Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

KUMARDA DEĞİL AŞKTA KAZANANLARIN HİKAYESİ

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Bugün size iki hikaye anlatacağım. İki hikayemizde de üç ana karakter var.

İlk hikayemizdeki birinci karakter yaşadığı acılar karşısında korkan, dışlanmış, kendine acıyan küçük bir çocuk. Bir gün bir meleğin ya da bir prensin gelip onu bu hayattan kurtarmasını bekliyor. Başkaları kendisinden daha güçlü ve başarılı.

İkinci karakter bir kurtarıcı. İnsanları koruyan kollayan, yardım eden, hep veren, becerikli, erdemli bir kahraman.

Üçüncü karakter ise hak ve adalet peşinde koşan, kendini tehdit ve baskı altında hisseden, öfkeli, eleştirel, suçlayıcı bir karakter.

Birinci karakterimiz yıllarca suçlayıcı ve kötü karakterlerle acılarla dolu bir hayat geçirdikten sonra bir gün bir kahraman gelip onu kurtarıyor ve hikayemiz mutlu sonla bitiyor. 

Hepimiz böyle hikayelerle büyüyoruz. Büyüdükçe hikayelerin yerini romanlar, filmler, tiyatrolar, diziler alsa da ana roller değişmiyor. Kurbanlar kurtarıcılar ve suçlayıcıların üçgeninde yer alan oyunları dinliyoruz hep. 

Aşk

PEKİ YA GERÇEK HAYATTA? GERÇEK HAYATTA DA VAR MI BU OYUNLAR?

Bir gün bir kurtarıcının gelip sizi hatta ülkeyi kurtaracağına yoksa siz de inananlardan mısınız?

İlişkilerde çoğumuz bu karakterlerden birine bürünüyoruz. Bazen biz bazen karşımızdaki bizi bu oyuna davet ediyor ve bir anda içinde buluyoruz kendimizi. 

Her hikaye gibi ilişkiler de hep güzel başlıyor. Ama o hikaye hep aynı devam ederse kim okumak ister ki? Hikayelere mutluluk olduğu kadar acı, sevgi olduğu kadar nefret ve kavga da katılır ki heyecanlı ve sürükleyici olsun.

İlk başta karşımızdaki öylesine güçlü bir kahraman ki bize iyi geliyor. Bizi sahipleniyor. Bütün ipleri onun eline bırakıveriyoruz. Teslim ediyoruz kendimizi güvenle.

Ama bir süre sonra roller değişmeye başlıyor ve heyecan başlıyor. Bazen o kurtarıcı kahramanımız ipleri kontrol edemediğinde mutsuz olmaya suçlamaya başlıyor.

Bazen kurban rolündeki karakter istedikleri olmadığında söylenmeye suçlamaya başlıyor. 

Bazen de kurtarıcı kahramanımız o kadar verici ve fedakar olmasına rağmen kimseyi mutlu edemediğinden kullanılmış hissedip kendine acıyor.

Eğer siz de kendinizi Transaksiyonel Analiz kuramında Karpman Drama Üçgeni adı verilen bu oyunun içinde görüyorsanız ömür boyu içinde debelenip durma riski taşıyorsunuz. Çünkü bu oyun sizi bu üç rolden birinde sürekli yer değiştirmeye teşvik eder ve içinde gerçek sevgi ve yakınlık yoktur. 

Kurban Kurtarıcı veya Suçlayıcı rollerinden çıkmak istiyorsanız Kazananların Üçgeni üzerine kurulan ikinci hikayemi dinlemenizin vakti geldi.

Aşk

KAZANANLARIN ÜÇGENİ üzerine kurulan bu hikayede;

1. KURTARICI rolünün yerinde DUYARLI rolü vardır.

Duyarlı insanlar kendine ve başkalarına karşı sorumludur. Kurduğu ilişkilerde sorumluluğu ve beklentisi karşısında nettir. Ne yapabileceği konusunda duyarlı davranır. İstenenden ne daha az ne daha çok verir. Kendine karşı da sorumlu olduğundan HAYIR demeyi bilir. 

Empatik, güvenli ve güçlüdür. Şu tarz cümleler kurarlar:

- Anladığım kadarıyla senin şu anda yaşadığın şey şu…
- Peki. O zaman ne yapabilirsin?
- Geri kalanıyla nasıl başa çıkabileceğimizi düşünüyorsun?
- Benim buradaki rolüm…
- Güçlükleri kolaylıkla yenebilmeliyim.
- Bu bölüm benim sorumluluğumda değil.
- Onlar kendilerini idare edebilirler.
- Ne kadar yapacağıma kendim karar verebilirim.
- Birbirimizi nasıl destekleyeceğimiz hakkında çözüm üretebiliriz.


2. SUÇLAYICI rolünün yerinde PROAKTİF rolü vardır.

Proaktif insanlar, potansiyelini kullanan, geribildirim veren, sınırlarını çizen kimselerdir.
İşbirlikçi, cesur, ışık tutanlardır. Şu tarz cümleler kurarlar:
- Buradan öğrendiğimiz ne?
- Bunu nasıl kullanabiliriz?
- Senin fikrine değer veriyorum.
- Ne zaman gerçekleştirilebilir?
- Hepimizin hem fikir olabileceği başka ne gibi bir seçeneğimiz var?
- Her birimizin oynadığı rol ne?
- Zamanlamaya biraz ayarlama yapabilirdik.
- Desteklendiğinde iyi yapıyor.
- Birlikte bir yol bulabiliriz.
- Hepimiz hata yaparız.
- O kızın pek çok yeteneği var.
- Bu sefer neyin iyi gitmediğine göz atmak, bir dahaki sefere daha iyi yapmamıza yardım edecek.

3- KURBAN rolünün yerinde SAVUNMASIZ rolü vardır.

Savunmasız insanlar düşünce, duygu, davranışlarının farkındadır. İncinebilir noktalarına ve hassasiyetlerine sahip çıkarlar ve kendilerini korumasını bilirler.

Deneysel, kendini kabul eden ve meraklıdırlar. Şu tarz cümleler kurarlar:

- Bu konuyla ilgili ben böyle hissediyorum.
- İşleri farklı organize etmek için bir yol bulmalıyım.
- Eğer işe yaramazsa, başka bir şey deneyeceğim.
- Bu durumu ayrıntılı bir şekilde konuşmak bana yardımcı olur.
- Bu olduğunda, …. düşünerek tepki veriyorum.
- Bunu kontrol etmek istiyorum.
- Yeni alternatif çözümler üretmek için daha fazla zamana ihtiyacım var.
- Hissettiğim bu- ve aşırı tepki veriyor olabilirim.
- Yeni bir şey deneyebilir ve işe yarayıp yaramadığını görebilirim.
- Eğer istersem Hayır diyebilirim.
- Kararlarımla ilgili yardım isteyebilirim.
- Belki de hepsini yapmam gerekmez. Belki de o kadar iyi yapmam gerekmiyordur.

Aşk

Kazananlar üçgeninde yer almak için önce drama üçgeninde kendi oynadığınız ana rol ya da rolleri fark etmeli ve bu oyuna davet edildiğinizde reddetmelisiniz.

Kazananlar üçgeni üzerine kurulmuş bir hikayede yer almak sorumluluk ister. Çaba ister. Özveri ister. Kendi gücüne ve ilişkilerine sahip çıkmak ister. 

Kazananlar üçgeninde iki taraf da birbirini olduğu gibi kabul eder ve saygı duyar. Onun gücünü elinden almaya çalışmaz. Bu yüzden böyle hikayelerde kumar yoktur gerçek bir yakınlık güven ve sevgi vardır.
 

Yayın tarihi: 08.07.2017
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.