Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

BİR TIK CESARET

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Psikoloğu Irmak Hanım’a gitmek Su’ya çok iyi gelmişti çünkü rahatlatılmaya ihtiyacı vardı. Galiba çocuklarıyla ilgili bir problemi aşamadığında kendini yetersiz bir anne gibi hissediyor ve çalıştığı için kendini suçluyordu. Ada’nın doğumundan sonra defalarca işi bırakmayı düşünmüş ama Deniz vazgeçirmişti. Çünkü Deniz karısını çok iyi tanıyordu, bütün gün evde olmak ona göre değildi, tek sıfatı ‘Ada ve Toprak’ın annesi’, ‘Deniz’in karısı’ olsa mutsuz olurdu biliyordu. Su, hayatın içinde olmayı, su gibi akmayı, farklı renklerle boyanmayı seviyordu. Hayali reklam ajansından ayrılmak ve bir kitap yazmaktı.

İşi bırakmayı düşündüğü o dönem Irmak Hanım, annenin çalışmasının çocuk üzerinde olumsuz etkisi olduğunu bulan herhangi bir çalışma olmadığını aksine öz güvenli, kendi parasını kazanan bir annenin çocuğuna iyi bir rol model olabileceğinden bahsetmişti. Şimdi de Toprak’ın onlarla yatmak istemesine fazla takıldığını ve onun üzerine çok gittiğini anlamıştı. Toprak’ı Irmak Hanım’a birkaç kez götürdü, birlikte oyunlar oynadılar. Bu süreçte Irmak Hanım’ın verdiği ödevleri uygulamaya özen gösterdi.

Neler mi yaptı? Öncelikle onun korkusuna yeterince saygı göstermediğini farketti, onu anladığını basit bir dille ifade etmeye çalıştı. Birlikte bu duygusunu ifade eden resimler yaptılar. Toprak’ın odasına bir gece lambası seçip koydular. Sonra da bir anlaşma yaptılar; Su geceleri ona kitap okuyacak, onun yanında biraz yatıp o uyuduktan sonra odasına gidecekti. Ama önce birkaç gece bir iki saat uyumadan birlikte onun odasında yatakta ve karanlıkta beklemişler bir şey çıkıp çıkmadığını deneyimlemişlerdi. Eğer Toprak’ı korkutan herhangi bir ses çıkarsa Su, gece lambasını yakıp kontrol ediyor ve Toprak’ı rahatlatıyordu.

Toprak hassas bir çocuktu. Algısı çok açıktı, sanırım bu yüzden sesler ve görüntüler daha belirgin geliyor onu korkutuyordu. Bütün gün okuldaydı. Su, Toprak eve geldikten sonra izlediği çizgi film, oynadığı bilgisayar oyunu ve okuduğu hikayelere daha seçici davranmaya başladı. Arkadaşları vardı ama çekingen bir çocuktu. Hem farklı bir ortama girmesi hem de kendini ifade etmesi adına onu yaratıcı dramaya yazdırdı. Yine Irmak Hanım’ın tavsiyesi üzerine korktuğu nesneleri ayrı ayrı resmedip onları komik hale getirip boyadılar, süslediler. Su da bu resimleri ofisine götürüp astı. Son olarak da Toprak’a herhangi bir zaman korktuğunda uygulaması adına yoga yaparken öğrendiği diyafram nefesi alıp vererek kendini rahatlatmayı öğretti.

Tüm bu yapılanlar işe yaradı mı? Evet yaradı. Yatma zamanı geldiğinde Toprak ve Su, onun yatağında birlikte kitap okuyorlar, o uyuduktan sonra Su odasına geri gidiyordu. Ama asıl yaradığı şey Su’nun Toprak’ı anlamış olmasıydı, o minik gözlerinden dünyaya bakmaya çalışmasıydı, oğluna problemini kendisinin çözmesinde destek oluşuydu. ‘Yapabilirsin, ben senin yanındayım’ mesajını vermesiydi. Toprak’a ‘cesaret’i kazandırmıştı. Sabırsız ruhuna rağmen bunu azimle başarmıştı. Oğluyla arasındaki bağın eskisine göre daha derinleştiğini işte şimdi hissediyordu.

Korkan sadece çocuklar değil. Onlar sadece korktuklarını daha rahat gösteriyorlar. Biz yetişkinlerin de çoğu zaman yüzleşemediğimiz, maskelediğimiz ve bu yüzden mutsuz bir hayat içine sıkışıp kaldığımız pek çok korkusu var. Mutsuz olmanıza rağmen aynı iş yerinde yıllardır çalışıyor olabilirsiniz…Mutsuz olmanıza rağmen evliliğinizi yıllardır sürdüyor olabilirsiniz…Mutsuz olmanıza rağmen kimseye ‘Hayır’ diyemiyor olabilirsiniz…

Bazen olumsuz görünen olaylar aslında büyük ve anlamlı kazançlara dönüşebilir. Korkup kaçtığınızda o fırsatı asla göremezsiniz. Ama üstüne gider, bir tık cesaretle ilk adımı attığınızda kocaman bir kapı önünüzde açılabilir. Su’nun da yazı macerası işte böyle başlayacaktı..

Eğer bir tık cesaretle adım attığınız sizin de bir hikayeniz varsa paylaşımlarınızı bekliyorum…

Başka okuyuculara da cesaret ve ilham vermesi adına..

Sevgiler...

Yayın tarihi: 03.05.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (4)

Manolya Hanım Eğitici yazınız için size çok teşekkür ederim......

03.05.2012 13:36:22 Süleyman Horasan

Teşekkürler. Sevgiler:)

ne kadar dolu dolu, bilgilendirici ve ilham verici bir yazı..Sevgiler

Teşekkürler. Sevgiler:)

4 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER