Çünkü Lockwood Thorpe’nin dediği gibi; “Öz güven kazanmanın en iyi yolu, başarısızlığa imkan vermeyecek kadar iyi hazırlanmaktır.”
Yayın tarihi: 18.06.2015
1145 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.