Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

DİŞ HASSASİYETİ

 YAZARI TAKİP ET X
Merih Keçe’nin YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Ağız ve Diş Sağlığı Diş Hekimi & EFT ve NLP Uzmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Diş hassasiyeti, dişlerde keskin, geçici ağrı ya da sızıya neden olan ve çok sık rastlanan bir sorundur. Genç-yaşlı, kadın-erkek hepimizin zaman zaman yaşadığımız diş hassasiyetini, çoğunlukla soğuk, sıcak, tatlı ya da ekşi bir şey yiyip içtiğimizde, bazen soğuk havalarda ağızdan nefes aldığımızda hissederiz. Diş hassasiyeti, rahatsız edici ve acı verici olmasının yanı sıra, ağız ve diş sağlığıyla ilgili önemli sorunların habercisi olabileceğinden dikkat edilmesi gereken önemli bir konudur. Ancak bu konuya gerekli önemi vermez ve çoğu zaman kendiliğinden geçmesini bekleyerek ihmal ederiz. Diş hassasiyeti zaman içinde geçmediği gibi, altta yatan sorunun ilerlemesiyle ağız ve diş sağlığımız açısından daha önemli sorunlar ortaya çıkabilir.

DİŞ HASSASİYETİ NEDEN OLUR?

Diş minesi insan vücudunun en sert maddesi olmasına karşın aynı ölçüde dayanıklı değildir. Ağız içindeki bakteriler ve asidik ortam başta olmak üzere birçok nedenle aşınıp zarar görebilir. Diş minesinin aşınması sonucunda alttaki dentin tabakasındaki kanallar vasıtasıyla ( dentin tübülleri ) canlı doku pulpaya ( sinir tabakası) ısı iletimi olur. Ve sinirler hassasiyet kazanır. Diş hassasiyeti herkeste görülebilecek bir sorun olmasına karşın, dişlerin canlı dokusunun en geniş olduğu 25-35 yaş arasındaki kişilerde çok daha sık yaşanır. Zamanla yaş arttıkça canlı doku pulpa küçülür, kemik doku ( dentin ) kalınlaşır. Hassasiyet azalır.Dişlerde hassasiyet oluşturan pek çok faktör vardır. Bu faktörleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Dişlerin düzenli fırçalanmaması sonucunda oluşan plak tabakalarının yol açtığı diş eti çekilmeleri
  • Dişlerin çok sert fırçalanması ve diş sıkma alışkanlığı nedeniyle zamanla diş minesinde aşınma ve yıpranma.
  • İltihaplı ve ağrılı diş eti hastalıkları ve diş eti çekilmesi nedeniyle diş kökünün açığa çıkması.
  • Dişlerin çatlayarak ya da kırılarak hasar görmesi.
  • Dişlerdeki anatomik şekil bozukluklarının diş minesinde aşınmaya neden olması.
  • Hatalı yapılmış, protez, dolgu ve kanal tedavisi gibi uygulamalar.
  • Evde kullanılan diş beyazlatma ya da parlatma ürünlerinin diş minesine zarar vermesi.
  • Asit oranı yüksek olan yiyecekler ve içecekler tüketildikten sonra ağız içindeki asidik ortamın giderilmemesi.
  • Diş hekimi tarafından uygulanan diş beyazlatma, diş taşı temizleme, dolgu, kanal tedavisi gibi çeşitli işlemlerden sonra da dişlerde geçici bir süre hassasiyet oluşabilir ve bazen bu normal kabul edilebilir. Ama bu hassasiyetin 3 haftadan uzun süre devam etmesi durumunda mutlaka diş hekimine başvurulmalıdır.

DİŞ HASSASİYETİNİ GİDERMEK İÇİN NELER YAPILMALI?

Gereken ilk şey ağız ve diş temizliğine özen gösterilmesidir. Ağız ve diş sağlığı için dişlerin günde iki kez, orta yumuşaklıkta diş fırçası ile fırçalanması ve günde bir kez diş ipiyle temizlenmesi gereklidir. Dişlerin çok sert ve hızlı bir şekilde fırçalanmaması ve dişle sert şeylerin koparılmaması ya da çiğnenmemesi de alınması gereken öncelikli önlemlerdir. Hassas dişler için üretilen florür içerikli diş macunlarının düzenli olarak kullanılması dişlerin daha az hassas hale gelmesine yardımcı olacaktır. Hassasiyetin yoğun olduğu durumlarda gece yatmadan önce bu macunu parmağınızla hassas bölge üzerine ince bir tabaka halinde sürülebilirsiniz.

Gazlı içecekler, yüksek şeker içeren yiyecek ve içecekler zamanla diş minesine hasar verdiğinden bu gıdaları tükettikten sonra ağzın suyla çalkalanması etkilerini en aza indirmeyi sağlayacaktır. Ağzı çalkaladıktan sonra bir parça peynir ya da süt tüketilmesi ağız içindeki asit-baz dengesinin sağlanmasına yardımcı olur. Asitli içeceklerin dişlerle temasını azaltmak için pipet kullanılarak içilmesi de alınabilecek önlemler arasındadır. Asitli yiyecek ya da içecek tükettikten hemen sonra dişlerin fırçalanması sakıncalı olabilir çünkü asit diş minesini yumuşattığı için fırçalama sırasında minenin zarar görmesi söz konusudur.

Kendinizin uygulayacağı bu yollara rağmen hassasiyetin sürmesi durumunda diş hekiminin müdahalesi gerekecektir. Diş minesinin hasar gördüğü durumlarda, mineyi güçlendirmek ve ağrıyı azaltmak için dişlerin hassas bölgelerine diş hekimi tarafından florlu jeller uygulanır. Diş kökünün diş eti dokusu kaybettiği durumlarda ağızda başka bir yerden alınan küçük bir miktar diş eti dokusu bu bölgeye yapıştırılarak açıkta kalan diş kökü kapatılıp hassasiyet giderilir. İltihaplı çürükler ya da diş eti hastalıkları için antibiyotik kullanılması ya da cerrahi müdahale gerekebilir. Diş çürümelerinde dolgu ve kanal tedavisi yapılır. Diş kırılmaları ve çatlakları dolgu ve restorasyon maddeleriyle onarılır. Ayrıca diş sıkma sorununun çözümünde ağız içi aparatları ve çeşitli kas gevşetici ilaçlar kullanılır. Bu sorunun giderilmesi için stres terapisi ve ek ilaç tedavileri de gerekebilir.

Altı ayda bir düzenli olarak diş hekimi kontrolü ile diş sorunlarının saptanması ve giderilmesi, tartar, plak ve diş taşlarının temizlenmesi, diş hassasiyeti oluşumunu önleyerek ağız sağlığınızın sürekliliğini sağlayacaktır.
 

Yayın tarihi: 22.09.2015
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.