Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

EVLİLİĞE HAZIRLANIRKEN KONUŞAMADIKLARIMIZ

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Yıllar önce katıldığım Evlilik ve Aile Terapileri Kongresi'nde Mehmet Sungur’un bir benzetmesi çok hoşuma gitmişti; ‘Aşk bir görme bozukluğudur, evlilik de onun tedavisidir’. Ve ardından da yüzde ellisi boşanmayla biten bir anlaşma olmasına rağmen neden kadın ve erkeklerin hala evlenmeye yatırım yaptıklarını sorgulamıştı..

Aşık olarak evlenseniz de kabul etmek gerekir ki evlilik de bir anlaşma ve hiç sorgulamadan içine daldığınızda sizi kocaman bir hayal kırıklığı ve mutsuzluk hastalığı yakalayabiliyor. O yüzden de evliliği de bir şirket gibi yönetmek, olası kriz faktörlerini görmek ve bunlar için önlem almak gerekiyor. Aksi takdirde güzel tesadüflerle başlayan pek çok aşk hikayesi tüketilip çiftleri birbirine düşman hale getiriyor. Bir bakıyorsunuz biriktirdiğiniz kızgınlıklarla yıllar geçmiş iki yabancı haline gelmişsiniz…

Başlangıçlar önemlidir. Temeller sağlam atılmazsa kalan boşluklar hep dengeyi bozar. Karakterimiz Su, sosyoloji okumuş ama psikolojiye karşı da hep ilgili olmuştu. Dönem dönem gittiği bir psikoloğu vardı. Hayatındaki değişim dönemlerinde, karar verme aşamalarında hep Irmak Hanım’a gider içini döker, onu rahatsız eden etkenleri paylaşırdı. Irmak Hanım’la nedenleri masaya yatırır, sorduğu ustaca sorular onun kendi cevaplarını ve çözüm yollarını bulmasına yardımcı olurdu.

Yine bir değişim dönemindeydi. Zamanın hızla aktığı evlilik hazırlığı döneminde Irmak Hanım’ı ziyaret etmeye karar verdi. Gitti ve onunla düşüncelerini, korkularını paylaştı. Her şeyi kontrol etmeye çalıştığını ve bundan dolayı yorgun düştüğünü fark etti. Rahatlamıştı...

Irmak Hanım, ikinci görüşmeye Deniz ile birlikte çağırdı. Önce onlara çift olarak uyumlarını ölçen bir test uyguladı. Öz ailelerine yönelik bakış açısı, para harcama tutumları, boş zaman etkinlikleri, duyguların ifadesi, arkadaş ilişkileri, cinsellik, yaşam felsefesi ve değerler, yeni kurdukları aile ve çocuk yetiştirmeye ilişkin düşüncelerini içeren bir testti. İkisi de ayrı ayrı doldurdular ve sonra sonuçları birlikte gözden geçirdiler. Bir değerlendirme yaptılar.

Bu görüşmeye Deniz isteksiz gelmişti. Yapılması gereken onca iş varken ve ortada herhangi bir sorun yokken buna zaman ayırmak ona göre gereksizdi. Sadece Su’yu kırmamak için ona eşlik etmişti. Fakat konuşmadıkları pek çok şeyin olduğunu fark etmişti. Benzer olduğu kadar farklı düşünceleri de vardı. Örneğin kendisinin daha klasik bir evlilik anlayışı olduğunu Su’nun ise daha özgür, kendi doğruları olan bir evlilik anlayışı olduğunu fark etmişti. Onun fark etmediği, fazla önemsemediği bazı konular Su için önemliydi ve bu konularda ondan destek bekliyordu. Bunu anlamıştı.

Pek çok çift bu tip konuları yolun başında konuşmayı gereksiz ve sevimsiz bulur. Her şeyi konuşmanın işin büyüsünü bozacağını düşünür. Akışa bırakmak en güzelidir. Bazıları ise konuşamazlar, karşı tarafı kırmaktan korkarlar. İçine atarlar, önemsemezler.
Bazıları da zamanla değişeceğine, düzeleceğine inandırır kendini.

Biliyorum bazen konuşmak zor gelir insana. Ama şunu unutmamak gerekir ki eğer bir çift arasında ‘gerçek’ bir sevgi varsa o paylaşımlar çok işe yarar. Uyum dediğimiz şey aslında bu paylaşımlar ve yapıcı çözümlerde gizlidir...

Yorumlarınızı bekliyorum.

Sevgiler...
   

Yayın tarihi: 11.11.2011
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (5)

küçük kızımın hürriyet aile deki yazılarından...

İnsanlar degişiyor hayat degişiyor evliliklerde de degisime ve zamana ayak uydurabilmeli

16.11.2011 16:37:22 Naz pekcan
5 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER