Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

SUÇLULUK VE UTANÇ

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Gündemdeki son olaylar beni yıllar öncesine, kendi öğrencilik dönemime götürdü.

Üniversiteyi Boğaziçi Üniversitesi’nde okudum ve dört yıl boyunca kız ve erkek odalarının aynı binada olduğu özel bir yurtta kaldım. Yurt üniversiteye aitti ve yurt yönetmeliğinin tek kuralı yurda giren misafirlerin belli saatte çıkış yapmasıydı. Misafirlerin kalması yasaktı.

Devlet yurtlarında ise kız ve erkek yurt binaları ayrıydı ve buralarda kalan arkadaşların belli saatte yurda giriş yapmaları gerekiyordu.

Dört yıl boyunca gözlemim hep şuydu, aile baskısıyla büyütülen gençler bir anda özgürlüğe kavuştuklarında hatalar yapabiliyordu. Pek çok kürtaj vakası duydum. Ama duyduğum bu hikayeler kızlı erkekli kalanlara değil nedense daha çok devlet yurtlarında kalanlara aitti.

Üniversite son sınıfta exchange programı ile Amsterdam’da okudum. Şehir merkezinde konumlanan bu üniversite yurt olarak bir öğrenci apartmanı tutmuştu. Giren çıkanın kontrol edilmediği bir yurttu. Benim kaldığım dairede iki oda vardı ve yan odamda Amerika’dan gelen bir kız vardı. Ama Amerikalı bu kız adapte olamamış, iki hafta sonunda evine geri dönmüştü.

Ve bir gün yurda geldiğimde mutfakta yeni bir takım eşyalar görmüş yeni bir ev arkadaşımın olduğunu anlamıştım. Ev arkadaşım Amsterdam’da bir barda çalışan Hollandalı bir erkekti. Bana sorulmayan bu durumu önce yadırgasam da sorun etmedim. Benim okuldan geldiğim saatlerde o işe gittiğinden birbirimizi çok sınırlı gördük ve herhangi bir problem yaşamadık.

Okul bitip bir psikolog olduğumda da ağırlıklı olarak gençlerle çalışmayı tercih ettim. Çünkü gençlerin iyi bir rehberliğe ihtiyaçları vardı.

Lisede okuyan öğrencilerin gündem konusu sınavlar ve arkadaş ilişkileriyken üniversitede okuyan öğrencilerin ana konusu karşı cinsle kurduğu ilişkiler haline gelir. En büyük mutluluk kaynakları da mutsuzluk kaynakları da sevgilileri olur.

Korumacı bir aile yapımız olduğundan, yirmili yaşlara gelseler dahi ülkemizdeki üniversite dönemi gençleri hala ergenlik dönemini yaşar. Gelişim dönemi itibariyle bu dönem gençlerinin ihtiyacı korunmak değil iyi bir rehberliktir. Sağlıklı bir birey olmak adına doğru rol modellerine ve bilgilenmeye ihtiyaçları vardır.

Üniversitede dersine girdiğim başörtülü bir öğrencim yıllar sonra yaşadığı depresyondan kurtulmak için bana geldi. Erkek arkadaşıyla cinsellik yaşıyor ama utanç ve suçluluk hissediyordu. Erkek arkadaşının ailesi baskıcıydı ve kendi memleketlerinden bir kızla evlenmesini istiyorlardı. Öğrencim bu çocukla bir geleceği olmadığını görüyor ondan kopmaya çalışıyordu. Ama onunla kurduğu bağımlı ilişki derslerinin düşmesine arkadaşlarıyla ilişkilerinin bozulmasına yol açmıştı. Birkaç kere intiharı da denemişti.

Bu kız öğrenci gibi bir kız çocuğunu baskı ile büyüttüğünüzde onun hücrelerine utanç ve suçluluk tohumları ekersiniz. Bilinçaltını korkuyla ve öfkeyle kirletirsiniz. Kendinden ve bedeninden utanç duyar.

Ve o kız çocuğu büyüdüğünde kendini sevmez. Kendine değer vermez. Ve ona değer vermeyen ilişkiler yüzünden zarar görür. Kendini korumayı bilmez.

Bir devletin görevi kadın erkek tüm bireylerin güvenli ve sağlıklı bir ortamda yaşamalarını sağlamaktır. Her türlü şiddete ve baskıya hayır demektir.

Ahlak bekçiliği yapmak kız öğrencileri sadece yetersiz ve bağımlı kılar.
Bir birey olarak yetişmesine izin verilen bir kız öğrenci bir erkek öğrenci kadar kendini koruyacak güce sahiptir.

Utanç ve suçluluk tohumları ekmek, gücünün farkında olmayan bireyler yaratır.

Kız erkek fark etmez, gençlerin önemsenmeye ve değerli olduğunu hissetmeye ihtiyacı var.

Onları dinleyen birilerine ihtiyacı var.

Ancak o zaman kendilerini koruyabilirler.

Ancak o zaman sağlıklı düşünen ve davranan yetişkinler olabilirler.

Yayın tarihi: 08.11.2013
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.