Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

UYUMSUZUM

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Belki sizin de probleminiz yalnızlık. Kendinizi bu dünyaya ait hissetmiyorsunuz çünkü siz ya farklısınız ya da istenen biri değilsiniz. Bu iki duygudan birini sıklıkla yaşıyorsanız probleminiz sosyal izolasyon olabilir. Bugünkü yazımda sosyal izolasyonun kökenlerinden bahsedip nasıl değiştirilebileceğini anlatacağım.

Farklı olmak ve istenmemek sosyal izolasyonun iki farklı tipidir. Kökenlerine baktığımızda;

  1. Fark edilen birkaç özelliğinizden (boy, kilo, kekeleme, bir diyalogu sürdürememe vs.) dolayı diğer çocuklara karşı aşağılık hissettiniz. Sizinle dalga geçildi, başka çocuklar tarafından reddedildiniz veya küçük düşürüldünüz.
  2. Aileniz, komşulardan veya çevrenizdeki insanlardan daha farklıydı.
  3. Kendi aileniz içinde bile diğer çocuklardan daha farklı hissettiniz.
  4. Çocukken pasiftiniz, beklenileni yaptınız ama hiçbir zaman kendi ilgi ve alanlarınızı veya seçimlerinizi geliştirmediniz. Şimdi bir konuşma içindeyken sunabileceğiniz hiçbir şey yokmuş gibi hissediyorsunuz.

Üstün yetenekli çocuklar bazen bunu hisseder. İlgilendikleri şeyler yaşıtlarından çok daha farklıdır. Başka çocuklarla oynamaktan daha çok okumak veya müzik dinlemekten zevk alırlar. Eşcinsel olan erkek ve kadınlar da genellikle bu düşünce kalıbını taşırlar.

Farklı veya istenmeyen bir şekilde görünmenin sonucunda diğer çocuklar sizi kendi gruplarından dışlarlar. Dalga geçmeyi engellemek için sessiz kalıp geri çekilmişsinizdir. Reddedilmekten kaçınmak için arkadaş edinmekle uğraşmaktan vazgeçmişsinizdir. Okuma veya bilgisayar oyunları gibi tek başına yapılan ilgi alanları geliştirmişsinizdir. Aşağılık hissinizi kapatmak için sosyal olmayan alanlarda uzmanlık geliştirmişsinizdir. Sosyal olarak istenmeyen çocukların telafi olarak okulda çok başarılı olmaları yaygındır.

Altta kendinizi kusurlu hissettiğinizden dolayı sosyal izolasyon yaşıyor olabilirsiniz. Kendi ailenizde sevilmediğinize dair öyle güçlü bir algınız vardır ki bu doğal olarak sizin sosyal hayatınıza geçer. Başka bir insanla iletişime geçtiğinizde sizin kabul edilmez biri olduğunuzu düşüneceği endişesiyle aşırı kaygı duyar konuşmaktan kaçınırsınız.

Sosyal izolasyonun bir başka kökeni de bağımlı kişilik yapısıdır. Sosyalleşmeyi öğrenmenin önemli bir yanı da aktif ve kendi kendini yönlendirebilen bir kendilik geliştirmektir. Bazı çocuklar doğuştan pasiftir veya ebeveynleri kendi bireyselliklerini geliştirmeleri konusunda onlara köstek olmuştur. Kendi bireyselliğiniz ezildiği zaman diğer kişilerin beklentilerine göre hareket edersiniz.

Neredeyse herkesin bir seviyeye kadar sosyal izolasyon düşünce kalıbı vardır. Kendimizle ilgili güvensiz olduğumuz, kabul edilip edilmeme konusunda emin olamadığımız bir tarafımız vardır. Bir sürü kişi ergenlik döneminde bu düşünce kalıbını geliştirir. Ergenlik, akran baskısının en yoğun olduğu dönemdir. Bir sürü ergen kendini farklı, izole ve yabancılaşmış hisseder.

Eğer bu düşünce kalıbını taşıyorsanız;

  • Çevrenizdeki insanlardan daha farklı veya onlardan daha aşağı olduğunuzu hissedersiniz.
  • İşinizde herkesten uzakta kendi kendinize çalışırsınız. Projelerde yer almaz terfi edemezsiniz.
  • Gruplar içinde gerginsinizdir. Rahatlayıp kendiniz olamazsınız. Yanlış bir şey söylemek ya da yapmak konusunda endişelisinizdir.
  • Sadece ailenizle veya yakın bir iki arkadaşınızla zaman geçirirsiniz.
  • Doğanız gereği olan bazı özelliklerinizi hiçbir zaman kabul edemezsiniz çünkü bu özelliklerinizden dolayı insanların sizi olduğunuzdan daha küçük göreceğini düşünürsünüz. (çekingen, duygusal, fazla feminen vs.)
  • Fiziksel görünümünüz konusunda kendinizi insanların söylediğinden çok daha az çekici bulursunuz.
  • Aptal, yavaş veya garip gözükebileceğiniz durumlardan kaçınırsınız. (topluluk karşısında konuşmak gibi)
  • Hissettiğiniz sosyal yetersizliklerinizi telafi etmeye çok fazla önem verirsiniz. Popülaritenizi veya sosyal becerilerinizi ispat etmeye, insanları kazanmaya, doğru sosyal grubun parçası olmaya, kariyerinizde başarılarınızın olmasına veya popüler olan çocuklar yetiştirmeye çalışırsınız.

İşte size ‘sosyal izolasyon’dan kurtulmak için değişim stratejileri;

1- Çocukluğunuzda yaşadığınız sosyal izolasyonu anlayın. İzole olmuş veya kendini aşağı hisseden çocuğu imgeleyin. Bu anılar acı verir. Sosyal izolasyon soğuk ve yalnız bir duygudur. İçinizdeki çocuğu o soğuk yerde bırakmayın. Yetişkin kendiliğinizi de o görüntüye dahil ederek içinizdeki çocuğa destek verin.

2- Kendinizi kaygılı veya rahatsız hissettiğiniz günlük sosyal durumların listesini yapın.

3- Kaçındığınız sosyal durumların listesini yapın.

4- Farklı veya aşağılık hissinizi telafi ettiğiniz yolların listesini yapın.

5- Yukarıda dört maddeye bakarak kendinizdeki yabancılaşmış, kırılgan veya aşağı hissettiren özelliklerinizin listesini yapın. Listedeki her madde için;

  • O özelliği tanımlayın.
  • Bu kusurunuzun gerçek olduğunu kanıtlayan hislerinizin yetişkin hayatınızdaki bütün kanıtlarını yazın.
  • Bu hissinizi çürüten kanıtları yazın.
  • Her özellik için ne kadar adil olduğunuz konusunda aile ve arkadaşlarınızdan fikir alın.

6- Bir kusurun gerçek olduğunu düşünüyorsanız, onun üstesinden gelmek için atabileceğiniz adımları yazın.

7- Değiştiremeyeceğiniz kusurların önemini tekrardan değerlendirin. Kendinizle ilgili bazı şeyleri değiştirebilir ama bazılarını değiştiremezsiniz. Kendi kendini geliştirebilmenin özünde kendini kabul etmek yatar.

8- Her kusur için bir başa çıkma kartı hazırlayın ve yanınızda taşıyın. Bu düşünce kalıbınız her tetiklendiğinde bunları okuyun.

9- Kaçındığınız sosyal ve iş gruplarının üzerine gitme listesi çıkarın. En kolay yapabileceğinizden en zor olana doğru bir liste olsun. Bir adımı gerçekleştirdikten sonra bir sonraki adıma geçin. Kaçmaktan vazgeçin! Kaçmaya devam ettikçe değişemezsiniz.

10- Grupların içindeyken bir konuşma başlatmak için önceden planlanmış bir çaba gösterin. (Örn. ‘Tanımadığım en az iki kişiyle konuşacağım’ gibi) Bu düşünce kalıbı taşıyanlar kendi zihinleri içinde kalarak çok fazla zaman harcarlar. Hedef koymak aslında kaygıyı azaltır.

11- Gruplar için kendiniz gibi olun. Kusurlarınızı veya farklı olduğunu düşündüğünüz yanlarınızı saklamamaya çalışın.

12- Kendinizi istenmeyen olarak algıladığınız alanlarınızı telafi etmek için bu kadar çok uğraşmayı bırakın.

Kaçmak bu düşünce kalıbıyla başa çıkmanız için birinci yoldur. Değişim ise kaçmaktan vazgeçip yüzleşme ve küçük adımlar atmanızla gerçekleşir. Bu stratejileri uyguladığınızda yalnızlıktan bağlanmaya geçen bir yolculuk yaşarsınız.

Yayın tarihi: 17.01.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.