Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

KİM KİMİ ALDATIYOR?

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Konuya iletişimle başladık. Daha yüzeyselden daha derine doğru giden iletişim türlerini konuştuk. Sonra işyerinde oynanan oyunlarla devam ettik. Dedikodulardan, laf sokmalardan bahsettik. Oyunları durdurmak ve kişileri açık iletişime davet etmenin öneminin altını çizdik. Aslolan ‘samimiyet’ dedik…

Sıra geldi en önem verdiğimiz konuya; kadın-erkek ilişkilerine. Eminim en çok bu konu ilgilendiriyor sizleri, çünkü en çok bu konuya kafa yoruyoruz ve ısrarla ‘kadınları’ ve ‘erkekleri’ anlamaya çalışıyoruz…

Meslek hastalığı sanırım, işimiz gereği o kadar çok travma, taciz, ölüm, hastalık vs. hikayesi dinliyoruz ki boşanma, aldatma gibi öyküler gayet doğal gelmeye başlıyor.

Gün geçtikçe boşanma ve aldatma öyküleri artıyor. Aldatılanlar yarasını sarmaya, acısını, depresyonunu paylaşmaya geliyor. Ama sadece aldatılanlar değil, aldatanlar da geliyor.

Önce korkuyor sırrını açıklamaya. Yargılayacağımdan, ahlak dersi vereceğimden korkuyor.

Erkek danışanlar daha rahat, zaten neredeyse karısı dışında cümle alemin haberi var.

Kadınlar ise daha bir ürkek daha bir huzursuz…

Hikaye ne olursa olsun, biz psikologların görevi karşımızdakini olduğu gibi kabul etmek…

Onu yargılamadan suçlamadan dinlemek…Onu anlamaya çalışmak…

Zaten toplum yeterince yargılıyor, biz de yargılarsak ne değişecek?

Toplum olarak suçlu aramayı çok seviyoruz. Ufacık bir konuda bile problemi çözmek yerine suçu başkasına atmak üzerine dönüyor tüm çözümler. Evlilik danışmanlığına gelen çiftler mutlaka sizi yanına çekmek için uğraşıyor, ‘Haksız mıyım psikolog hanım?’ diyerek sizden onay bekliyor…

Tek haklı arıyoruz…

Tek suçlu arıyoruz…

Aldatan kadın ya da erkek size gelmişse kendini anlamak için gelmiştir. Bir çıkış yolu bulmak için gelmiştir. Bazen de sadece konuşmak için gelmiştir…

O saat onun saatidir. Yargılanmadan dinlenmek de onun hakkıdır…

Danışmanlık yaparken tek koşulumuz var; kendine ya da bir başkasına zarar vermemek…

Eğer aldatma ya da boşanma var ise birileri bir şekilde zarar görebilir…

En çok da çocuklar…

Bazen şiddetli kavgalar olan evlere tanık oluyoruz.

Özellikle aldatmayı eş öğrenmişse ilişki adeta boyut değiştiriyor.

Ve aldatılan kişi aldatılmayı kendi kafasında bitiremediyse o ilişki ne kendisine ne de karşısındakine hayır etmiyor. Geçmişte bırakılamadıkça hem şu ana hem de geleceğe taşınmaya devam ediyor.

Kim ne derse desin ben yakın ilişkilerde samimiyetten yanayım. Gördüklerim, duyduklarım bazı şeylerin korunmasının o kadar kolay olmadığını gösterse de yine de ‘gerçek’ olan samimiyet bana göre. Kendimize ve karşımızdakine biraz olsun değer veriyor ve saygı duyuyorsak dürüstlüğün ve samimiyetin korunması önemli. Pek çok erkek ve kadın başka ilişkiler yaşasa da düzeni bozulmasın diye evliliğini sürdürmekten yana. Güya ‘vicdan’ yapıyor. ‘Onca yılın hatrına onu bırakamam’ diyor. Lütuf yapıyor…

O kadar vefalı, o kadar vicdanlıysak neden aldatmaktan geri kalmıyoruz peki?

Aldattığımız aslında kim?

Kim kimi aldatıyor?

Bu ‘dengeleri koruma oyununu’ oynayarak ne kazanıyoruz?

Fikren ve ruhen başka dünyalardaysak bunun neresi samimi?

Ben gitmeyen değil gidemeyenlerin olduğunu düşünüyorum.

Cesareti olmayanların…

Yorumlarınızı bekliyorum.

Samimiyetle…

Yayın tarihi: 08.03.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (6)

ekonomik özgür kadın aldatılmayı affetmiyor olmayan affediyor çünkü belli bir yaştan sonra meslek çalışma iş zor.hazır yemek kolay.düzen bozmamak bahane bak paraları olsun bir dakika durmazlar.erkekler neden ayrılsın ki evde sıcak yemek çocuk sevgisi ütülü gömlek hazır nede olsa o karşılıyor masrafları bu onun hakkı karşılıklı çıkarlar varsa devam eder hem yeni birini tanı düzen kur ohoooo uzun iş o kadar zaman yok maksat evlilik değil ki gönül eğlemek

ihtiyacları karsılama odaklı evlilikler diyorsunuz.haklısınız benim yazım ozellikle onlara:) o kadınların guclenmeye, o erkekleri de samimiyete davet ediyorum. sevgiler

Tebrikler güzel bir konuya değinmişsiniz! Hep kadın aldatılmıyor, erkeğinde aldatıldığı hikayeler çok. Sayılar ise sanıldığı gibi az değil. Hemen hemen başabaş gider oldu rakamlar. Herşeyin başı, kalmayan sygıdan geçiyor. Eşimize saygı, evimize saygı, topluma saygı, kutsal aile kurumuna saygı... Birde ihanetin sebeplerine mercek altına alacak olursak, gelişen teknoloji ile insanların arasındaki iletişim seçeneklerinin çok kolay hale gelmesi, yaşamın rahatlığından kaynaklı ihtiyaçların ve sıkı

13.03.2012 00:28:28 AHMET KANDEMİR

cok haklısınız ahmet bey..saygının kaybı yasanıyor..ve hersey cok kolay elde edilebildigi icin de tuketiliyor...tesekkurler.sevgiler

6 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER