Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

'DEĞERSİZ' MİNİK MELEKLER

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Ne yapsanız olmuyordu, bir türlü olmuyordu...

Annenizi memnun edemiyordunuz...

Durmadan nasıl göründüğünüz, nasıl davrandığınız ya da ne söylediğiniz yüzünden eleştirilerek büyüdünüz...

Anneniz için bir hayal kırıklığı olduğunuzu hissettiniz...

Ailenizde ters giden bir şey olduğunda günah keçisi siz oldunuz...

Anneniz şirret kayınvalidesinin acısını hep sizden çıkardı...

Belki bağırdı belki dövdü sizi…

Durmadan kötü ve işe yaramaz bir çocuk olduğunuzu duyarak büyüdünüz…

Belki de ebeveynlerden biri evi terk etti ve siz kendinizi suçladınız…

Eğer yukarıdaki hikaye size tanıdık geliyorsa siz de hayatınızı zindan eden ‘Değersizlik’ duygusuyla başbaşasınızdır. Özellikle ilişkilerinizde problem yaşıyor kendinizi değersiz hissediyorsunuzdur.

Çocukken sevilmediğini veya saygı duyulmadığını hissetmek bizde değersizlik duygusu yaratır. Değersizlik duygusu, sevilmeye değer olmadığını hissetmektir. Bir çocuk sürekli eleştirip reddedildiğinde bunun kendi kusurlarından dolayı olduğuna inanır.

Siz o kadar kusurlu ve yetersizdiniz ki kendi ebeveynleriniz bile sizi sevemedi veya size siz olduğunuz için değer vermedi. Bunu hakkettiğinizi hissettiniz.

Çocukken kendinizi suçladınız. Her şey siz çok değersiz, yetersiz, kusurlu ve eksik olduğunuz için oldu. Bu yüzden, size davranış şekillerinden dolayı öfke hissetmediniz. Onun yerine utanç ve üzüntü hissettiniz.

Bir yetişkin olduğunuzda ise anneniniz eleştirilerini içselleştirdiniz. Onun bakışı kendi bakışınız haline geldi. Artık siz kendi kendinizi eleştirir, suçlar oldunuz.

Danışanlarımın çoğunda değersizlik duygusu en baskın olarak gördüğüm duygudur. Her birinin içinde yaralanmış minik bir melek var. İçine hapsolmuş koca bir öfkeyle yaşamını sürdürmeye çalışıyor.

Ama her biri utanç duygusu ile farklı şekillerde başa çıkıyor. Bazılarının kendine güveni yoktur ve güvensiz görünür. Bazıları normal görünür, aslında kaçınır. Ve bazıları o kadar iyi durur ki onlarda bu duygunun olduğuna asla inanamazsınız.

Eğer sizde değersizlik düşünce kalıbı varsa;

  • İlişki yaşamaktan hepden kaçınırsınız.
  • Kısa ve yoğun ilişkiler veya aynı anda birkaç ilişki yaşamaya eğilimlisinizdir.
  • Sizi eleştiren ve her zaman sizi küçük düşüren partnerlere kapılırsınız.
  • En çok sizinle pek ilgilenmeyen kişileri çekici bulursunuz ve onların aşklarını kazanmayı umarsınız.
  • Sadece en çekici ve arzulanan kişileri çekici bulursunuz; onları elde edemeyeceğiniz çok açık olsa bile...
  • Size bağlanamayan veya düzenli olarak sizinle vakit geçirmeyen partnerlere kapılırsınız. Evli olabilirler, aynı anda başka insanlarla birlikte olma konusunda ısrar edebilirler, durmadan seyahat edebilirler veya başka şehirde yaşıyor olabilirler.
  • Partnerinizi taciz ettiğiniz, ihmal ettiğiniz ve küçük gördüğünüz ilişkiler içine girersiniz.

Eğer ‘değersizlik’ düşünce kalıbına sahipseniz, güçlü bir kimya olduğu zaman çok dikkatli olun. Muhtemelen sizi eleştiren ve reddeden partnerlere karşı en güçlü çekimi hissediyorsunuzdur.

Onlar sizin değersizlik duygunuzu pekiştirirler. Eleştirel partnerler tanıdık gelir, çünkü sizin çocukluk ortamınızı yansıtırlar. Bizler, her ne kadar acı verseler de tanıdık olana gitmeye eğilimliyizdir, çünkü tek bildiğimiz odur.

Sizi seven ve sizin sevdiğiniz bir partner ile ilişki kurarsanız, ilişkiniz içinde değersizlik duygunuzu pekiştirecek çok yol bulursunuz. Eleştirel olmanız temel problem haline gelir. Sizi seven herkesin değerinin düşük olduğunu hissedebilirsiniz.

Peki, değişmek mümkün mü?

Değersiz olduğumuzu düşünmekten vazgeçebilir miyiz?

Eleştirilmeden ve eleştirmeden yaşayabilir miyiz?

Gözyaşlarını içine akıtan, yaralanmış minik melekler…

Bu soruların cevabı için haftaya kadar sabredin.

Ve bu yaşamda biricik ve tek olduğunuzu unutmayın.

Yayın tarihi: 20.09.2013
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.