Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ONLİNE OLDUM BAĞLANDIM

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Karakterimiz Su, her ne kadar agresif yöneticisiyle pek anlaşamasa da ajansının onlara sağladığı bazı hizmetlerden memnundu. Bu kış sigarayı bırakmak isteyen tüm çalışanlar sigarayı bırakma programına gönderilmiş ve hepsi bırakmışlardı. Programda ilk gün bağımlılıklar ve nedenleri hakkında epey bilgi edinmişti.

Programdan sonra hayatına ve çevresindeki hayatlara farklı bir gözle bakmaya başlamıştı. Bağımlılık denen şey aslında ne kadar hayatının içindeydi. Özellikle de teknolojinin getirdiği internet bağımlılığı…Sigarayı bırakmasına en çok kocası Deniz sevinmişti ama kendisinin teknoloji ve iş bağımlılığına ne demeliydi? Eğitimler yüzünden sürekli seyahat halinde olması yetmiyormuş gibi evdeyken de ya bilgisayarda ya telefonda birileriyle ya da bir şeylerle meşguldü. Adamda durmak dinlenmek yoktu, ya bir şeyler araştırıyor, ya bir şeyler okuyor, ya da birileriyle konuşuyordu. Su bazen tüm iletişim araçlarını evden atmak istiyordu.

Ya yakın arkadaşı Gül’e ne demeliydi? Kocasından boşandıktan sonra sanal dünyaya kaptırmıştı kendini. Sürekli kendi resimlerini çekip Facebook'ta paylaşıyor, sanki herkese ne kadar eğlendiğini göstermek istiyordu. Her gün ondan gelen videolar, ‘öz’lü sözler yetmiyormuş gibi, akşam bir araya geldiklerinde de Twitter üzerinden mesajlaşmaya devam ediyordu. Bir de gittikleri her yeri Foursquare üzerinden check-in yapıp durmuyor muydu fenalık geçiriyordu. Tabii bu kadar sosyal ağdan sonra sürekli yeni birileriyle tanışıyor, farklı erkeklerle flörtleşiyordu. Su ve Sevgi’nin sohbetleri genelde onun maceraları üzerinde dönüyordu.

En çok da Gül’ün oğlu Demir’e üzülüyordu. 2 yaşından beri teknoloji düşkünü çocuk 13 yaşında tam bir internet bağımlısıydı. Yaz döneminde okul da yoktu, annesi işteyken bütün gün internet başındaydı. Bilgisayar oyunlarından kafasını kaldırmıyordu. Favori oyunu World of Warcraft’tı. Sürekli oturmaktan, abur cubur atıştırmaktan kilo da alıyordu. Oğlu Toprak’ta görülen dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanısı Demir’e de konmuştu. Annesinin ısrarlarına rağmen yaz dönemi bir spor okuluna gitmeyi reddetmiş, kendini bilgisayarına adamayı tercih etmişti. Gül oğluna laf dinletemiyordu. Derslerle alakası yoktu. Anne oğul sürekli tartışıyorlardı.

Eğitim veren psikolog, İnternet bağımlılığı göstergeleri için aşağıdaki 8 kriteri ifade etmiş, ergenlerde ve yetişkinlerde gördükleri bazı vakaları paylaşmış, ardından da bir takım uyarılarda bulunmuştu.

İşte 8 kriter ve önemli bazı notlar:

1. İnternet ile ilgili aşırı zihinsel uğraş
2. İnternete bağlı kalma süresinde artışa ihtiyaç duyma
3. İnternet kullanımını azaltmaya yönelik başarısız girişimlerde bulunma
4. İnternet kullanımının azaltılması durumunda yoksunluk belirtileri
5. Başlangıçta olduğundan daha uzun süre internete bağlı kalma
6. İnternetin aşırı kullanılması yüzünden ilişkiler, okul ya da işle ilgili sorunlar yaşama
7. İnternete bağlı kalabilmek için aile üyelerine, terapiste ya da başkalarına yalan
söyleme
8. İnternete bağlı kalındığı süre içerisinde duygulanım değişikliğinin olması
(umutsuzluk, suçluluk, anksiyete, depresyon gibi)


İnternet bağımlıları özellikle 5 alanda toplanmaktaydılar:

• Sanal seks meraklıları: Erotik ve pornografik sayfalara meraklı bağımlılardır. Genellikle erkeklerde görülmektedir.

• Arkadaş arayanlar: Bu gruba siber ilişki meraklıları girmektedir. Facebook, chat odaları gibi araçları yoğun kullanmaktadırlar.

• Online kumarbazlar: Sanal kumarhanelerin ve alışveriş sitelerinin müdavimleri bu grupta yer almaktadır.

• Bilgi bağımlıları: Yeni bilgilere ulaşmak için saatlerce sörf yapan, siteden siteye atlayıp bilgi yüklemesinden haz alanlardır.

• Bilgisayar kurtları: Bilgisayara ve bilgisayar teknolojisine, oto yarışı gibi bilgisayar oyunlarına aşırı meraklı gençler ve yetişkin erkeklerdir.

Tipik bir internet bağımlısı haftada 40-80 saat arasında bilgisayar başında kalmakta ve tek seferde hiç aralıksız 20 saate kadar bilgisayar başından kalkmayabilmektedir. Uyku döngüsü bozulan kişi uyarıcı madde kullanmaya, aşırı kahve ve kolalı içecekler tüketmeye başlayabilir, fiziki aktivitenin giderek azalmasına bağlı obesite, sırt ağrısı ve postür bozuklukları gelişebilir.

Internet bağımlılığı genellikle başka hastalıklarla birlikte görülmektedir. Ergenlerde hiperaktivite, sosyal fobi ve depresyon ile birlikte görülebilmekte, yetişkinlerde ise bipolar kişilik bozukluğu, madde kullanım bozukluğu, anksiyete bozukluğu gibi hastalıklarla görülebilmektedir. Tedavi aşamasında uzmanların buna dikkat etmesi, öncelikle bu hastalıkların tedavisini yapmasında fayda vardır. Hiperaktivite özellikle çocuk ve ergen yaş grubunda internet bağımlılığı açısından ciddi risk oluşturmaktadır.

İnternet bağımlığı konusunda gerekli bilgilendirmelerin ve uyarıların hem aile hem de çocuklara verilmesi bağımlılığın önlenmesi açısından önemlidir. Bağımlı kişinin hayatını organize etmek ve internette geçirdiği vakti azaltacak dışsal engeller yaratmak gerekir. Örneğin; akşam eve gelir gelmez internet başına geçen bir kişinin eve daha geç gelmesini sağlamak için bir kursa başlatmak, sabah saatlerinde spor yapıyorsa bunu akşama kaydırmak gibi stratejiler etkili olabilir. Bilgisayarın belirli bir süre kendi kendini kapadığı ve kişi tarafından bilinmeyen bir şifre girilmeden tekrar açılmadığı bir program bilgisayara yüklenebilir.

İnternet modern hayatın vazgeçilmez bir teknolojik kolaylığıdır. Bir kişiyi internetten tamamen uzaklaştırmak amaç olmamalıdır.

(Young’ın İnternet Bağımlılığı için Tanı Ölçütleri kullanılmıştır.) 

Yayın tarihi: 10.08.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (1)

İnternet bağımlısı tanımına giriyor muyum bilemedim. İş yerin de boş vakitlerde İnternet'te haber okuyorum.İş yerinde yorum yapma fırsatı pek olmuyor.Yorum yapmayı denesem de tam istediğim düşünceyi yansıtamıyorum. Akşam içimde kalıyor ve sabah okuduklarıma yorum yazıyorum. İş yoğunluğuna yada misafire göre değişse de toplamada parça parça bu rakamlara yaklaşıyordur.Pek hesaplamadım doğrusu mu.Sanırım daha önemli işimiz olmadığı düşüncesinden kaynaklanıyor bu aşırı İnternet merakı.

10.08.2012 10:01:21 uğur cansu