Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

YORGUN RUHUN PARÇALARI

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Geçen yazımda kendi şamanik yolculuğumdan bahsetmiştim. Eğer çalışırsanız ve inanırsanız ruhsal yolculuklar sizin de kendi ruhunuzla daha bir bütün hissederek akışta ve huzurlu hissetmenize yardım edebilirler.

Tatil dönemleri belki de ruhumuza dokunmak, biraz olsun soluklanmak ve nefes almak için tek mümkün zamanlardır. Özellikle de İstanbul gibi bir şehirde yaşıyorsanız bedeniniz bu kadar hızlı olmaya programlanmışken ruhunuzun aynı hıza yetişebilmesi mümkün mü? Dışarıda bitmek bilmeyen talepler var, içimizdeki sesler ‘Acele et! Trafiği hesapla! Çocuğu kursa götür! Evin işlerini hallet! Eşini memnun et! Yöneticini memnun et!’ diye bağırıp duruyor. Beyin bu kadar meşgulken kontrolü bırakabilmek kolay mı? Tabiî ki değil…

Ağustos ayındaki yazılarımda uzman yazılarıma biraz ara verip bir süredir sizlerle paylaşmadığım Su adlı karakterimin hayatını anlatmaya devam edeceğim. Çünkü Su adlı karakterin hikayesi sizlere tanıdık gelecek bir hikaye…

Köşe yazılarımı başından beri takip edenler bilirler, Su 35’ini geçmiş, 2 çocuklu, her şeye yetmeye çalışan, hayatı dolu dolu yaşamak isterken yorgun düşen, çalışan bir kadının hikayesi…

Detaylar için önceki yazılarımı okumanızı öneriyorum ama kısaca karakterlerimizi tanımanız adına; aşkla ve hayranlıkla bağlı olduğu Deniz adında bir kocası var ama çok yoğun çalışıyor ve onun hayatında öncelikli olduğunu yeterince hissedememekten şikayetçi. 6 yaşındaki hiperaktif oğlu Toprak ve 3 yaşındaki inat ve huysuz kızı Ada ona kök söktürüyorlar. Ailesi İzmir’de ve rekabetin yoğun olduğu reklam sektöründe çalışıyor. En yakın arkadaşlarından Gül, yakın zaman önce onu sürekli aldatan kocasından boşandı ve bekarlığa geri dönmüş olmanın tadını çıkartıyor. Bir türlü aradığını bulamayan Sevgi ise ‘beyaz atlı prens’ini umutsuzca aramaya devam ediyor. Su’nun hayatında asla vazgeçemeyeceği biri daha var, yıllardır hayatındaki her geçiş aşamasında, her krizde gittiği, danıştığı, rahatladığı psikoloğu Irmak Hanım.

Evlendikten ve doğum yaptıktan sonra o ailenin de psikoloğu oldu. Irmak Hanım şehir dışına taşınınca Su ve ailesini bana yönlendirdi.
Su temmuzda bir hafta izin kullanarak tatilini çocuklarıyla birlikte Çeşme’de ailesinin yazlığında geçirdi. Hem kendi ailesinin ‘kızı’ olarak şevkat görmek, hizmet edilmek hem de çocuklarıyla oyunlar oynamak, denize girmek, kaliteli zaman geçirdiğini hissetmek ona çok iyi gelmişti.

Bayram tatili planı ise çocukları Çeşme’de bırakıp Deniz’le birlikte bir Yunan adasında olmaktı. Hem Ada küçük olduğundan hem de Deniz’in yoğun iş temposundan başbaşa bir mola vermeyeli epey zaman olmuştu. Yine koşuşturmayla geçen bir yılın ardından şuan en çok ihtiyacı olan şey Deniz’in sevgisini hissetmekti…Birbirlerine dokunmalarıydı…

Pek çok anne gibi çocuklardan sonra Su’nun kaygıları artmıştı. Yaşadığı hormonel değişiklikler, bir yandan artan sorumluluklar, bir yandan iş stresi onu ara ara yetersiz hissettiriyor kendini mutsuz hissediyordu.

Son dönemde en büyük korkusu ise kocası Deniz’i kaybetmekti. Deniz 40'larında karizmatik ve etkileyici bir adamdı. Seyahatlerinden ve yoğun iş temposundan dolayı ondan uzak kalıyordu. Pek çok arkadaşının eşi bu yaşlarda birden gençleşme merakına girmiş, spora başlamış, kilo vermiş, kendinden epey genç bir sevgili bulmuştu. Aynı şeyin onların da başına gelmesinden korkuyordu.

Bu yüzden annelik rolünü biraz olsun dolaba koyup kadınlığını hissetmek ve sevgilisiyle kaçamak yapmak adına baş başa bir Yunan adası tatili planlamıştı. Adaların sakin ve huzurlu havası onlara her zaman iyi gelmişti…

Çocuklardan önce birlikte daha çok eğleniyorlardı. Daha oyuncu ve fantazi dolu bir ilişkileri vardı. Ama son dönemde görüşebildikleri zamanlarda tek konuştukları konu çocukları olmuştu. Sanki başka herhangi bir şeye ayırabilecekleri enerjileri yoktu…

Tatil öncesi geldiğinde Su ile enerjisini düşüren faktörleri ve nasıl arttırabileceği üzerinde konuştuk. Biraz olsun yavaşlaması gerekiyordu.
Soluklanmaya ve nefes aldığını hissetmeye ihtiyacı vardı.

Tatil öncesi bir alışverişe çıktı. Kendine kadın olduğunu hissettiren seksi kıyafetler ve iç çamaşırları aldı. Güzellik merkezi, kuaför gibi bakım işlerini de hallettikten sonra tatile hazırdı. Sevgilisiyle bu kaçamağın hem kendine hem ilişkilerine iyi geleceğini hissediyordu.

Yayın tarihi: 02.08.2013
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (2)

Merhabalar efendim; uzun bir zamandır Su'dan, Deniz'den ve Irmak 'tan bahsetmemiştiniz.Ben vazgeçtiğinizi düşünmeye başlamıştım artık onlardan.insan iliskilerinin en can alıcı noktalarını yerleştirdiğiniz bu karakterler arasında olacakları, cocuklarına yaklaşımlarını,iç dunyalarını okuyabilmeyi merakla bekliyorum.iyi çalısmalar dilerim. Saygilarimla.

13.08.2013 13:12:13 ali ergün

Su ve hayatını Wellness hikayelerimden sonra anlatmaya devam edeceğim Ali bey.Çok sevgiler

26.08.2013 11:29:41 manolya özek