Manolya Özek
Manolya Özek
Manolya Özek

Gözlerini kapat, 2012 başlıyor...

Yılın en sevdiği zamanıydı. Çocuklarıyla birlikte yılbaşı ağacını süslüyordu. Onlardan önce böyle bir alışkanlıkları yoktu Deniz’le. Artık yeni yıla girerken hep birlikte dilekler dilemek, hayaller kurmak gibi ritüelleri vardı. Buna bayılıyordu. ‘O an’lar

Haberin Devamı

Yılın en sevdiği zamanıydı. Çocuklarıyla birlikte yılbaşı ağacını süslüyordu. Onlardan önce böyle bir alışkanlıkları yoktu Deniz’le. Artık yeni yıla girerken hep birlikte dilekler dilemek, hayaller kurmak gibi ritüelleri vardı. Buna bayılıyordu. ‘O an’lar hiç geçmesin, donsun kalsın istiyordu…

2011’e girerken Ada 1 yaşındaydı, pek de bir şeylerin farkında değildi. Mayıs ayında 2 yaşını doldurmuştu, şimdi ağabeyi Toprak’ın küçük asistanıydı. 5 yaşındaki oğlu Toprak Su’nun gözbebeğiydi. Onunla anne olmayı öğrenmişti. İşinde çok stresli olduğu bir dönemde hamile olduğunu öğrendiği plansız bir bebekti Toprak. Çok önemli bir müşterinin reklam kampanyasını yürüttüğünden doğuma 3 hafta kalana dek çalışmış, o kadar koşuşturmaktan izne ayrıldıktan 2 gün sonra sancıları tutmuş, erkenden dünyaya gözlerini açmıştı Toprak.

Haberin Devamı

Kimse yoktu o an yanında. Ailesi İzmir’deydi. Deniz ise Amerika’da bir toplantıda. Karşı komşusu Hayat’ın yanına zor attı kendini. Hayat sağ olsun ona çok destekti her zaman. Hamarat, becerikli, insanlara yardım etmek için dünyaya gelmiş çalışkan bir ev hanımıydı. Onu sakinleştirmiş, bir yandan taksi çağırıp diğer yandan doktoru aramış, hastaneye götürmüştü. O gece de doğum gerçekleşmişti. Hayatın kontrol edilemeyeceğini bir kere daha öğrenmişti Su. Deniz’le karşılaşmaları gibi oğlu Toprak da kendi istediği zaman gelmişti dünyaya...

Her yıl olduğu gibi yine aynı şeyi yapıyordu. Bir film şeridi gibi geçiriyordu gözünün önünden bir yılı. Ada hemen gözlerini açsa da Toprak gözlerini kapatıp yeni bir yıl için hayaller kurmaya alışmıştı. Bir köpek istiyordu Toprak yeni yıldan. 2011 Su için güzel bir yıldı. Ama bir taraftan da çok yorucuydu. Ada 2 yaş sendromunu çok ciddi yaşıyordu. Babaya aşık, çok hareketli cimcime bir kızdı. Annesiyle sürekli inatlaşıyordu. Allahtan Toprak’ın kardeş kıskançlığı bu yıl biraz durulmuştu yoksa dayanacak gücü olmayabilirdi Su’nun. Su, onun çocuklara verdiğinden çok onların kendisine bir şeyler öğrettiğini düşünüyordu hep. Hayat ve kendisiyle ilgili…Akışa bırakmayı, fedakar olmayı, karşılıksız sevmeyi öğretmişlerdi ona…Ve tabii ki unuttuğu bir şeyi; Çocuk saflığıyla düşünebilmeyi…

Haberin Devamı

Ellerini kalbine koyup gözleri kapalı, bir film şeridi gibi 2011’i hissetti. İz bırakanları, ‘ilk’ leri, başarıları, gözlerinin parladığı mutlulukları, sürprizleri, gördüğü yeni şehirleri, tanıştığı yeni insanları, kazandığı yeni bilgi ve deneyimleri bir bir gözünde canlandırdı. Fazla olamasa da Deniz’le baş başa yaptıkları kaçamakları da.

10 yıl sonra hala kocasına hayrandı. 10 yıla sığdırdıkları, Toprak, Ada, kazanılanlar, kaybedilenler bu ilişkiyi hep diri tutmuş ve büyütmüştü. İlk anki kıvılcım, artık daha derin, daha anlamlıydı. Galiba bu ilişkiyi güzelleştiren ve derinleştiren birbirlerine ‘Niyet’li olmalarıydı. Pek çok arkadaşları gibi onlar da ilk krizde havluyu atıp çekip gidebilirlerdi.

Haberin Devamı

Psikoloğu Irmak Hanım’ın, yaşadıkları her gelişim evresinde büyük desteği olmuştu onlara. Deniz de artık bunu kabullenmişti, o ailenin bir ferdiydi adeta. Evlilik hazırlığında başlayan ziyaretler evliliğin ilk yılı, Toprak’ın doğumu öncesi, Toprak’ın 2-3 yaş dönemi, Ada’nın doğumu öncesi, Toprak’ın kardeş kıskançlığı, Ada’nın 2 yaş krizi şeklinde devam etmişti. Su için Irmak Hanım aile doktoru gibiydi, fizik sağlığı gibi ruh sağlığı da çok önemliydi ve ihmal edilmemeliydi…

Deniz de geldikten sonra yılbaşı ağacının altında önce hediyelerini verdiler birbirlerine. Birbirleri hakkında duygu ve düşüncelerini paylaşarak… Sonra da 2012 yılını hayal ettiler hep birlikte. Birbirlerinin elinden tutarak..Sevgiyi hissederek… Gidilecek yeni yerler, yaşanacak yeni fırsatlar, yeni süprizleri hayal ederek… Birbirlerine dokunarak, öperek, sarılarak… 2012’ye merhaba dediler…

MUTLU YILLAR…