Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

KARARSIZLIKLARIM, ÇELİŞKİLERİM VE BEN

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Herkese yeniden merhaba. Umarım geçen haftaki yazımda bahsettiğim SWOT Analizini yaptınız ve 2011 yılınızı değerlendirdiniz. 2012 yılında hepimizin başının belası olan ertelemelerden ve kararsızlıklardan kurtulmak istiyorsanız işe şu anda olduğunuz noktayla dürüstçe yüzleşerek başlamanızı öneririm.

Şimdi sıra geldi 2012 kararlarına…Yılbaşlarında hepimiz umutluyuzdur; o gazla pek çok karar alırız. En tipik olan kararlarımız genelde kilo verme, sigarayı bırakma ve spor yapmaktır. Her yıl yeni temiz sayfalar açar istekli ve motive başlarız. Ama o motivasyon maalesef birkaç ay sürer ve yeniden ‘eski ben’de buluveririz kendimizi. Spor merkezi üyelikleri ve diyetisyen paraları çöp olur. Kendimize de bu durumdan dolayı sinir oluruz. Sağlıklı olmak ve güzelleşmek fikri hepimizi cezbeder ama alışkanlıklarımızın sesi o kadar güçlüdür ki bir süre sonra zor gelir ve ödüllerden vazgeçeriz.

Biz psikologlar ve yaşam koçları danışanlarımızla mutlaka kontrat yaparız. Bunun amacı danışanı gelmeye zorlamak değil, danışanın bu çalışmadan ne beklediğini, ulaşmak istediği noktayı somutlaştırmak ve hedefine niyetli olmasını sağlamaktır. Geçen yazıda bahsettiğim gibi başarıyı getiren istekli olmak değil, kararlı olmak ve hedefte kalmaktır. Yaşam koçları itici güç olarak, içteki düşük motivasyonu güçlendirmeyi sağlar ve kişiyi hedefte tutarlar. O yüzden de etkili olurlar.

Bazen dilimiz bir şey söyler ve ister ama farkında olmadığımız içteki bazı sesler buna hep engel olur. Maharet o içtekileri keşfetmektir. Oraya yerleşip isteğimiz hayatı yaşamamızı engelleyen korkular ve kaygılarla bizi baskı altında tutan düşünce ve duygularımızı tanıdığımızda, onları özgür bırakmak için ilk adımı gerçekleştirmiş oluruz. Kararsızlıklarımızın, çelişkilerimizin temelinde de içimizdeki bu farklı sesler yatar. Her danışanın terapiye gelme nedeni vardır. Ama o neden sadece görünendir. Sadece görünenle ilgilendiğinizde problemi çözemezsiniz. İşin sanatı karşınızdakini hissetmek, derinleşmek ve onu anlamaya çalışmaktır. ‘Kendi engel’lerinizle barışmak kaliteli bir yaşamın anahtarıdır.

Farklı kuramlar farklı adlar verse de aslında anlatılan hep benzerdir. Denir ya ‘çocukluğuna inmek lazım’ diye. Klişe gibi görünse de yaşamımızdaki bu kararsızlıkların, çelişkilerin, mutsuzlukların temeli çocukluğa, çocuklukla aldığımız farkında olmadığımız kararlara dayanır. Çocukken anne babamız bizim gözümüzde tanrı gibidir, hayatta kalmak için onlar tarafından kabul edilmeye ve sevilmeye ihtiyaç duyarız. Kabul edilmek, tanınmak ve fark edilmek hepimizin hakkıdır, bu ihtiyacımız çocuklukta başlar ve bir ömür boyunca sürer..

Transaksiyonel Analiz kuramından bazı temel açıklamalarla sizleri bu kararsızlıklarımız konusunda aydınlatmaya niyetliyim. Sabrederseniz haftaya... Ama değişim için 2012 yılında hayatınıza sanatı sokmanızı, sanatçı olmanızı hala şiddetle tavsiye ediyorum. Neden mi? Çünkü değişim için sağ beynimizle yeniden tanışmaya ihtiyacımız var. Eğitim hayatımız boyunca o kadar çok sol beynimize yükleniyoruz ki, sağ beynimiz hep geri planda kalıyor ve köreliyor. Çocuklar sağ beyinlerini kullanırlar. Yaratıcı ve özgündürler. İnanılmaz bir hayal güçleri vardır. Sezgiseldirler ve o yüzden de cesurdurlar…

Hayatımız hakkında karar verirken, seçim yaparken sadece sol beyin işe yarar mı sizce? Sanmıyorum… Bence kesinlikle sağ beynimize de ihtiyacımız var. ‘Kararsızlıklarım, Çelişkilerim ve Ben’ şarkısından artık kurtulmaya niyetiniz varsa unuttuğunuzu zannetiğiniz ama içinizde var olan o gücü yeniden kullanmanız dileğiyle…
  

Yayın tarihi: 12.01.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.