Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

HAKLI DİRENİŞ

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Herkese yeniden merhaba. Bu hafta Wellness serimin üçüncüsünü yazacak, duygusal dayanıklılığımızı arttırmak için stratejilerden bahsedecektim. Ama sanırım şuan hepimizi ilgilendiren tek konu Gezi Parkı direnişi. Günlerdir genci yaşlısı hepimiz twitter ve facebook’tan an ve an olan olayları takip etmeye kitlendik. Pek çoğumuzun Y kuşağı çocukları bu eylemin fiilen destekçisi.

Hal böyle olunca bir psikolog olarak halkın tepkisini daha önceki yazılarımda paylaştığım ‘Yaşam Pozisyonları’ çerçevesinde değerlendirmek istedim. (Daha detaylı bilgi için ‘Güç ve Öfke’ ve ‘Zor İnsanlarla Başetmek’ yazılarımı okumanızı tavsiye ederim).

'Yaşam Pozisyonları' modeline göre yaşama bakış açımızı ve başkalarıyla nasıl iletişim kurduğumuzu belirleyen 4 temel yaşam pozisyonu vardır: 

*** Yukarıda bahsedilen ‘OK’ olmak; yeterli ve değerli hissetmek, kabul edilmektir. 

IV. kadran’dan iletişim kuran kimseler size OK olmadığınızı hissettirirler çünkü aslında kendilerinin OK olmadıklarını hissederler. Kendi yetersizliklerini, güçsüzlüklerini bastırmanın, ‘OK’ olabilmenin tek yolu savunmaya geçmek ve üste çıkmaktır. Çocukken ancak bu şekilde hayatta kalabileceklerini öğrenmişlerdir.

Hiçbirimiz sürekli aynı pozisyonda kalmıyoruz, bu pozisyonlar arasında gidip geliyoruz ama özellikle stresli olduğumuz zamanlarda çocukluktan getirdiğimiz temel yaşam pozisyonumuza düşmeye eğilimliyiz.

Stresli bir olayla karşılaştığımızda önce II. pozisyona düşüp kendimizi yetersiz hissedebilir, olayın ardından IV. pozisyona geçerek "Ama bu haksızlık" diyerek öfkelenebiliriz. Önemli olan buraya takılı kalmadan I. pozisyona dönmek ve problemleri sağlıklı bir şekilde çözmeye odaklanmaktır.

Bu anlattıklarımı okurken eminim sizler de bizim hikâyemizdeki karakterleri bir yerlere oturttunuz.

Demokrasi I. pozisyon yaşam pozisyonunu destekleyen bir yönetim şeklidir. Kişisel hak ve özgürlüklere saygı duyulur. Herkesin fikrini söylemeye, savunmaya hakkı vardır.

Fikirlerinden ve savunduklarından dolayı yargılamak, korkutmak, tehdit etmek ve engellemek demokrasiye uymaz. Demokrasi ancak I. pozisyon bakış açısına inanan liderlerle var olur.

Liderin tutumu ve üslubu IV. pozisyonda olduğunda ise içinde bulunduğumuz durumlar yaşanır. Yıllardır ‘Kurban’ rolünde sindirilmiş halk bir gün çevresel bir olayla sessizliğini bozar ve yıllardır birikmiş öfkesini kusar.

Artık kişisel hak ve özgürlüklerinin peşinden koşmaya başlamıştır.

Başbakanımızdan; sanatçısından öğretmenine, avukatından doktoruna her kesimin katıldığı haklı bir direnişi dinleyerek işbirlikçi ve ılımlı bir yaklaşımla çözmesini bekliyorum.

Ve ona hatırlatıyorum.

Hepimizin yaşamaya, kabul edilmeye, önemsenmeye ve fark edilmeye ihtiyacı var.

Ve buna hakkı var.

Sizin de… Vatandaşın da…

Ne olursa olsun…

Nasıl olursa olsun…
   

Yayın tarihi: 13.06.2013
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.