Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

BÖLÜM 2-KİMDİR SU?

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Karakterimiz Su… Onu biraz daha yakından tanımakta fayda var.

Geçen hafta biraz geriye gidip bize eşiyle tanışma hikayesini anlatmıştı. Aslında pek de kolay olmamıştı Su’nun Deniz’e ‘İşte hayatımın insanı’ demesi. Kolay kolay beğenmezdi çünkü...

Su, iyi bir kolejden mezun olmuş, ODTÜ’de sosyoloji okumuştu. Hem okuduğu lise, hem de üniversite ona kendine güvenmeyi öğretmişti. Sosyal olmayı, dünya insanı olmayı, hayata geniş bir açıdan bakmayı öğrenmişti. Sorgulamayı, düşünmeyi, tartışmayı öğrenmişti. Dünya edebiyatı, felsefe, sanat vardı eğitiminde. ‘Her şeyi yapabilirim’ demeyi öğrenmişti…

Böylece Su hayata karşı meraklı olmuştu. Öğrenmek, denemek istiyordu. Hikayeleri seviyordu. Farklı olan, sıradan olmayan hikayeleri. Başarı hikayelerini seviyordu. Kendini keşfetmek istiyordu.

Önce yaşamalı ve ayaklarının üstünde durmalıydı. Güçlü olmalıydı. En büyük korkusu ‘sıradan’ biri olmaktı…

Mezun olduktan sonra reklam sektöründe çalışmaya başladı. Keyifli, entellektüel ODTÜ yılları sona ermiş, artık iş hayatı günleri başlamıştı.

Büyük hevesle girdiği reklam sektörü hiç de hayal ettiği gibi çıkmamış. İnsanların hırsı, iki yüzlülüğü, dedikodusu, çıkar çatışması karşısında motivasyonunu kaybetmişti. Başarıyı seviyordu ama hırslı, dominant, kavgacı insanlar onu rahatsız ediyordu. O öyle şov yapabilen biri değildi. Şirkette kimin eli kimin cebinde belirsizdi. Mutsuzdu…

Üniversitede beğenilen bir kızdı... Onu beğenenleri istememiş, beğendikleriyle de sonu gelmeyen ilişkiler yaşamıştı…

Agresif iş hayatı, sonu gelmeyen ilişkiler, oynanan oyunlar karşısında yorgun ve mutsuz hissettiği bir dönem psikoloğa gitmişti. Rahatlamak ve kendini daha iyi anlamak için… ‘Ben ne istiyorum?’ sorusunu sormak ve daha ‘net’ cevaplar bulabilmek için…

Böyle başladı hikayesi Su’nun. Aktı gitti…

Ve bir gün bizim Su kendi işinin patronu oldu. Ürettikçe her gün bir kere daha yaşama anlam katıyordu…

Ve bir gün bizim Su kalbini derinden bağlayan ‘o’ doğru adamı buldu ve evlendi. Önce aşkın ve heyecanın zamanla da güven ve bağlılığın gücüyle seviyordu kocasını. Değişmeyen, kocasına duyduğu hayranlığıydı. Birlikte yaşamı paylaşmak için bitmeyen isteğiydi…

Ve bizim Su bir gün Toprak ve Ada’nın biricik güzel anneleri oluverdi. Karşılıksız sevmeyi öğrendi. Bir zamanlar sadece ‘BEN’ derken ‘BİZ’ demeyi zamanla da ‘HEPİMİZ’ demeyi öğrendi…

Nasıl mı buralara ulaştı?

Bir anda olmadı. Yaşam onu değiştirdi, o da yaşamı.

Yaşamdan beklentileri vardı. Yaşamın da ondan.

Su’nun hikayesini merak ettiğinizden eminim. Şundan emin olun ki inişli çıkışlı bir hikaye bu. Bazen rutin, bazen stresli, bazen yükselen, bazen dibe vuran, bazen çok mutlu bazen de depresif bir hikaye. Yaşam gibi…

Bakalım Su’yu neler bekliyor evlilik, annelik ve kariyer yolculuğunda?

Meraklı kalın…

Sevgiler…

Yayın tarihi: 27.10.2011
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (5)

her hafta geçen haftanın minik bir özetini verirseniz belki yeni takip edenler ana konuyu kaçırmamış olur. yani bu hafta yaptığınız gibi :) elinize sağlık, heyecanla bekliyoruz valla devamını arkadaşlarla :))

31.10.2011 12:58:30 ceyda altındam

Bir çırpıda okudum, elinize sağlık. Su'yun hayatını okumaya devam edeceğim.

27.10.2011 17:46:07 saniye alnıaçık
5 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER