Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

SAFLIK OYUNU

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Günümüz dünyası eskiye göre farklı. Pek çok şeyin değeri, algısı değişti. Daha hızlı daha online yaşadığımız 21. yüzyılda bugünkü yazım günümüz ilişkileri üzerine...

Günümüz ilişkilerinden pek çok kadın ve erkek şikâyetçi. Özellikle pek çok kadın danışanım tanıştıkları erkeklerin dengesiz davrandıklarını, ciddi ilişkiler istedikleri halde bağlılığın olmadığı sadece seks üzerine ilişkiler yaşadıklarını ifade ediyorlar.

Geçen haftaki yazımda da bahsetmiştim. Cinsellik konusunda baskı ve tabuların olduğu, nesilden nesile aktarılmış değerlerimiz ve kültürümüz var. Ve şuan online dünya bize inanılmaz bir özgürlük sağlıyor. Bir kafesin içinde yıllarca hapis kalmış bir kuşun bir anda dış dünyaya çıkmasına izin verildiğinde nasıl davranacağını hayal edin. Bir daha hapis hayatı istemez. Özgür olmak, bir oraya bir buraya uçmak ister. Özgürlüğün tadına vardığında bağlılık onun için zulümdür.

Evet, eskiden farklı bir dünyada yaşıyoruz. Ve pek çok değer ve denge değişti. Özellikle büyük şehirlerde yaşanan yeni nesil ilişkileri değerlendirdiğimizde verme değil daha çok alma üzerine dayanan ilişkiler hakim. Bu bir gerçek. Gerçeğin nedenlerini nasıllarını tartışmak yerine önce ‘ben ne istiyorum?’ ‘benim ihtiyacım ne?’ sorularını sormanızda fayda var.

Eğer siz ciddi ilişkiler istiyor ama bardan erkeklerle tanışıp ilk geceden evine gidiyor ve sonra da erkek bir daha sizi aramadığında erkekleri suçluyorsanız bu ‘haksızlık’ değil ‘saflık’tır.

‘Saflık’, kişinin şu andaki gerçeği görememe halidir. Bir hayal dünyasında yaşama durumudur. Aynı şeyin tekrar tekrar başına gelmesine, her seferinde hayal kırıklığı yaşayıp mutsuz olmasına rağmen aynı hayal dünyasında yaşamayı sürdürmesidir. Saflık ne aptallıktır ne de iyi niyet. Saflık bir oyundur ve mutlu olmak için bu oyundan mutlaka çıkmanız gerekir.

Genellikle bizi bu saflık oyununa iten korkularımızdır. Yalnız kalma korkumuz, sevilmeme korkumuzdur. Bu şu ana ait bir korku değil, genellikle çocukluk yaşantılarımızdan kaynaklanan bir korkudur. Bunu anlamak için anne babanızla kurduğunuz ilişkileri anlamanız gerekir. Bunun için Bağlanma Stiliniz Hangisi? adlı yazımı da okumanızı öneririm.

Bir danışanım oyununu fark ettikten sonra geldiği bir sonraki seansta ‘Sanki yıllardır uyuduğum uykudan uyanmış gibi hissediyorum Manolya hanım’ demişti. Ve fark ettikten sonra bir daha saflık oyununu oynamadı.

Buna benzer yorumlar sıklıkla duyarım. Bu oyunları oynayan bizler değil içimizdeki küçük yaralı çocuklardır. Şuandaki yetişkin kadın ve erkeklerin kendini değerli hissettiği, hem aldığı hem verdiği gerçek bir sevgi ve yakınlığın olduğu ilişkilere ihtiyacı vardır.

‘Başkaları neden böyle davranıyor?’ sorusunun cevabını aramak yerine ‘Ben nasıl davranıyorum?’ sorusunu sorun kendinize. Ve her gece yatağa yattığınızda 10 dk. kendinize zaman ayırın ve ‘Benim ihtiyacım ne?’ sorusunun cevabını arayın.

Gerçek bir sevgi ve yakınlık, biz ancak geçmişe ait korku ve öfkelerimizi hallettiğimizde ve kendimizi içten güçlendirdiğimizde yaşanır. Bunun için önce farkındalık sonra da değişim için gerçek bir çaba gerekir.

Bir erkeğin ya da kadının gelip bizi güçlendirmesini beklemek yerine biz kendimizi içten güçlendirebiliriz.

Nasıl mı?

Haftaya bu sorunun cevaplarında buluşmak üzere…

Hoşça kalın…

Yayın tarihi: 21.11.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (1)

Manolya Hanım yine gunumuz kadınını doğru ifade eden bir yazı olmuş . Ne yazıkki hepimiz Prensesin Uykusu. Modundayız .Samimiyet bekliyorsak önce kendi maskemizi atmalıyız. Bu da bizim toplumumuzda ne yazıkki imkansız :( . Yazınızın devamını merakla bekliyoruz