Ana sayfa
Hürriyet Aile'yi Facebook'tan takip edinHürriyet Aile'yi Twitter'dan takip edin

Habitus

Melike Karakartal

Kız çocuk anneleri dikkat!




Çoğu zaman hayli yüzeysel düşüncelerle, hakkında duyulmuş bir sözle, görüntüsüyle değerlendirmeyi tercih ederiz insanları.

Esasında bir insanla ilgili olarak gördüklerimizden çok göremediklerimiz önemli değil midir?

Yakın bir arkadaşınız... Ailenizin bir ferdi... Hatta çocuğunuz...

Kim bilir aklında neler var, ruhunda nasıl sıkıntılar biriktiriyor, neler düşünüyor... Görüntüsünün altında neler gizliyor, kendine ne işkenceler yapıyor...

Mutlu sandığımız, görünürde bir sorunu yokmuş gibi görünen çok insan var etrafımızda.

Kimsenin deşmeye, ilgilenmeye vakti olmadığı için fark edilemiyorlar ne yazık ki.

Sahi ya, deşsek de ne olacak ki? İnsanlar “dertlerini söyleme, insanlara koz verme” diye düşünmüyor mu sanki?

En derin sıkıntılarını, endişelerini içinde tutup saklıyor, tekrarlanan dertler ruhunda yaralar açıyor, bunlar travmalara dönüşüyor ve biz fark etmiyoruz belki...

Depresyon, beslenme bozuklukları gibi sorunları, bir yetişkinin yanına yaklaşmadan fark etmek çok güç.

Yetişkin insanlar bile hayatlarına mal olabilecek sorunları saklıyorken çocuklarda durum nasıl dersiniz?

Bilanço kötü. Beslenme bozuklukları, artık çok küçük çocuklarda görülüyor, hem de yüksek oranda.

Son 20 yılda bulimia nervosa hastalığının görülme yaşının 9 ile 11’e düştüğünü biliyor musunuz mesela? Yediğini bilinçli olarak kusarak çıkarmak ve bu biçimde zayıf kalmak olarak özetleyebileceğimiz bu rahatsızlık, “kadının güzeli makbuldur” cümlesini dayatan günümüz dünyasının çocuklarını da etkiliyor.

Kendilerini olduklarından farklı gören, televizyon, gazete ve internette karşılaştığı rol modellerine benzemediği için kendini kötü hisseden binlerce kız çocuğu, korkutucu bir biçimde bu hastalığın pençesine itiliyor.

Aynadaki görüntülerini doğru algılamayan, kendini olduğundan başka biçimde görmeye başlayan kız çocukları, erken yaştan itibaren, bir zamanlar –yetişkin hastalığı- olarak değerlendirilen bir beslenme bozukluğunun içinde buluyorlar kendilerini.

Ne yazık ki kendini iyi saklayan bir rahatsızlık Bulimia Nervosa. Uzun saatlerini okulda geçiren kız çocukları anne-babalarından kolayca gizleyerek iyileşme süreçlerini geciktirebiliyorlar.

Beslenme bozukluklarıyla ilgili ebeveynlerin başvurabileceği çok kaynak var. Fakat bu konuda, esas bilinçlendirilmesi gereken taraf, hiç şüphesiz çocuklar.

Çocukların dilinden anlayacak, günümüzdeki dayatmaların gerçek dışı yönünü gösterecek kaynaklardan biri, Debre Menase’nin “Ben Güzelim” isimli kitabı. Bulimia Nervosa’yı basit bir dille anlatıyor. Görüntüsünden, aile durumundan veya çeşitli nedenlerden ötürü arkadaş grubundan dışlanan kız çocuklarının dünyasından yola çıkıyor ve sadece bulimia için değil, çocuğun kendine güvenini sarsıcı ve travma yaratıcı “görüntü” endişelerinin yersizliğini onların anlayacağı dilden aktarıyor.

Sahi ya, geçmişe dönecek olursak, çocukların kendine güvenlerini bir zaman inşa eden bir elin parmakları kadar unsur vardı. Evde ailesiyle, okulda öğretmen ve arkadaşlarıyla vakit geçiren çocuk, televizyon ve internet gibi dış etkenlere maruz kalmadığı için etkilendiği konular sınırlıydı.

Bugün 30 senenin öncesinden farklı bir dünyada yaşıyoruz. Televizyon ve internetin aracılığını yaptığı bir görsel bombardımana tutuluyor çocuklar. Bilgi çöplüğü içinde faydalı ve zararlının ayrımını yapabilecek beceriye sahip değiller.

Zayıf kadınlar, aşırı zayıf mankenler, güzel olmayan kadının işlevsizliği... Tüm bunlar bizim de gün içinde karşılaştığımız fakat artık “sıradan” hale gelen durumlar.

Tabii çocukların bu mesajlara karşı savunması yok.

Henüz “çocuklara yönelik yanlış mesaj veren kaynakları yok et” diyebileceğimiz bir sistem de icat edilmiş değil. Çocuklar medyanın dayattıklarının faturasını ödemeden, birilerinin onlara yeni nesil bozuklukların sebeplerini anlatması gerekiyordu. Bu anlamda kitap, son derece faydalı.

Kız çocuğu sahibi olan anneler, bu kitabı mutlaka kızlarına okutmalı!

Melike Karakartal
10.02.2012
Melike Karakartal
 

Yorumunuzu Yazın

Kalan Karakter :

www.hurriyetaile.com web sitesindeki yazarların ve yazar yazılarının, katkıda bulunanların, soru soranların, yorum yazanların, iletişim platformu ile bilgi ve düşünce paylaşanların veya herhangi bir kanaldan site veya ziyaretçileriyle iletişim kuranların görüş ve düşünceleri, site editörlerini, modaretörlerini ve site hazırlayıcılarını bağlamamaktadır. Bu görüş ve düşüncelerin sorumluluğu tamamen ilgili kişilere aittir.

2 Okuyucu Yorumu

  • Funda Şavluk

    16.02.2012

     
    Tavsiye ettiğiniz kitabı 9 yaşındaki kızıma aldım.Ancak şeytanın aklına taş düşürür misali bu kitap kızımda kusma isteği uyandırdı.Demekki böyle bir yol da varmış.Yiyeceğim-kusacağım ve zayıf kalacağım.Artık bu düşünce var kafasında.Sürekli olarak "istediğim zaman kusabilirim" diyor.Kafayı yiyeceğim. Sen git o kadar cümleden bunu seç.Üzülerek söylemeliyim ki tavsiye edilecek bir kitap değil...
    • 20.02.2012
      ms.

      Bence kitap gayet güzel.Ben küçük yiğenim için aldım ve sonuçları olumlu.Şahsen kitabın yazarıyla tanışmayı isterdim.Bu durumu bu kadar güzel bir dille anlattığı için teşekkür etmek gerekir diye düşünüyorum :)

    Kalan Karakter :

 

Yazarın son yazıları