Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

MELANKOLİK SONBAHARIN DÖNÜŞÜMÜ

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Bir süredir Wellness- sağlıklı ve iyi yaşamak üzerine yazılar yazıyorum. Sizlere kaliteli yaşam ömrümüzü uzatmak adına fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal stratejilerden bahsettim.

Bu konudaki ilk yazımda ölüm döşeğindeki kişilerin en fazla pişmanlık duyduğu 5 ‘keşke’den bahsetmiştim. Tekrar hatırlatmak istiyorum:

  • Keşke bu kadar çok çalışmasaydım,
  • Keşke arkadaşlarımla daha sık görüşseydim,
  • Keşke kendimi daha fazla mutlu etseydim,
  • Keşke ‘gerçek ben’i ifade etmeye cesaretim olsaydı,
  • Keşke başkalarının benden beklediği değil, kendi hayallerime uygun bir hayat yaşasaydım.

Ardından da travma yaşayan kişilerle yapılan görüşmelerde pek çok kişide ‘travma sonrası gelişim’ yaşandığını, bu kişilerin önceliklerini değiştirerek yukarda bahsedilen ‘keşke’lerin yerini;

  • Aile ve arkadaşlara daha fazla zaman,
  • Hayat amaç ve anlamının değişmesi,
  • Mutlu olmaya daha fazla izin,
  • ‘Gerçek ben’i ifade etme cesareti,
  • Hayallerini gerçekleştirdikleri bir hayat yaşama’nın aldığını ifade etmiştim.

‘Wellness hikayeleri’ olarak paylaştığım son iki yazımda da büyük şehir stresinden kaçıp Güney Ege’de bir sahil kasabasına yerleşen kişilerin hikayelerini anlattım. Dikkat ederseniz bu kişiler, travma sonrası yaşamını değiştiren kişilerle benzer gerçeklerin altını çiziyorlar:

  • Sevdikleriyle daha fazla zaman geçiriyorlar,
  • Öncelikleri değişmiş,
  • Kendilerini daha huzurlu hissediyorlar,
  • Hobi ve ilgi alanlarına ayıracak yeterince zamanları var,
  • Başkalarına göre değil, kendi istek ve ihtiyaçlarına göre bir yaşam sürüyorlar.

Yaz bitti, haliyle tatil de. Sonbahar melankolisi kapıda. Yavaş yavaş günler kısalmaya, havalar soğumaya, güneş de güler yüzünü daha az göstermeye başlayacak.

Bronz teniniz yavaş yavaş dönecek özüne. Vücudunuzun daha fazla korunmaya ihtiyacı olacak...

Sadece vücudunuzun mu?

Hayır… Zihninizin de, ruhunuzun da…

Çünkü ertelediğiniz problemler aslında bir yere gitmediler, bir süredir yaz uykusuna yatmışlardı, yazın bitmesiyle yeniden ‘buradayım’ diyecekler size…

Bu yüzden kendinizi sonbaharın melankolisine bırakıp depresyona falan girmek yok.

Onun yerine yazdan aldığınız gücü ve enerjiyi doğru kullanıp harekete geçebilir ve sizler de kendi yaşamlarınızda bazı şeyleri değiştirebilirsiniz.

Kendinizi daha iyi hissetmek için sizin de bir sahil kasabasına yerleşmeniz gerekmiyor.

Bunun eminim size de faydası olur ama mecbur değilsiniz.

Yukarıdaki listelere bir bakın ve kendinize şu soruları sorun:

  • Ben aile ve arkadaşlarıma yeterince zaman ayırabiliyor muyum?
  • Benim hayatımın amacı ne? Bana bu yaşamda anlamlı gelen şeyler neler? Ben bunları ne kadar gerçekleştirebiliyorum?
  • Bana göre mutluluk nedir? Mutlu muyum? Mutlu olmayı nasıl sağlayabilirim?
  • ‘Gerçek ben’ kim? Nasıl biri? Ne istiyor? Ne hissediyor? Neye ihtiyacı var? Onu yeterince ifade edebiliyor muyum?
  • Hayalimdeki yaşam nasıl bir yaşam? Bu hayale uygun bir yaşam sürüyor muyum? Hayallerime ulaşmak için neler yapmalıyım?

Alın kağıdı kalemi elinize ve bu soruları yanıtlayın. Sonra da cevaplarınızı tekrar tekrar okuyun…

Kendi wellness yolculuğunuza hazırlanın.

İyi yolculuklar!

Yayın tarihi: 13.09.2013
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.