Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

ÖZ-KONTRAT

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Uzun zaman oldu sizlerle buluşmayalı.

Bir süredir bir türlü elim gitmedi yazmaya.

Sanırım kalemim ve kelimelerim biraz ara vermeye ihtiyaç duydular.

Artık hazırım yeni konular ile sizlerle buluşmaya…

İlk konum öz-kontrat. Yani kendi kendimize söz vermek.

Hani pek çok zaman bazı kararlar alırız ama uygulama kısmına geçtiğimizde zorlanırız…

Sigarayı bırakmak diyet yapmak düzenli spor yapmak gibi...

Ya da...

Evliliğimizi bitirmek iş değiştirmek ya da 'hayır' diyebilmek gibi...

Bir süre sonra ertelemeye başlar atalet haline bağlarız…

Zor gelir üşenir bazen de korkarız…

Pek çok danışanımda sıklıkla gördüğüm ana problem bu…

Kendi kendimizle kontratımız yok…

Bir kira kontratı, iş kontratı ya da evlilik kontratını düşünün.

Tanımı, sorumlulukları ve kuralları açık ve nettir.

Yerine getirmediğimiz takdirde ödeyeceğimiz bedeller de nettir.

Bir kontrat ne kadar net ve somutsa o kadar iyidir.

Ne yapacağımızı biliriz. Bizi hedefte tutar. Rahatlatır.

Çünkü her belirsizlik bir kaygı unsurudur.

Bizi kaygılandırır ve korkutur…

Bu yüzden gitmek istediğimiz yoldan bizi alıkoyar.

Yine tanıdık olana kaymış buluruz kendimizi…

Çünkü tanıdık olan bilindiktir…

Güvenlidir…

Kafamızdaki kaygı ve korkularımız bizi sabote etmeye çalıştığında ihtiyacımız olan ilk şey sağlam bir kontrattır. Çünkü kontrat o sabote eden yanımızı ikna etmek için gereklidir.

Kanadalı psikologlar (Knox & Inkster, 1968) tarafından yapılan bir araştırma, yarışlardaki insanlar ile ilgili çok ilginç bir durumu ortaya çıkarmıştır. İnsanlar, bahislerini oynadıktan sonra atlarının kazanacağından bahislerini yatırmadan önce olduklarından çok daha emin olurlar. Çünkü bir seçim yaptığımızda veya bir konuda fikrimizi açıkladığımızda, bu yaptığımız taahhütle tutarlı davranmak için kişisel ve toplumsal baskı hissederiz. Sigarayi bırakmaya niyetlenen pek çok kişinin bu kararını yakınlarıyla paylaşması bu yüzdendir. Çoğu zaman hepimiz, düşüncelerimizi ve fikirlerimizi, yaptığımız veya karar verdiğimiz konularda tutarlı tutmak için kendimizi kandırırız. (Conway & Ross, 1984). Tatmin olmadığınız bir evliliğiniz olmasına rağmen kendinizi mutlu olduğunuza dair kandırmanız gibi... Bu otomatik tutarlılık ihtiyacı, düşünmeye devam etmekten kaçmamız için bize yol sunar.

O halde eğer tutarlılık ihtiyacımız aldığımız kararlar konusunda itici güç ise biz bu ihtiyacı lehimize çevirebiliriz. Sosyal psikologlar tutarlı olmaya zorlayan gücün bağlılık olduğunu bulmuşlardır. Eğer sizin bir bağlılık göstermenizi sağlayabilirsem bu bağlılık ile otomatik tutarlığınız için ortam hazırlamış olurum.

Kore Savaşı sırasında yakalanan Amerikan askerleri kendilerini Komunist Çinlilerin savaş esirleri kamplarında bulmuştur. Çinlilerin esirlere itaat sağlamak için sert cezaları kullanan müteffikleri Kuzey Korelilerden daha farklı davrandıkları ortaya çıkmıştır. Esir kampı programının incelenmesi sonucunda Çinlilerin esirlerin itaat etmelerini sağlamak için bağlılık ve tutarlılık baskılarını kullandıkları ortaya çıkmıştır. Örneğin esirlerden sık sık önemsiz görünen anti Amerikan veya komunizmden yana cümleler söylemelerini istemişlerdir.
Amerika'nın sorunlarını listeletmiş hatta bu konuda kompozisyon yazmalarını istemişlerdir.

Yıllardır satışta ve politikada insanları itaat etmeye iten bu taktikleri biz de içimizde bizi değişime karşı sabote eden tarafımızı ikna etmek için kullanabiliriz.

Kendinizle yazılı bir öz kontrat yapın.

Neyi hedeflediğinizi ve bu hedefe nasıl ulaşabileceğinizi gösteren aksiyon planınızı oluşturun.

Somut net ve açık olsun.

Sonra bunu yakınlarınızla paylaşın.

Her gece bu değişimi neden istediğinizi bunun size getireceği faydaları yazın ve sesli okuyun.

Başardığınız her adım için kendinizi takdir edin.

Zorlandığınız anlarda da mutlaka o paylaştığınız yakınlarınızı arayın.

Göreceksiniz kendinizi itaat ederken bulacaksınız.
 

Yayın tarihi: 17.10.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.